Bu haber kez okundu.

Kalabalık Sınıflarda Ders Yapmanın Zorlukları

Akran zorbalığı bir ya da birden fazla çocuğun, kendilerinden daha güçsüz olanları kasıtlı ve sürekli olarak rahatsız etmesi ve kurbanın kendini koruyamayacak durumda olduğu bir saldırganlık türüdür.


Zorbalık ve saldırganlık arasında ki ayrımın iyi yapılması gerekir. Çünkü saldırgan ve şiddet içeren davranışlar birbirine denk çocuklar arasında görülürken zorbalık, kurbanın korkmasına, acı çekmesine neden olur ve güçlerde dengesizlik gözlenir. Kurban tarafından bir kışkırtma söz konusu değildir. Güçlü olan, daha az güçlü olan çocuğa baskı yapar, fiziksel, sözel ve psikolojik saldırılarda bulunur.


KURBAN OLAN ÇOCUKLAR DAHA KAYGILI

Genel olarak 7-16 yaş arasında görülen zorbalık, 9-15 yaşları arasında en üst düzeye çıkar. Zorbalar ve kurbanlar genellikle aynı sınıfta yer alır ve aynı yaşta olurlar. Toplumsal becerilerin gelişmesi sebebiyle kurbanların yaşları arttıkça zorbalığa uğrama düzeyleri düşer. Okulda ve sınıfta yalnız hisseden, etkinliklere katılmayan, arkadaş edinmeyen, iletişim başlatmada sorun yaşayan ve kendini ispatlama becerilerinden yoksun çocukların akran zorbalığına maruz kalma riski daha yüksek. Kurban olan çocuklar diğer çocuklara kıyasla daha kaygılı, güvensiz, mutsuz, çekingen ve daha duyarlı olabilirler.


SALDIRGAN YETİŞTİRİLENLER ZORBALIK UYGULUYOR

Akran zorbalığını uygulayan çocukların en önemli ihtiyaçları, diğer çocuklar üzerinde baskınlık kurmak ve kontrolü elinde tutmaktır. Bu çocuklar genellikle saldırgan tutumlar takınarak bir gruba lider olabileceğini erken yaşta keşfetmişlerdir. Zorbalık uygulayan çocuklar, saldırganlığın gücünü genellikle evlerinde öğrenirler ya da benzer disiplin şekillerine maruz kalarak yetiştirilirler. Ayrıca bu çocuklar, genellikle dışa dönük kişilik özellikleri sergilerler. Arkadaşlık kurmayı ve sürdürmeyi seven, sosyal ilişkilerden hoşlanan, arkadaşları arasında popüler olan çocuklardır. Benlik saygıları ve kaygı düzeyleri düşük değildir ama empati kurmada zorlanırlar.


OKUL BAŞARISI DÜŞÜYORSA DİKKAT

Akran zorbalığına maruz kalan çocuklarda, travmatik stres belirtileri ve depresyon gibi sorunlar görülebilir. Özellikle zorbalık eylemleri sürekli hale geldiğinde hedef olan çocukların fiziksel ve zihinsel gelişim süreci bozulabilir. Çocuğun okul başarısında hiçbir sebep yokken gerileme yaşaması, arkadaşlarıyla görüşmek istememesi, yatağını ıslatmaya başlaması veya ıslatma sayısında artış olması, kabus ve sayıklamaların başlaması, iştahsızlık gibi durumlar yaşanıyorsa, ebeveynlerin dikkatli olması gerekiyor. Zorbalık türleri fiziksel zorbalıkla sınırlı değil. Psikolojik ve duygusal, sözel, fiziksel ve siber zorbalık olmak üzere birçok çeşidi vardır.


ANNE BABA TUTUMLARI ÇOCUĞU KURBAN YAPABİLİR

Akran zorbalığının sebeplerini incelerken okul ve aile ortamı, içinde yaşanılan toplumun özellikleri birlikte değerlendirilmeli. Zorbalığın başlıca nedenleri arasında sınıflarda artan öğrenci sayısı, öğrenciler arasında rekabetin çok fazla pekiştirilmesi, sorunların şiddetle çözülebileceğine olan inanç ve tutumlar, kurbanın düşük benlik saygısı sayılabilir. Aile hayatındaki gergin ve sürtüşmeli ilişkiler çocuklar için güvensiz bir ortam yaratabilir. Çocuklar yaşanan problemlerin öfke ve saldırganlık ile çözüldüğüne şahit oluyorlarsa, saldırganlığı sorun çözücü bir yol olarak öğrenebilir. Ayrıca anne ile olumlu bağlanmanın gerçekleşmemiş olması, çocuğun aşırı güvensiz olmasına, çevresine karşı kuşkucu ve düşmanca tutumlar içine girmesine neden olabilir. Öte yandan öğrenme sürecinde destekleyici anne baba tutumları yerine aşırı cezalandırıcı tutumların yer alması ya da aşırı koruyucu, az denetleyici, ve eleştirel anne baba tutumlarının çocukta kurban olma olasılığını artırır.


TUTARLI VE KARARLI OLUN

Ebeveynler, çocuğun mağdur olduğunu öğrendiğinde sakin davranmalı. Sorunu okulun çözmesi için zaman tanımalı. Çocuklarını dinlemeli ve ona güvenmeliler. Hissettikleri hakkında konuşarak, zorbalığa uğramasına neden olan özellikleri konusunda çocuklarını güçlendirmelidirler. Anne babalar çocuğunun zorba olduğunu öğrendiğinde ise onlarla sakin ama ciddi bir şekilde konuşmalı. Çocuklarına bu davranışlara maruz kalan arkadaşının duygusunu anlatmalı, empati kurmasını sağlamalı. Bu tür davranışları asla onaylamayacaklarını kesin bir dille belirtmeliler. Diğer konularda olduğu gibi bu konuda da tutarlı ve kararlı davranmak çok önemli.


AİLEYE DÜŞENLER:

• Çocukların, saldırgan davranışlarla istedikleri yerine getirilmemeli

• Çocuklara, sosyal olgunluğuna uygun görevler verilerek kendine güvenin gelişmesi yönünde desteklenmeli

• Çocuklar kızgın ve öfkeliyken onlarla tartışmamalı, çocuk sakinleştikten sonra bu durum birlikte konuşularak değerlendirilmelidir.

• Aileler çocuklarıyla sorgulayıcı nitelikte değil, paylaşım amacıyla sohbet etmeli

• Aileler çocuğun izlediği TV programları, filmler ve oynadığı bilgisayar oyunları, konusunda seçici ve dikkatli olmalı

• Aileler çocuklarıyla daha nitelikli zaman geçirmeli, zorbalık davranışlarına karşı dikkatli ve özenli olmalı

• Aileler çocuklarının diğer arkadaşlarının yanında popüler olması yönündeki arzularını, çocuklarına yansıtmaktan kaçınmalı

• Aileler, çocuklarının davranışları ile ilgili olarak sıklıkla öğretmenlerinden bilgi almalı ve eğer bir alanda sorun belirtilirse, çocuğuna nasıl yardım edebileceği konusunda öğretmenler ve uzmanlar ile işbirliği yapmalı

 

egitimgundem.net

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber