Bu haber kez okundu.

HOCAM DERS ÇALIŞTIRAMIYORUZ!
Aslında zeki ama çalışmıyor.” Neden bazı çocuklar düzenli çalışır da diğerleri çalışmaz? Bu yazıda genellemeler var. Özel durumu olan aileler için geçersiz olabilir. Bunlar benim gözlem ve çıkarımlarımdır. Ve bu fikirlerim de elbette zamanla değişebilir. Kendim de iki çocuk annesi bir öğretmen olarak çocukların hayatıyla ilgili bazı gözlemlerim oldu.

Çocuklar Düzen Severler

 
Belli saatte yatan, kalkan, aynı saatlerde aynı tür şeyleri yapan çocukların hayatlarını planlamada, ders çalışmada ve başarıda önde olduklarını düşünüyorum. Her gün farklı saatlerde yatıp kalkan; ailesinin işine/çarşısına/ misafirliğine göre günü değişken olan öğrencilerde genel bir dağınıklık ve başarısızlık oluyor. Belirlenen saat ders çalışma saatiyse bundan kesinlikle ödün verilmeden yapılması sağlamalı. Ve belirlenen saate mutlaka uyulmalı. Ne daha önce başlayıp, ne daha geç bitirilmeli. En ideal saat belirlenip ona sürekli uyulmalı.

Çocuklar Plan Sever
Benim evde kahvaltıda da okulda ilk derste de istisnasız yaptığım bir uygulamadır. Herkes o gün için yapılacaklarını söyler, gün planlanır. Böylece çocuklar bizim ne beklediğimizi ve gün içinde onları neler beklediğini bilirler. Bu nedenle yapılması söylenen şeye daha az itiraz ederler. Ve bizim elimizde de önemli bir koz geçer: “Yapacağım demiştin, sözüne güveniyorum”.

Çocuklar Otorite Sever
Otoriteyi dayak, sözel ya da fiziksel şiddet olarak algılamayalım. Otorite; bir çocuğa dediklerinizi yaptırım gücüdür. Ve her zaman en az dozdan başlayarak sertleşilmesi gerekir. Sevmedikleri şeylere zorlamak yerine, sevdiklerinden mahrum bırakmayı daha insancıl buluyorum.

Çocuklar Sebat Sever
Sebat; kararında ya da sözünde direngen olma durumu, bir kararı sonuna değin uygulama, bir işi sonuna değin sürdürme demektir. Dün izin vermediğiniz şeye bugün izin vermeniz çocuğun gözünde sizi kararsız yapar. O zaman hayır dediğiniz her konuda umut taşıyıp ısrarcı olabilirler. Çünkü hala evet deme ihtimaliniz vardır. Burada şu örneği vermek istiyorum. Çocukların çoğu bıçakla oynamazlar, neden? Çünkü bıçağı ellerine aldıkları her seferde sizden oynamamasıyla ilgili kesin bir tepki alırlar. Hatta gider elinden bıçağı alırsınız yukarıya kaldırırsınız. Ve bu tepkiniz hiç değişmez. Onlar da bir süre sonra bunu yapmayı bırakırlar.

Çocuklar Örnek Almayı Sever
Çocuklar taklit yoluyla öğrenirler. Eve gazete kitap girmiyorsa, kimse bir şeyler okumuyorsa çocuğa kitap okumanın önemi konulu nutuklar atmak zaman kaybıdır. Çocuklar sevdikleri ve güvendikleri kişilerle kendilerini özdeşleştirirler. Sizin kitap okuduğunuzu gördüklerinde bunun doğal ve olması gereken olduğunu düşünürler. Kız çocukları anneleri gibi ruj sürer ve oğlanlar da babalarının futbol takımı tutarlar… vb.

Çocuklarınızla Konuşun
O telefonu ve kumandayı yavaşça yere bırakın ve ailece sohbet edin. Planlarınız, hayalleriniz ve olan her şey hakkında. Çocuklar ailelerinin görev ve sorumluluklarını yerine getirdiğini fark etmelidir. Bunları onlarla konuşmalısınız. Böylece kendisine ait sorumlulukları da yerine getirmede daha az zorluk çıkaracaklardır. Ve şimdi bu kadar “… malısınız, … mamalısınız” dan sonra örnek bir günle bitirelim.
Çocuğunuz gece yatması gereken saatte yattı ve sabah vaktinde uyandı. Kahvaltıda günü planladınız. Dersler uzunsa gün içinde ikiye böldünüz. Bir de sesli ya da sessiz okuma olmalı. Yemekten sonra yarım saat tv istedi. Sonra ödevlerine geçecek.
Tv başındayken son 10 dk, son 5 dk” gibi uyarılar veriyoruz böylece süre dolduğunda zorluk çıkarmıyor. Konuştuğunuz süreyi onların tutmasını beklemeyin, süreyi siz tutmalısınız. Telefonunuzun uzamasına izin vermeyin ya da bırakın bulaşığın yarısı köpüklü kalsın. Tv kesinlikle kapatılıyor.
Dersini illa odasında yapmak zorunda değil. Biz mutfaktayken yanımızda da olabilir. Kalkmak için ufak hamleler yapabilir. Kısa kaçışlara izin verebilirsiniz. Uzarsa müdahele edelim.
Okuma alışkanlığı eksik bir çocuksa kitabı yatağa beraber uzanarak, üzerinde konuşarak, birlikte gülerek, resimleri yorumlayarak sesli okutabilirsiniz. Bazen ödül olarak ona radyo tiyatrosu gibi kendiniz vurgu ve tonlamalı okuyabilirsiniz. Gün içinde kendini geçme yarışı yaptırarak ufak ödüller kazandırabilirsiniz. (bir dakikada 32 kelime okumuştur. Kendini geçmesi gerekir.) Ödüller asla parasal değeri olan şeyler olmamalıdır. Günün yemeğini seçme, akşam yemeğinde herkese bunu sevinçle anlatma, sizi gıdıklama gibi… artık yaratıcılığınıza kalmış. Burada kendimden bir örnek vermek istiyorum. Biz alış veriş merkezlerine gittiğimiz zaman mutlaka kitapçıya da gideriz. Orada kendi yaş gruplarına uygun kitapları almasak bile incelemelerine fırsat tanırız. Ve evet kitapçıda yeni kitapları açıp koklayan aile biziz. Çocuğunuz sizdeki bu değişimi yadırgayacaktır. Başta biraz isyan edebilir. O zaman sebat maddesini tekrar okuyun. Onun iyiliği için, ona düzen kazandıracaksınız. Bir süre sonra düzene alışacak, kendi planını yapmayı öğrenecek, başarılarında sizden önce o kıvanç duyacak. Başarısındaki artışları ödüllendirmeyi ihmal etmeyin.


Kısa Bağlantı : http://blog.classloom.com/tr/hocam-ders-calistiramiyoruz/
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber