Bu haber kez okundu.

Her Şeye Hayır Diyen Çocuklar İçin 10 Hayırlı Nasihat

Çocuklarımız büyürken değişik dönemlerden geçiyorlar. Bu dönemlerin özelliklerine göre anne babalar da farklı imtihanlardan geçiyor. Ama bu imtihanların en çetini galiba çocuğun “hayır” kelimesini öğrendiği dönemlere denk geliyor.

Bu sihirli kelimeyi iki ya da üç yaşında öğrenen çocuklar, kendisine yöneltilen bir cümle duyduklarında, henüz cümlenin anlamını beyinlerinde analiz etmeden tak diye itiraz etmeye başlıyorlar.

Bir arkadaşım anlatmıştı. Bir yolculuk esnasında çocuk ne denirse “yapmıycam, etmiycem” diye itiraz ediyormuş. Anne baba da çocuğun bu psikolojiden kurtulması için ilgisini dağıtmaya çalışıyorlarmış. Bir ara yol kenarında gördükleri jandarmayı göstererek, “Bak oğlum, Jandarma,” demişler. Çocuk da “Jandarcam işte jandarcam” diye itirazı koyuvermiş.

Bu durumla baş etmek için anne babalar farklı yollar deniyorlar. Ama bu yolların birçoğu maalesef doğru olmuyor.

Mesela ben, çocuğun her şey hayır dediğini fark kedince, bir sürü sıkıcı şeyin arasında, “Dondurma ister misin?” gibi bir cümle söylüyordum. Çocuk itiraz refleksiyle buna da “hayır” dedikten sonra birden gözlerini açıp, “İsterim, isteriiim” diye bağırıyordu.

Ben de “Geçti artık, hayır dedin bir kere” falan deyip gıcıklık yapıyor ve intikamımı alıyordum.

Siz de böyle bir dönemden geçiyorsanız ve içinizden benim gibi gıcıklık yapmak geliyorsa, sakın yapmayın! Hayırlı evlat yetiştirmek istiyorsak, en “hayır”lı dönemlerinde biraz sabırlı olmak lazım!

Uzmanlar her şeye itiraz eden çocuklara nasıl davranılmasıyla ilgili bir sürü şey söylemişler. Bunlardan gerçekten hayat kurtarıcı olan 10 tanesini sizler için yazıyorum.

1- Çocuğunuz sürekli bir şeylere itiraz ediyorsa mutlaka bir nedeni vardır. Bu yüzden çocuklarınızın her şeye itiraz etme durumundan kurtulması için yola çıkarken, bir ön çalışma yapın. Bir hafta boyunca çocuğunuz bir şeye itiraz ettiğinde üç şeyi not alın. İtiraz etmeden hemen önce kendisine ne dendi? Çocuk itiraz ettikten sonra siz ebeveyn olarak ne yaptınız? Yaptığınız şey olayların gidişatını değiştirdi mi?

2- Bir şeylere sürekli itiraz eden çocuklar duygusal olarak zor zamanlardan geçiyor olabilirler. Özellikle kendisine tam olarak açıklanmayan belirsiz durumlar varsa, zihinlerinde uçuşan onlarca soru işareti minikleri çok yorabilir. Ve bu yorgunluklar birikip “hayır” kelimesiyle gün yüzüne çıkar. Bu yüzden çocuğunuzun duygusal dünyanızı iyi araştırın. Her gün zihninde tekrarlayan sorular olup olmadığını öğrenmeye çalışın. Eğer cevap bulamadığı sorular olduğunu fark ederseniz mutlaka bu soruları çocuğun yaşına uygun olarak cevaplayın ve bu yükü onların omzundan alın.

3- Eğer çocuğunuza hemen yatağını toplamasını söylüyorsanız, çocuk “hayır” diyorsa ve siz bunun üzerine isteğinizden vazgeçiyor veya kendiniz topluyorsanız durum çok kötü. Çünkü çocuğa “hayır” kelimesinin hayattaki bütün sorumluluklardan kurtulmak için kullanılabilecek sihirli bir kelime olduğunu öğretiyorsunuz. Eğer böyle yapmaya devam ederseniz, çocuğunuzun itirazları her geçen gün çoğalacaktır.

4- Çocukların bir şeylere itiraz etmeleri, benlik duygularının güçlenmesine bağlı olarak sıklaşabilir. Artık farklı bir birey olduklarını ve karar süreçlerinde kendilerinin de olmaları gerektiğini hissederler ve bu yüzden her şeye itiraz etmeye çalışırlar. Bu durumu aşmak için en iyi yol çocuğunuza seçenekler sunmaktır. Mesela “yatağını topla” demek yerine, “Yatağını şimdi mi toplamak istersin, kahvaltıdan sonra mı?” diyebilirsiniz. Çocuk burada karar verme hakkını kullandığı için ve yapacağı şeye kendisi karar vereceği için hayır demekten vazgeçer. Deneyin görün, çok etkilidir.

5- Emir cümleleri yerine soru cümleleri kullanmak da benzer şekilde çok işe yarar. Mesela “Ödevlerini bitir” demek yerine, “Ödevlerini ne zaman bitirmen gerekiyor?” diye sorabilirsiniz. Böylece çocuğunuza sorumluluğunu hatırlatmış olursunuz. O da konuya hâkim olduğunu göstermek için cevabı verir ve ardından muhtemelen ödevini yapmaya gider. Gitmezse artık ikinci yolu denersiniz.

6- Çocuğunuzdan bir şey yapmasını istediğinizde, bunu niye istediğinizi de açıklayın. Çocukların kafası büyükler gibi çalışmıyor gibi gözükse de, düşünce mekanizması aynıdır. Hiçbir mantığı olmayan şeyleri yapmalarını istediğinizi düşünebilirler. Mesela elinizi tutmasını isterken, “Elimi tut, böylece caddeden geçerken daha güvende oluruz” cümlesini kurmaya üşenmeyin. İnanın uzun vadede çok işe yarayacaktır.

7- Çocuğunuza iş verirken adım adım bir süreç izlemeye dikkat edin. Mesela birçok çocuk için, “Odanı topla” çok karmaşık bir emirdir. Odayı toplamak için yapılacak 7-8 kalem şey vardır ve bunlar çocukların kafasını karıştırabilir. Yani yetişkinler gibi hemen organize olamazlar. Bu yüzden çocuklara “Odanı topla” gibi geniş bir görev vermektense, bu görevi bölümlere ayırmak çok işe yarayacaktır. Mesela, “Önce yerlere saçılmış şu oyuncakları bir topla bakalım” diyebilirsiniz. Bu bölüm bitince ufak bir ödül de çok işe yarar. Arkasından, “Şimdi kitaplığını toparla” diye devam edebilirsiniz. Böylece hem işler çocuğunuzun gözünde büyümez, hem de daha sistemli bir çalışma yapılmış olur.

8- Çocuğunuz gerçekten sinir krizine girmiş ve her şeye itiraz ediyorsa bir mola verin ve sakinleşmesini bekleyin. Biraz sakinleştikten sonra da karşınıza alıp konuşun. Ama konuşurken “Niye” soru kelimesini kullanmamaya özen gösterin. Çünkü buna konuşmak değil, hesap sormak deniyor. “Seni sinirlendiren şey tam olarak neydi?”, “Odanı toplamak mı seni bu kadar sinirlendirdi, yoksa başka bir problem mi var?” gibi gerçekten cevabını merak ettiğiniz soruları sorun. İletişim kurmaya başladığınızda problem de kendiliğinden çözülecektir.

9- Eğer her şeye itiraz etme problemini aşmak için her gün daha fazla vakit harcadığınızı fark ederseniz, bir uzmandan yardım isteyebilirsiniz. Bazen çocuğunuzla görüşen bir uzmanın tavsiyesi, sizin denediğiniz onlarca yoldan daha etkili olabilir. Veya şöyle de söyleyebiliriz; Uzmana para verdiğiniz için, beleşe nasihat veren büyüklerin sözlerinden daha etkili olabilir.

10- Çocuğunuzun itaatkâr olmasını istiyorsanız, siz de itaatkâr olun. Mesela önce kulluk vazifelerinizi gözden geçirin. Eğer yapılması gereken şeyleri tam olarak yapıyorsanız çocuğunuza kızmaya hakkınız var. Ama sizin de eksik gedik yönleriniz varsa, önce kendinizi düzeltin. Çocuk kendiliğinden düzelecektir.

 

gelecekegitimde.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber