Bu haber kez okundu.

Hem Öğrenmeniz Hem de Çocuklarınıza Öğretmeniz Gereken 5 "İyi Dokunuş-Kötü Dokunuş" Kuralı

 Üzerine konuşulması zor, eğitiminin verilmesi daha da zor olan bir konu "iyi dokunuş-kötü dokunuş." Fakat maalesef, son zamanlarda hızla "ortaya çıkan" çocuk tacizi ve tecavüzü haberleri hepimizin malumu.

Bu konuda öncelikle ebeveynler bilinçli ve eğitimli olmalı ki, çocuklarına da gereken bilinci ve eğitimi verebilsinler. Bilinçli ebeveynlerin yetiştirdiği bilinçli ve özgüveni yüksek çocuklar hepimiz için görev niteliğinde olmalı. Olmalı ki, bu iğrenç olaylar yaşanmasın, yaşanmasına müsaade edilmesin ve o çocuklar "güvendikleri" bireylerle konuşabilsinler.

Cinsel çocuk istismarı nedir?

Cinsel çocuk istismarı nedir?

Bir çocuğun baskı altına alınarak, zorlanarak veya türlü oyunlar yardımıyla bir yetişkin ile girdiği her türlü seksüel etkileşim "cinsel çocuk istismarı"dır. Birkaç örnekle;

  • Çocukların özel bölgelerine ve genital bölgelerine sürtünülmesi, dokunulması, öpülmesi,

  • Penis, parmak veya bir obje ile penetrasyon sağlanması,

  • Yetişkinin çocuğa kendi genital organlarını göstermesi, dokundurtması,

  • Çocuğun kendi genital bölgelerine dokunmasının istenmesi,

  • Çocukla uygunsuz bir şekilde seksüel ögeler üzerine konuşulması.

İyi dokunuş nedir?

İyi dokunuş nedir?

Aslında en kısa tabirle "çocuğu rahat ve güvende hissettiren dokunuşlar, iyi dokunuşlardır" diyebiliriz. 

  • Anne-babanın çocuğa sarılması ve öpmesi

  • Büyükanne-büyükbabanın sevgi ile çocuğa sarılması ve öpmesi

  • Öğretmenin "aferin" diyerek çocuğun başını okşaması

  • Akrabaların çocuğa kısa ve sevgi ile sarılması ve yanağından veya alnından öpmesi

  • Çocukla el sıkışma

  • Anne-babanın veya doktorun çocuğa temizlik veya sağlık için dokunması

Kötü dokunuş nedir?

Kötü dokunuş nedir?

Yine en kısa tabirle çocuğun "hoşlanmadığı ve rahatsız olduğu her dokunuş, kötü dokunuştur" diyebiliriz.

  • Çocuğu korkutan/utandıran/endişelendiren dokunuşlar

  • Çocuğu zorlayan ve/veya canını acıtan dokunuşlar

  • Dokunuş esnasında veya sonrasında çocuğa bunun "sır" olduğunun söylendiği dokunuşlar

  • Çocukların mayolarının kapattığı bölgelerine dokunulması

  • Çocukların dudaklarından öpülmesi

  • Çocuğa vurmak, tokat atmak, iteklemek, canını acıtacak şekilde etini sıkmak

Peki ebeveynler ve yetişkinler bu konuda ne yapmalı, nasıl önlem almalı?

1. Vücudunun sahipliğini çocuğa verin

Vücudunun sahipliğini çocuğa verin

Çocuklarınıza ilk öğretmeniz gereken şeylerden birisi, vücutlarının sadece ve sadece onlara ait olduğunu öğretmektir. Çocuklarınıza "Bu vücut sana ait ve sen istemediğin sürece -biz dahil- hiç kimse vücuduna dokunamaz" diyerek, bu aitlik duygusunu ve bilincini aşılayın. Sık sık bu sözleri ona sevgiyle tekrarlayın. Hareketlerini gözlemleyin. Arkadaşları ile veya aile bireyleriyle etkileşimlerinde bu bilginin aksi bir hareket görürseniz, çocuğunuzla tekrar konuşun ve kim olursa olsun hoşlanmadığı bir tavır ya da dokunuşla karşılaştıklarında "Hayır'" demesinin, onun hakkı olduğunu; "Hayır" dediğinde cezalandırılmayacağını ya da ona kötü davranılmayacağını aksine bu davranışının takdir edileceğini söyleyin.

Çocuklar, bu bilinçle istemedikleri bir tavır ya da dokunuşla karşılaştıklarında "Hayır!" diyebilmeyi öğreneceklerdir.

2. Konuşurken düzgün ve net bir dil kullanın

Konuşurken düzgün ve net bir dil kullanın

Çocuklar kendi vücutlarının farkına varmaya başladıklarında utanma ya da ayıp olgularını bir kenara bırakıp, onlara anatomik olarak bilgi verin. Ellerini, kollarını, ayaklarını, göğüslerini, başını vb. tüm organlarını çocuklarınıza öğretin. Ve sonrasında da erkek cinsel organının penis, kadın cinsel organının vajina olduğunu açıkça söyleyin. Bu bölgelerin insanların genital ve özel bölgeleri olduğunu ve tüm vücudunun olduğu gibi bu özel bölgelerin de sadece onlara ait olduğunu söyleyin. Anatomik olarak da aklında kalacak olan bu bilgiler, öğrenmesinin hızlanmasını sağlayacaktır.

Ayrıca bu konuşmalar için özel zamanlar, özel mekanlar belirlemeyin. Bu konuşmaları gayet günlük konuşma gibi yapın ki, özel bir zaman ya da mekanda yapılan konuşmaların "gizli" veya "ayıp" olduğu düşüncesi çocuğunuzun bilincine yerleşmesin.

3. Mayo kuralını öğrenin ve öğretin

Mayo kuralını öğrenin ve öğretin

Özellikle ana okullarında çocuklara vücutlarının özel bölgelerini öğretmen için mayo kuralı kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemi evde de kullanın.

Mayosunun kapattığı bölgelerin, onun vücudunun özel bölgeleri olduğunu ve onun dışında kimsenin o bölgelere dokunmaması gerektiğini, o bölgeleri kimseye göstermemesi gerektiğini, ona gösteren birisi olursa "Hayır, bunu istemiyorum" diyerek oradan uzaklaşmasını ve anne-babasına bu olayı anlatması gerektiğini söyleyin. Burada önemli nokta, çocuğun asla bu durumla ilgili olarak suçluluk hissetmemesi gerektiğini öğretmektir. Çocuğunuza "Bu asla senin suçun değil. Sen yaramaz ya da şımarık bir çocuk değilsin, bununla ilgili kimse seni suçlayamaz/cezalandıramaz. Aksine bunu yapan kötü bir insan ve onun cezalandırılması gerekli" diyerek suçluluk ve utanma hissinin önüne geçebilirsiniz.

4. Etkileşim için çocuğunuzu zorlamayın

Etkileşim için çocuğunuzu zorlamayın

Bir aile, akraba, arkadaş ziyaretinde eğer çocuğunuz birisine sarılmak istemiyorsa ve öpüşmek istemiyorsa asla onu zorlamayın. Elbette bu o aile bireyinin, akrabanın veya arkadaşın kötü dokunuş sergileyeceği anlamına gelmez ama bu davranışınız ve o anda "Tamam kızım/oğlum tabi ki sarılmak istemiyorsan sarılmayabilirsin" cümlesi, onu güvende ve güçlü hissettirecektir. Yaptığı şeyin aile bireylerine, akrabalara veya arkadaşlara karşı kötü bir davranış olmadığını öğrenecek, "Hayır" demesinin onu hakkı olduğunu görecektir.

5. Canlandırma yapın

Canlandırma yapın

Çocuğunuzla canlandırmalar yapın ve hislerine de güvenmesini söyleyin. Mesela vücudunun bir bölgesine dokunup bu iyi dokunuş mu, kötü dokunuş mu diye sorun. Yanıldığı veya karıştırdığı yerde sevgi ile anlatarak yanlışını düzeltin. Ya da "Ama sen annemsin/babamsın" dediğinde o an yaptığınız canlandırmayı anlatın ve hatta temizlik/sağlık dışında anne babanın bile o bölgelere dokunmayacağını öğretin.

Anne-Baba olarak almanız gereken önlemler

Anne-Baba olarak almanız gereken önlemler
  • Çocuğunuza anne-babanın isimlerini ve soy isimlerini, en az bir telefon numarası ve ev adresinizi öğretin

  • Eğer çocuğunuzla ayrı ayrı olacağınız (çocukların oynadığı, yetişkinlerin pasta yeyip sohbet ettikleri bir doğum günü partisi gibi) yerlere giderseniz, orada bir nokta belirleyip "Burada buluşacağız" diyerek ona hem özgürlüğünü hem de güven duygusunu verin ama asla tedbiri elden bırakmayın

  • 155, 112 gibi numaraları öğrenmesini ve nasıl arayabileceğini öğretin

  • Çocuklarınıza okul gezileri vb. durumlarda yalnız başına olmaması gerektiğini, bu tip gezilerin toplu eğlenceler olduğunu ve arkadaşlarıyla, öğretmeniyle birlikte olması gerektiğini öğretin

  • En az 14 yaşına kadar sosyal medya hesapları ve cep telefonundan çocuğunuzu koruyun. Cep telefonu vermek durumunda olduğunuz durumlarda (seyahat vb.) elbette verin fakat o zorunluluk bittiğinde telefonu geri alın

Anne-Baba olarak dikkat etmeniz gereken "Diğer Yetişkinler"

Anne-Baba olarak dikkat etmeniz gereken "Diğer Yetişkinler"
  • Çocukların mahremiyetine önem göstermeyen veya o mahremiyeti bölen kişiler

  • Çocuk istememesine rağmen ısrarla sarılmak, öpmek isteyen kişiler

  • Diğer çocuklardan ve yetişkinlerden ayrı olarak "Gel odanda oynayalım" diye ısrarcı olan kişiler

  • Yetişkinlerden daha çok çocuklarla vakit geçiren kişiler

  • Sebep olmaksızın çocuklara pahalı/gösterişli hediyeler alan kişiler

  • Çocukla yakın durabilmek için ekstra çaba harcayan kişiler

  • Daha önce bu konularda suçlanan ya da şüphe duyulan kişiler

  • Çocuğunuzun ya da başka çocukların korktuğu kişiler

  • Çocuğunuzun ya da başka çocukların yalnız kalmak istemediği kişiler
    USL GroupOnedio Üyesi
    Kaynak: Onedio.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber