Bu haber kez okundu.

Hamdım, Piştim, Yandım “Öğretmen” Oldum!

   Çiçeği burnunda öğretmen okula adımını attığında çoğunlukla karşısında, devletin ve bürokrasinin soğuk, ruhsuz, hissiyatsız ve genellikle de ne yapacağını çok da iyi bilmeyen temsilcisini- okul müdürünü- bulur. Okul müdürümüz de göreve başladığında öyle karşılandığından, çiçeği burnunda öğretmene yönelik en doğru davranışın bu olduğuna inanır. Hayat dolu genç insanın, yetişkinlerin karamsar, sıkıcı dünyası ile tanışmasını sağlamaktır okul müdürünün ilk görevi. Oyun eğlence, gençlik hovardalıkları sona ermiş, “adam olma” zamanı gelmiştir. Genç öğretmenin bu tatsız gerçeği tez elden fark etmesini sağlamak, işte bu yüzden, vazifesinin bir gereğidir okul müdürünün. Genç öğretmen “pişmeye” başlamıştır.

 

Aday öğretmen, birinci vartayı atlattıktan sonra pişmek serüvenini sürdüreceği ikinci fırına yönlendirilir: Öğretmenler odası. Öğretmenler odasında da onu yılların “oldurduğu” deneyimli öğretmenler bekler. Onların tavrı da bir mürşid-i kamil irfanı ve izanından uzaktır maalesef. Genç öğretmene öncelikle her cümlelerinde “genç” olduğunu hatırlatmak gerekir. Mesela genç öğretmene en zor sınıfları vererek, bütün sosyal etkinlikleri yükleyerek bir an evvel “pişmesi” için ellerinden geleni yaparlar. Eee, bir an evvel öğrenmesi gereken çok iş vardır ve bunu ne kadar çabuk fark ederse o kadar hızlı yol alacaktır.

 

Aday öğretmenin “yandığı” aşama ilk ders ile başlar. Karşısında, henüz uçmayı bilmeyen minik kuş yavrularının, analarının getirdiği rızıklarına kavuşmak için ağızlarını açmış bekledikleri gibi kendini bekleyen onlarca çocuk/genç, genç öğretmene gözlerini dikmiş bakmaktadırlar. Büyük olasılıkla okulda hakim olan hissiz, ruhsuz iklimden bunalmış, kendi yaşlarına daha yakın bir taze bahar gördükleri için gözleri parlamıştır. Herhalde işte tam bu anda “Yandım ki ne yandım!” demeyen aday öğretmen yok gibidir.

 

Aday öğretmen için nefsiyle mücadele bu andan itibaren başlar. Bir tarafında soğuk bürokrasi, diğer tarafta durağanlaşmış bir öğretmenler odası, karşısında pırıl pırıl dimağlar ve içinde geleceğe ilişkin umutlar ve kaygılar…

 

Bu deneyimleri çiçeği burnunda bir öğretmen olarak bizzat yaşadım. Fakat yıllardır öğretmen yetiştiren bir hoca olarak mezun ettiğim aday öğretmenlerin yeterlik ve yetkinliklerine ilişkin de oldukça canlı deneyimlere sahibim. Öğretmenlik belgesi verdiğimiz öğrencilerimizin üç yeterlik sahibi olmaları gerekir: Alan bilgisi, meslek bilgisi ve genel kültür. Öğrencilerimle de paylaştığım bir gerçeği burada da zikretmek isterim. Ne alan bilgisi bakımından ne öğretmenlik becerileri bakımından ne de genel kültürleri bakımından yeterli öğretmenler yetiştiremediğimizi itiraf ediyorum. Yine belirtmeliyim ki, işte bu sebepten, temel sorumluluk üniversitelerin omzundadır. Fakat bu gerçek göreve yeni başlayan aday öğretmenin görev sırasında yetişmesi sürecinde okul yöneticisi ve deneyimli öğretmenlerin rollerini yerine getirmelerini nakz etmiyor.

 

Okul yöneticileri öncelikle bir eğitim lideridir. Eğitim liderinin temel görevi ise öğretmen kadrosunun öğretmenlik yeterliliklerini geliştirebileceği bir örgüt iklimi ve ortamı oluşturmaktır. Bu noktada okul yöneticileri yetişkin eğitimi ve görev profesyonel gelişme konusunda beceri ve yetkinlik sahibi olmaları gerekir. Okul müdürleri ilk adım olarak aday öğretmene, bulunduğu ortamda güven içinde olduğunu ve sürekli bir destek alabileceğini hissettirmekle işe başlamalıdır. Bu güven ve destek algısı oldukça etkili bir moral ve motivasyon kaynağı olacaktır. Ardından mentörlük becerilerini işe koşmalıdır. Aday öğretmenin mesleki bilgi, beceri ve tutumlarını analiz etmeli, hazırbulunuşluk düzeyini belirlemeli ve adayın ihtiyaç duyduğu mesleki gelişme ortamının parametrelerini belirlemelidir.

 

Deneyimli öğretmenlerin de aday öğretmenin mesleki gelişiminde hayati rolleri bulunmaktadır. Bu hayati rollerin başında öğretmenlik mesleğine ilişkin tutumları ilk sıradadır. Zira deneyimli öğretmenler aday öğretmen için ilk rol modellerdir. Aday öğretmen, deneyimli öğretmenlerin öğretmenlik mesleğini nasıl icra ettiklerinden çok mesleğe yönelik tutumlarını analiz ederler. Deneyimli öğretmenler, aday öğretmen gözünde mesleğe ilişkin olumlu bir tutuma sahip oldukları izlenimi uyandırırlarsa aday öğretmen de mesleğe ilişkin kaygılarını daha çabuk atlatacak ve hızlı bir gelişme performansı gösterecektir. Deneyimli öğretmenler, ikinci aşamada aday öğretmeni kendi derslerine davet ederek ya da aday öğretmeni sınıfında ziyaret ederek sürekli onun yanında olduklarını, onu önemsediklerini gösterirlerse aday öğretmen de o nisbette kendini öğrenmeye açacaktır. Ayrıca kuruma aidiyet duygusunu da pekiştirecektir. Birçok araştırmada da kurumsal bağlılık, aidiyet, güven ve dayanışmanın öğrenci başarısında belirgin etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

 

Diğer taraftan aday öğretmene sürekli yetişmesi ve gelişmesi gereken bir toy muamelesi yapmak da sakıncalıdır. Zira yeni mezun olmuş, alana ilişkin bilgileri diğer öğretmenlere nazaran taze ve yeni olan adan öğretmenin diğer bir artısı da gençliği ve genç ve çocukların dünyasına daha yakın olmasıdır. Ayrıca aday öğretmenin gençlik heyecanı ve yenilikçi fikirleri de ciddiye alınmalı ve değerlendirilmelidir. Bu amaçla aday öğretmene samimiyetle görüşleri sorulmalı, önerileri gündeme alınmalı ve denemek istedikleri için fırsat verilmeli ve teşvik edilmelidir. Böylece aday öğretmen kendini gerçekleştirmenin hazzını yaşarken okul da aday öğretmenin yeni soluklarıyla daha zinde bir yapıya kavuşacaktır. 

 

Böyle bir ortamda aday öğretmen, “hamken, pişecek ve olacaktır” ve fakat meslek hayatı boyunca hatta sonrasında bile kendini olduran okul müdürünü ve deneyimli meslektaşlarını ışıltılı gözlerle ve minnetle yad edecek daha da önemlisi yeni aday öğretmenlere destek olmayı mesleğinin bir gereği olarak içselleştirecektir.

 

Bütün bunları gerçekleştirmek için ise ne devletin bir fon ayırmasına ne de okulun düzenine halel getirecek bir teşebbüse girmeye gerek vardır.

 

Dr. İbrahim Hakan Karataş

 

ogretmenlerodasi.org.tr

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber