Bu haber kez okundu.

Görüşürüz Öğretmenim…
 Son kez çay içeceğinizi bilseydiniz o çayı nasıl içerdiniz? Son kez araba kullanacağınızı, son kez sevgilinizi göreceğinizi bilseydiniz hangi duygular içinde olurdunuz? SON… Okurken bile sanki bir soğukluk var değil mi? Bu son olabilir… Yaptığınız her şeyi belki son kez yapıyor olabilirsiniz….
Ben bu duyguyu yaşamadım, iyi ki de hiç yaşamamışım. Çok kötü oluyor insan. Geleceğimizi bilmiyor olmamız çok büyük bir hazine aslında. Çoklarımız gelecekten haberdar olmak, gelecekte ne olacağını bilmek ister… Aman aman, ben istemiyorum…
Öğretmenlik hayatımda, okulda gözyaşı döktüğüm bazı anılarım olmuştur. Birkaç olay beni derinden etkilemiştir. Çoğunlukla öğrencilerimin başına gelen kötü olaylar çok ağlatmıştır beni. Nadiren de olsa öğrencilerimin bana karşı olan duygu yansımaları… Ağlamak güzel şey.. Hele dudağınızı ısıra ısıra ağlıyorsanız. Gözlerinizi kaçırıyorsanız, neden diye soranlara reklamlardaki küçük kızlar gibi gözüme toz kaçtı da ondan ya da esnedim de ondan diyebiliyorsanız ancak…
Bugün de ağladım...Hem de ne ağlamak… Gözlerimden aşağı birkaç damla süzülmüştür belki ama gözlerden içeriye çağlayanlar aktı, içim şişti sanki… Neden mi? Ne mi ağlattı beni yine….
İki sınıfıma veda ettim bugün… İki tane dördüncü sınıfa… Ders programı değişikliği sonucu veda etmek zorunda kaldım. Şimdiye kadar birçok öğrenciyi mezun ettik, birçok sınıfa veda ettik belki ama hiç birisi dönem ortasında olmamıştı… Öyle gerekti bu sefer, bana kalsa veda eder miydim? Asla… Emir demiri kesti bu sefer de, ama keserken acıttı be…
Hangi sınıfı anlatayım hangi öğrencimi anlatayım sizlere? On beş senelik öğretmenlik hayatımda zevkle ve büyük verimlilik ile ders işlediğim iki sınıftı bunlar… Sene başından beri her iki sınıfta da canla başla çalıştık, derslerimizin her dakikası her saniyesi dolu dolu geçti. Mümkün olduğunca İngilizceyi sevdirmeye çalıştım çocuklarıma, mümkün olduğunca bir saniyelerini bile harcatmadım derslerde… Hepsi derslere katılabiliyordu artık, teker teker hepsi sorumluluklarını yüksek çaba ile yerine getiriyorlardı… Sonra ne mi oldu? Veda vaktinin geldiğini öğrendim…
Hiç aklıma gelmezdi onlardan ayrılacağım, daha çok şeyler yapacaktık, çok eğlenecektik, çok öğrenecektik… Gün be gün üstüne koyacaktık, iki günümüz, iki dersimiz birbirine eşit olmayacaktı… Onların enerjisini doya doya yaşayacaktım sınıfa… Başarılarıyla gurur duyacaktım, koltuklarım kabaracaktı… Veli toplantılarında velileri yine teşekkür edeceklerdi bana… Ama bugün SON kez çıktım ikinci kata…
Her zamanki gibi Harun geldi dersten önce yanıma: “Öğretmenim bu dersimizde bilgisayarı kullanacak mıyız?” Evet Harun dedim. Koşar adım öğretmenler odasına çevirdi yönünü. Gel oğlum dedim, bilgisayar omzumda… Sınıfa girince bilgisayarı bu ders kullanmayacağız dedim. Şaşırdı çocuklar, neden acaba? Derslerimizin çoğunda bilgisayar kullanırdık, şarkılar dinlerdik, yazılar yazardık oysa.. Bu ders sadece benim sesimi duysunlar istedim…
Hiç birisi bilmiyor… Bu dersin son ders olduğunu bilmiyorlar… Her zamanki gibi canla başla, büyük efor sarf ederek birinci dersimizi tamamladık. Ben sıra aralarında gezerken yavaşça başlarını okşuyorum, veda ediyorum onlara…. Şakalaşıyorum yine… Rekor denemesi yapıyoruz yine… Bu sefer ismet de parmak kaldırıyor, hafta sonu yüze kadar saymasını iyice çalışmış anlaşılan… Sonra kapı çalıyor, nöbetçi Mehmet geliyor, öğrencilerden birisinin annesi İngilizce kitap ve defterini göndermiş, onları bırakıyor öğrenci masasına hızlıca… Annemiz çocuğunun peşinden gelmiş okula, İngilizce dersinde kitabı defteri eksik olmasın oğlumun demiş. Teşekkürler annesi… Mehmet sınıftan çıkarken hızlıca kollarımı açıyorum, tek bir kelime etmeden kucaklıyor beni.. Görüşürüz öğretmenim deyip nöbet yerine gidiyor büyük bir sorumlulukla… Güle güle Mehmet… Görüşeceğiz tabi oğlum…
İkinci ders, bilgisayar açık. Önce ünitemiz ile ilgili iki şarkı söylüyoruz… Daha sonra sene başından beri öğrendiğimiz tüm şarkıları tek tek açıyorum hep beraber söylüyoruz.. Şöyle bir bakıyorum sınıfa… Herkes söylüyor, herkes katılıyor derse… Başımı bilgisayara çeviriyorum, saat yaklaştı.. biraz sonra zil çalacak ve son kez çıkacağım bu sınıftan. Bunun son dersimiz olduğunu söyleyemem asla. Hüngür hüngür ağlarım yoksa… Öğrencilerin önünde ağlamak mı? Olmaz, onlar üzülmesinler sonra… Zil çalıyor… Ayağa kalkıyorum, sınıftan çıkarken: Sevgili yavrularım, sizleri çok seviyorum diyebiliyorum ancak… Good Bye…
Öğrencilerin yanında ağlama, öğretmen arkadaşlarının yanında ağlama, eee nerede ağlayacağım ben? Tuvalete kaçıyorum… Sessizce ağlamak, gözyaşlarını silmek… Sonra düşünüyorum… Ben nasıl emekli olacağım? Nasıl veda edeceğim okula? Öğrencilerime.. Gün gelecek son zil çalacak ve bir daha sokmayacaklar beni sınıfa… Nasıl dayanacağım buna?... Emekli öğretmenleri çok iyi anlıyorum, o yüzden mi babam okulların yanından geçerken yavaş yavaş geçerdi? Çocukların seslerini duya duya? Kim bilir neler düşünürdü? Seni bugün daha da iyi anladım babacığım… Sen kim bilir neler neler yaşadın otuz beş sene öğretmenlik hayatında?…
Bu sefer diğer sınıfa dersim var. Onlar ile de aynı tekrarları yapıyoruz, ders çok çabuk geçiyor nedense… Gözüm yine saatte… Dersin son saniyeleri Enes ayağa kalkıyor saatine bakıyor… Sessizce geriye sayıyor, neden ayağa kalkıyor bu çocuklar… Ve zilin çalmasıyla bütün sınıf Ahmet GENCAL, Ahmet GENCAL diye bağırmaya başlıyor… Onlar öğrenmişler demek ki… Yanıma geliyorlar sarılıyorlar… Konuşamıyorum. Çok sıkıyorum kendimi. Ağlayacağım…. Aman Ahmet …. Çıkıyorum sınıftan, merdivenlerin altı öğrenci dolu… Biraz önceki sınıfım, ellerini açmış lar, oooooo diye bağırıyorlar…. Ahmet GENCAL, Ahmet GENCAL… Hani futbol maçlarında yaparlar ya? Oooooo, … Yavaşça iniyorum merdivenlerden, sarılıyorlar, hem de kocaman sarılıyorlar…. Gülümsemeye çalışıyorum… Hadi hep beraber inelim…. Siz bahçeye… ben se… Bu sefer nereye gitsem acaba?...
Koridordan öğretmenler odasına doğru giderken okul çınlıyor… Ahmet GENCAL… Ahmet GENCAL….
…….
İşte böyle babacığım, işte böyle anneciğim….
Ahmet GENCAL, İstanbul, 07 Mart 2013
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
görüşürüz öğretmenim

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber