Bu haber kez okundu.

Google Öğrencilerin Öğrenmesine Gerçekten Yardımcı Oluyor Mu?

Akıllı telefon çağında, hızlıca bir şeyleri öğrenmek için ilk başvurulan yer hiç şüphesiz ki internet. Ancak hafızanın yaptığı işi “dışarıdan almak” öğrencilerin yeni şeyleri öğrenmelerine yardımcı oluyor mu gerçekten? Yoksa internet insanların kendilerini olduklarından daha zeki sanmalarına mı sebep oluyor sadece?
Psikolojik Bilim Derneği’nin yıllık konferansında sunulan araştırmalara göre her ikisi de biraz doğru. Öğrencilerin yaptıkları online aramaların etkileri üzerine düzenlenen bir sempozyumda sunulan çeşitli araştırmalar, internet kullanımının hem hatırlama şeklimizi hem de öğrendiğimiz şey üzerine düşünme şeklimizi nasıl etkilediğini ele alıyor.
Cevapları Aramak
Yaklaşık 900 üniversite öğrencisinin arama alışkanlıklarını analiz eden Kolorado Üniversitesi’nden Adrian F. Ward, öğrencilerin yüzde 59′unun “hızlı cevap” aradığını, yüzde 26′sının bir konu hakkında ” derinlemesine bilgi” peşinde olduğunu ve diğer yüzde 15′in ise sadece internette gezindiğini buldu. Öğrenciler bir sorunun cevabını biliyor olsalar da, cevap vermeden önce interneti kontrol etmek istiyorlardı. “Sanki cevap kafanızın içinde bir yerde ama üzerine düşünmek yerine telefonunuzu çıkarıp bakmak daha kolay” diyor Ward.
Louisville Üniversitesi psikologlarından Nicholaus S. Noles ve Judith H. Danovitch’in yaptığı bir çalışmaya göre 4 ve 5 yaşındaki çocuklar bir sorunun cevabı için bilgisayarlardan önce yetişkinlere başvururken, yetişkinler cevabı elektronik olarak aramayı tercih ediyorlar. 8 yaşındakiler ise küçük çocuklardan daha fazla ama yetişkinlerden daha az bilgisayarlara başvuruyorlar. Ancak 5 ve 8 yaşındakiler, eğer bir yetişkinin cevabıyla bilgisayardan elde edilen cevap bir çelişki oluşturuyorsa, o zaman bilgisayardan gelen cevaba daha fazla güveniyorlar.
Bu, çeşitli problemlere sebep olabilir. Sempozyumdaki diğer araştırmaların da iddia ettiği gibi öğrenciler online olarak öğrendikleriyle kendilerine aşırı güvenen insanlara dönüşebiliyorlar.
Hafızanın İşini “Dışarıdan Almak”
Yale Üniversitesi’nden Ward ve Matthew Fisher, farklı çalışmalarda benzer sonuçlar elde etti: “Bilgiye ulaşmak için interneti kullanmak, insanların bulutla bir olmalarını, kendi zihinlerinin nerede bittiğini ve internetin zihninin nerede başladığını kaybetmelerine neden oluyor” diyor Ward.
Ward’un çalışmalarında, katılımcılara “önemsiz” bazı sorulara internet yardımıyla cevap vermeleri istendi. Ardından ikinci bir soru turunda, yardım almadan ne kadar iyi cevaplar verebileceklerini tahmin etmeleri istendi. Bir konu hakkında hiçbir şey bilmeyen katılımcılar, sadece birkaç dakika içinde kendilerini değerlendirirken “çok iyi” sonuçlar elde edebileceklerini düşündüklerini söylediler. Ama yanılmışlardı. Dahası “finansal okuryazarlığı” kullanan bir başka çalışmada, en az bilgiyle başlayan katılımcılar birkaç dakikalık online aramadan sonra kendilerini yatırımcılık konusunda en deneyimli olan kişilerle aynı düzeyde değerlendirdi.
İnsanlar internette hızlıca derinlemesine bilgi bulabiliyor olsalar da, Fisher online olarak arama yapma eyleminin bir şekilde öğrencilerin bilgileri konusundaki özgüvenlerini artırdığını söylüyor. Fisher yaptığı bir dizi çalışmadaki katılımcıların yarısından, önce soruları cevaplamalarını sonra cevaplarını doğrulamak için interneti kullanmalarını istedi. Katılımcıların diğer yarısı ise sadece cevaplarını düşünmek ve açıklamak zorundaydı. Bazı çalışmalarda öğrencilerin bir arama motoru kullanmadan doğrudan bir sorunun cevabına bir bağlantı yoluyla ulaşmalarını sağladı, bazılarında aramanın ayarlarını “bozdu” ve böylece sadece ilgisiz bilgilerin gelmesini sağladı. Ancak yine de öğrenciler, bir konu hakkındaki bilgilere doğrudan ulaştıklarında değil onun hakkında arama yaptıklarında kendilerini daha güvende hissettiler.
“Konu, internetten zengin bir içeriğe ulaşmak değil” diyor Fisher, “internette bir şeyleri bildiğinizi düşünüyorsunuz.”
Bu veriler, bilgiye online erişimleri olduğunda insanların bu bilgiye dair hafızalarındakileri kullanmak yerine onları “dışarıdan almaya” daha meyilli olduklarını söyleyen başka araştırmaları da desteler nitelikte. “İnsanlar bilginin kendisini hatırlamaktansa bilginin nerede saklandığını hatırlamaya daha meyilliler” diyor Fisher.
Daha İyi Bir Hafıza Mı?
Yine de interneti kullanmaları öğrencileri aşırı özgüven sahibi yapabiliyor olsa da, bu kesinlikle bir şey öğrenmiyorlar anlamına gelmiyor.
Louisville Üniversitesi’nden Danovitch, ayrı bir araştırmada 125 Michigan Devlet Üniversitesi lisans öğrencisine çok tanıdık olmayan hayvanlarla ilgili 30 zor soru sordu. “Kırmızı pandalar kuyruklarıyla ne yaparlar?” ya da “Rockhopper penguenlerinin gözleri ne renktir?” gibi… Öğrencilerin yarısının, bilmediği cevaplara bakmak için National Geographic’in internet sitesine erişimi vardı. Bu arada öğrencilerin diğer yarısı, aynı bilgiyi içeren bir National Geographic hayvan kitapçığını kullandı. Soruları cevaplandırdıktan sonra öğrencilere beş dakika, bir gün ve bir hafta içerisinde kaç tane bilgiyi hatırlayacaklarını düşündükleri soruldu.
Her gruptaki öğrencilerin yarısı, o günün ilerleyen saatlerinde aynı sorular üzerinden bir test oldu. Diğer yarısı ise 24 saat sonra test edildi. Her iki durumda da öğrenciler gerçekte unuttuklarından daha fazlasını unutacağını düşündü. Ancak bilgiye online olarak ulaşanlar, bilgiye basılı olarak ulaşanlardan belirgin bir şekilde bir gün sonra daha iyi hatırladılar. Her iki grupta da öğrencilerin sözel ya da sözel olmayan zeka skorlarında hiçbir fark görülmedi.
“İnternet siteleri öğrenenleri, zihinsel yorgunluğu azaltarak bilgiye yönlendiriyor olabilir” diyor Danovitch.
Bu yazı İZ KOÇLUK tarafından desteklenmektedir.
 
 
 
Kaynak: http://blogs.edweek.org/edweek/inside-school-research/2015/05/does_google_help_students_lear.html?utm_source=twitterfeed&utm_medium=twitter

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber