Bu haber kez okundu.

Finlandiya Okullarda Zorbalığı Nasıl Önlüyor?

Ortaokula ya da liseye geri döndüğünüzü hayal edin. Zil yeni çaldı, siz de sınıfa doğru yürüyorsunuz, kimseyle ilgilenmeden kendi işinize bakıyorsunuz.

Köşeyi dönüyorsunuz ve şunu görüyorsunuz:

A student being pushed into some lockers.

Ne yapardınız?

Ne yazık ki bu oldukça olağan bir sahne.

Öğrencilerin yaklaşık 4′te biri ya da 3′te biri okulda zorbalığa uğradığını söylüyor. 

Zorbalıkla tek bir kez karşılaşmayı kestirip atmak kolay olsa da, maalesef zorbalık sadece bir  kez olmuyor. Pek çok çocuk için bu, uzun ve korkunç bir ardı arkası kesilmeyen taciz, incinme ve tükenme mücadelesi.

En dayanıklı, esnek ve problem çözme becerisi olan çocuklar bile zorbalıkla baş etme konusunda sorun yaşayabiliyor. Ve zorbalık depresyona, kaygıya, sağlık şikayetlerine ve hatta okulu bırakmaya kadar varan sorunlara yol açabiliyor. Hiç de yaşanılası bir şey değil!

O zaman tekrar sorumuza geri dönelim: Eğer birine zorbalık yapıldığını görseniz ne yapardınız?

Finlandiya bir süredir insanlara bu soruyu soruyor. Ve insanların verdikleri cevabın gerçekten çok önemli olduğu sonucuna vardılar.

A student taking a test.

Finlandiya’nın dünyanın en iyi eğitim sistemlerinden birine sahip olduğunu biliyoruz. Bu yüzden Finlandiya’nın okullarda yepyeni ve inanılmaz etkili bir zorbalığı önleme programına öncülük etmek için bu soruyu kullanması hiç de şaşırtıcı değil.

Finlandiya’nın zorbalık karşıtı programını adı KiVa. “Kiusaamista vastaan”ın kısaltılmış hali olan KiVa, “zorbalığa karşı” anlamına geliyor.

KiVa, öğretmenler ve ebeveynler ve sınıf içi dersleri için araçlar gibi pek çok farklı kaynağı kapsıyor. Ancak programın en ilginç yönlerinden biri, zorbalığa şahit olduklarında görgü tanıklarına ne yapmaları gerektiğini öğretmeye odaklanması. Öğretmenler her zaman etrafta olmuyor ve bu yüzden her zaman yardım edemiyorlar. Ancak diğer öğrenciler genellikle etraftalar.

“Bulgularımızın ilk kez ortaya çıkardığı bir şey var: En çok zorbalığa uğrayan çocuklara – haftada birçok kez – görgü tanıklarına daha fazla destekleyici olmaları öğretilerek yardım edilebilir” diyor KiVa’nın etkinliğini analiz eden UCLA profesörlerinden Jaana Juvonen.

KiVa’nın görgü tanıklarına empatiyi öğretmek için kullandığı en ilginç yollardan biri, bilgisayar oyunları ve simulasyonlar.

A screenshot of a video game.

Oyunlardan birinde çocuklar, okulda karşılaşabilecekleri çeşitli zorbalık durumlarına sokulan çizgi film karakterlerini yönetiyor.

“Örneğin, bir zorbalık olayına şahit olabiliyorlar ve ne yapmaları gerektiğine karar veriyorlar: Kurbanı mı savunmalılar yoksa başka bir şey mi yapmalılar?” diye anlatıyor KiVa’nın uluslararası proje yöneticisi Johanna Alanen.

“Kurbanı nasıl savunacağınıza dair farklı seçenekler var. Seçimlerin belli sonuçları var ve bu seçimler yeni durumlara sebep oluyor” diye açıklıyor Alanen.

Temel olarak programlar bir çeşit “zorbalıkla ilgili kendi maceranı kendin seç” oyunu gibi. Ve oyunlar, çocukların, belli eylemlerin ne tür sonuçları olabileceğini tamamen sanal bir ortamda görmelerini sağlıyor.

Öğrencilere aynı zamanda zorbalığa uğrayan birine ne söylenmesi gerektiğine dair tavsiyeler ve geribildirimler de veriliyor.

Children at computers.

“Oyunda öğrenciler birine karşı nasıl nazik olunabileceğinin ve bir gruba dahil olmak isteyen ya da okula yeni gelen birine ne tür güzel sözler söylenebileceğinin pratiğini de yapıyor” diyor Alanen.

Program çocuklara belli durumlarda neler yapacaklarını sorarak ve onlara bu konuda geribildirimde bulunup tavsiyeler vererek, zorbalık kurbanı çocuklara karşı daha empatik ve daha destekleyici olmalarını öğretebilir.

Nitekim elde edilen veriler programın işe yaradığını gösteriyor.

Juvonen’ın analizi, KiVa’nın bir öğrencinin üçte birlik zorbalığa uğrama ihtimalini yarıya indirdiğini ortaya çıkardı.

Bu çok büyük bir başarı. Üstelik sadece bu analiz değil, önceki veriler de programın halihazırda zorbalığa uğramış olan çocuklardaki depresyonu azalttığını ve özgüveni artırdığını ortaya çıkardı.

Happy children in a classroom.

Finlandiya KiVa’yı ulusal zorbalık karşıtı programı olarak uygulamaya başladıktan sonra program başka ülkeler tarafından da denenmeye başladı. İtalya, Hollanda ve İngiltere’de deneme aşamasında olan KiVa, Amerika Birleşik Devletleri tarafından da değerlendirmeye alındı.

Zorbalık, ortadan kaldırması hayli zor olan çok eski ve çok büyük bir problem. Ve muhtemelen herkes için uygun olan bir çözümü asla olmayacak.

Ancak KiVa gibi programlar, dünyayı daha iyi bir yer yapmanın en iyi yolunun çok küçük bir yaşta bile empatiyi öğretmekten geçtiğini gösteriyor bize.

Bu yazı FİDE OKULLARI tarafından desteklenmektedir.

Kaynak: http://www.upworthy.com/finland-is-really-good-at-stopping-bullying-heres-how-theyre-doing-it?g=2

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber