Bu haber kez okundu.

Farklılıklara Kucak Açan Bir Okul Olmak
 Bugün size özel gereksinimli ve üstün yetenekli çocukların bir arada okuduğu kar amacı gütmeyen bir okuldan bahsedeceğiz. Üstelik bu okulun kurulması için ilk adımı atan kişi de Down sendromu teşhisi konulmuş çocuğu olan bir anne.


Okulun adı IDEAL School, bulunduğu yer Manhattan, New York.



Kar amacı gütmeyen bu okulda, özel gereksinimli, üstün yetenekli ve özel gereksinimi olmayan çocuklar bir arada eğitim görüyor. Okulda kimse kimseyi aşağılamıyor veya alay etmiyor ve her sınıfta öğrenciler birebir eğitim görüyor.



Okul müdürü Angela Bergeson “Biz çocukların aynı şekilde davranmasını veya öğrenmesini beklemiyoruz. Onlara kendileri gibi olma fırsatı veriyor ve bunu müfredatımızla destekliyoruz” diyor.



ideal3



IDEAL School, sekiz yıl önce Down sendromu teşhisi konulmuş bir çocuk annesi Michelle Smith’in de içinde yer aldığı bir grup ebeveyn tarafından kurulmuş. Özel gereksinimli çocuğu olan pek çok aile gibi Smith de sadece “özel” çocuklar için olmayan karma bir okul programı bulamamış. Bu yüzden kendisi böyle bir okul kurmaya karar vermiş. Smith, kendisini bütün öğrencilerin farklılıklarına bakılmaksınız arkadaş olabileceği ve eğitim alabileceği bir okul görmek isteyen “geniş vizyonlu ve yürekli  bir anne” olarak tanımlıyor. “Biz özel gereksinimli çocukların ayrıştırılması gerektiği düşüncesine inanmadık ve inanmıyoruz. Farklılık bütün çocuklar için normal bir şey. Herkes farklıdır. Zaman zaman farklılıklarınızdan dolayı alay konusu olsanız da; bu okulda kimsenin başkasını küçümsemeye ve alay etmeye toleransı yok.”



İkibinli yılların başlarında Smith ve bir araya gelen diğer aileler, eğitimcileri ve terapistleri yardıma çağırdı. Benzersiz bir okul modeli ortaya çıkarmak için uzun toplantılar yapıldı. Şu anda okul müdürü olan Bergeson da bu toplantılara katılan kişilerden biriydi. Bu fikre çok bağlandı ve hemen bu okul için bireysel eğitime dayalı yeni bir plan ve müfredat yazımına başladı.



down sendromu



2005’de 20 öğrenci ile açılan IDEAL School, şu anda 55 tane eğitmen ile ana okulundan sekizinci sınıfa kadar 106 tane öğrenciye hizmet veriyor. Her sınıfta en fazla 18 öğrenci var. Öğrencilerin yüzde 37’si beyaz, yüzde 27’si Afrika kökenli, yüzde 18’i Latin, yüzde 3’ü Asyalı, ve yüzde 15’i çeşitli milletlere mensup. Öğrencilerin üçte biri “özel gereksinimli” ve öğrencilerin yüzde 40’ı burs yardımı alıyor.



Bu eğitim modelinin eşsiz olmasının nedenlerinden bir tanesi, her sınıfta bir genel bir de özel eğitim uzmanının aynı anda derse girmesi. Uzman, sınıftaki bütün öğrencilere yardım ediyor böylece kimse kendini farklı hissetmiyor. Bergeson, okulun temel prensiplerini şöyle tanımlıyor: Bireye özgü, farklılık, mükemmellik, kabullenme ve liderlik.



Bergeson şöyle diyor: “Biz bireylere özel kalıplar oluşturmaya çalışıyoruz. Bu sadece tolerans gösterme meselesi değil; karşınızdaki bireyin kimliğini tam olarak kabullenmektir. İyi yaptığımız işleri takdir ediyor ve zorluklar karşısında da yılmıyoruz. Ve okulun temel değerlerini yönlendiren etik bir müfredatımız var.”



down sendromu



Bergeson bazı öğrencilerin dans ve satranç kulüplerine katılırken diğerlerinin konuşma ve meslek terapilerine katıldıklarını söylüyor. Bu süreç tamamen önyargıları ortadan kaldırmaya yönelik bir süreç. Çünkü “terapilere katılmayan öğrenciler, gitmek için yalvarıyorlar. Biz eşitsizliğe dair pek çok şeyi aştık; hiçbir şeyi saklamaya veya saklanmamıza gerek yok” diyor Bergeson.



Bu okuldaki eğitim, hedef odaklı ve bireyselleştirilmiş. Örneğin, diyelim ki herkes kelebekler hakkında bir konuyu öğreniyor, fakat herkes bu konuyu kendi ihtiyacına ve okuma seviyesine göre öğreniyor. Burada “herkese uyan tek model” bir eğitim yok.



Okul o kadar başarılı hale gelmiş ki,  dünyanın her yerinden eğitimciler bu okula ilgi göstermeye başlamış. Bergeson şöyle bir anekdot paylaşıyor: En son Ermenistan’dan okulu ziyaret için gelen grup, özel gereksinimli çocuklarla beraber aynı sınıf ortamında eğitim alan diğer çocukları görünce şaşkına döndü. Bunun gerçek olduğuna inanamadılar.”



Okul kurucuları, eğitimi 12. sınıfa kadar genişletmek ve bu eğitim modelini başka şehirlerde de uygulamaya geçirmek istiyorlar. Bergeson şöyle diyor: “Bu eğitim modeli bu şehirde hayata geçebildiyse, bu diğer birçok şehirde de bu tür okullara ihtiyaç var demektir.” Ve sözlerini şu cümleyle sonlandırıyor: “Biz hayatı okula taşıyoruz. Bu yüzden çocuklar ve yetişkinler okuldan içeriye adım attıklarında kendileri evlerindeymiş gibi güvende hissediyorlar. Ondan sonrası her insan için doğru öğrenim programını kurmak… Hepsi bu…”



Çeviren: Merve Özçelik



Kaynakça: http://www.takepart.com/article/2012/10/15/is-mixing-kids-with-without-special-needs-ideal

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber