Bu haber kez okundu.

ERGENLİK DÖNEMİ VE ERGENLİK PROBLEMLERİYLE BAŞA ÇIKMANIN YOLLARI
Yazar: Okan Üniversitesi SHMYO Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı, Uzman Psikolog Z. Deniz AKTAN
 Puberte olarak da bilinen ergenlik dönemi, insan hayatının belki de en çalkantılı dönemi olarak adlandırılabilir. Farklı toplumlarda “teenage” dönemi olarak da ele alınan bu evre, adını İngilizce’deki onlu rakamların son ekinden almakta ve 13-19 yaş civarını kapsayan gelişimsel evreyi işaret etmektedir. Peki, ergenlik nasıl bir dönemdir? İnsan yaşamı ele alındığında neden en çalkantılı dönemdir? Ergenlik döneminde kişilik gelişimine bağlı ne tür kompleksler oluşur? Bu komplekslerin oluşumu nasıl engellenebilir? Tüm bu soruların karanlığına bir ışık tutmayı hedeflediğimiz bu yazımızda, ergenlik dönemini tüm ayrıntılarıyla değerlendirmeye çalışacağız.
Ergenlik Nasıl Bir Dönemdir?
Yetişkinliğe adım atma sürecine hazırlanma evresi olarak da değerlendirebileceğimiz ergenlik evresi, bilişsel olarak soyut düşünme becerilerinin gelişmeye başladığı ilk evredir. Diğer bir deyişle “aşk, sevgi, ahlak, vicdan” gibi daha önceden tam olarak anlamlandırılamayan soyut kavram ve örüntülerin şekillenmeye başladığı ilk evre olarak adlandırılabilir. Tüm bu duyguların tanımlanmasıyla birlikte olgunlaşmaya başlayan birey, bu duyguların ışığında hem geçmişini hem de şimdiyi değerlendirmeye başlar. Çünkü bireyin ergenlik dönemindeki davranışları önceki, evreleri ne kadar mutluluk ve başarıyla atlattığına bağlı olarak değişim gösterebilir.

Kimlik oluşum süreci olarak da değerlendirilen ergenlik evresinde, çocukluk döneminden çıkışla birlikte bireyi en fazla endişelendiren konu “Ben kimim?” sorusunun yanıtsız kalmasıdır. Bu soruya verilecek cevabın ayrıntılı ve gerçekle bağlantılı oluşu ergen bireyi negatif duygulanımdan korurken, cevapsız bırakılan her soru bu evrenin karmaşasını biraz daha arttıracaktır. “Ben kimim?” sorusuna verilen cevaplar çevreyi ya da ergen bireyin kendisini tatmin etmediğinde ise yine çeşitli ergenlik komplekslerine ev sahipliği yapan çalkantılı bir dönem ortaya çıkacaktır.

Ergenlik Döneminde Kişilik Gelişimine Bağlı Oluşan Kompleksler Neler?
Ergenlik dönemine ait kompleksler genellikle ergenlerin önceki gelişimsel evrelerini başarıyla atlatıp atlatamamalarıyla ilintilidir. Örneğin; bir önceki gelişim evresi olan ilköğretim döneminde, kendini akranlarıyla kıyaslamaya meyilli olan çocukların bu sırada yaşadıkları olumsuz tecrübelerin her biri, ergenlik döneminde bir çatışma olarak kendini gösterecektir. Bu kıyaslamalar sırasında yaşanan her mağlubiyet ise çocuğun ergenlik dönemindeki güven oluşumunu engelleyecek, diğer bir deyişle kendini diğer bireylerden daha alt seviye de görmek gibi çeşitli komplekslerin gelişimine sebep olacaktır.

Fiziksel özelliklerini beğenmeme, kendini zeki bulmama, sahip olduklarından mutlu olmama ve benzeri tutumların yarattığı kompleksler, bu kez de ergende farklı yönlerden dikkat çekme arzusu oluşturacaktır. Dinlenen müziklerin, tercih edilen kıyafetlerin, ebeveynlere yönelik tutum ve davranışların ve hayatı değerlendirme şekillerinin değişime uğradığı bu evrelerde, ergenler kendilerince kaybetmiş oldukları dikkat ve ilgi eksikliğini gerçekleştirdikleri radikal değişimlerle telafi etmeyi tercih edebilirler.

“Ergenlik evresinde ortaya çıkan kompleksleri düşününce, fiziksel görünüş, cinsiyet, ve sosyo-kültürel konuma yönelik komplekslerin en üst sırayı aldığı söylenebilir. Öncelikle, vücudun fiziksel anlamda radikal değişimlere uğradığı bu evrede, ergen birey tüm bu değişimleri özümserken daha önceki gelişim dönemlerinin etkisi altında olacaktır.”
Örneğin, önceki dönemlerde takdir edilme arzusunun tatmin olma düzeyine bağlı olarak, ergen birey içinde bulunduğu fiziksel değişim sürecini ya olumlu bir yönde özümseyerek olumlu bir duygulanım sergileyecek ya da daha önceki tecrübelerinden yola çıkarak bu değişim sürecini de olumsuz değerlendirme eğiliminde olacak ve çeşitli kompleksler geliştirecektir. Bu kompleksler zaman zaman kendini beğenmeme ve kendini eleştirme şeklinde ortaya çıkarken, zaman zaman da zihnindeki açıklarını kapatmak ve kendini korumaya almak amacıyla karşı tarafı eleştirmek şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Genel olarak kendiyle ilgili en olumsuz ipuçlarına odaklanmaya meyilli olan ergenler, olumlu yönlerini görmezden gelmeleri dolayısıyla kompleksif bir girdaba kapılırlar. Bu durum ise her iki senaryoda da zarar görmelerini sağlar; ya kendilerini beğenmedikleri için akranlarınca eleştirilen taraf olurlar ya da akranlarına karşı aşırı eleştirel davrandıkları için sevilmeyen ve dışlanan bir birey olarak yalnız bırakılmış bir ergenlik evresi geçirirler. Asıl problem ise her iki senaryoda da ergen bireyin negatif duygulanım dolayısıyla depresif davranışlara yatkın hale gelmesidir.

“Ergenlerin en fazla protesto ettiği ve buna bağlı olarak çeşitli kompleksler geliştirdiği bir diğer konu ise cinsel kimliğin kazanılma süreciyle ilintilidir. Toplumumuzdaki kız ya da erkek çocuk olmaya yönelik cinsiyetçi bakış açısı, belki de ergenlerce en fazla protesto edilen ebeveyn tutumlarıdır.”
Örneğin; 14 yaşlarında bir erkek arkadaş edinmek isteyen bir kız çocuğuna şiddetle karşı çıkan bir ebeveyn, erkek çocuğu söz konusu olduğunda aynı senaryoyu gülümseyerek karşılıyorsa, bu durum kız çocuk tarafından şiddetle protesto edilmesinin yanı sıra cinsiyete bağlı bir ergenlik kompleksinin ortaya çıkışına da vesile olabilir. Dolayısıyla haksızlığa uğradığını düşünen ergen kendini kanıtlamasına izin verilmediği bu alandaki eksikliğini diğer alanlara empoze ederek ilgiyi üstüne çekme girişiminde bulunabilir. Dolayısıyla çocuğun kendi cinsel kimliğini özümsemesi ve onu kabullenmesi sürecinde aile tutumları da oldukça önemli olduğunu kabul etmek gerekir.

Ergenlik Komplekslerini Nasıl Önleriz?
Burada aileler tarafından yapılması gereken en önemli şey çocuğa “koşulsuz kabul” unsurlarını anlatmak ve öncelikle çocuğun her koşulda ebeveynleri için çok değerli olduğu bilgisini ona hatırlatmaktır. Bir sonraki aşamada kendisiyle ilgili mutsuz olduğu yönleri belirlenen çocuğa, belki de eski bir aile albümü eşliğinde aslında ne kadar sağlıklı ve mutlu evreler geçirdiğini bir kez daha hatırlatmak gerekir. Sonrasında ise şimdiye dönerek, hali hazırda kendisinin göremediği olumlu yönlerini hatırlatmak ve başarılı olduğu alanlardaki güçlü yönlerini kendisine göstermek gerekir. Böylelikle, her şeyin zihninde tasarladığı karanlık senaryodaki gibi belirsiz ve olumsuz olmadığını fark etmeye başlayan çocuğunuzun, kendiyle ilgili mutsuzluk ve tatminsizliklerine bağlı geliştirdiği komplekslerinden arınmasına yardımcı olabilirsiniz. 
Kısa Bağlantı : http://clss.link/1WKeXUS

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber