Bu haber kez okundu.

Ergen çocuğunuz varsa yeteneklerden çok değerlere odaklanın.

Günümüzün eğitim sistemleri çocuklarımızı ve gençlerimizi en yetenekli olabilecekleri alanlara yönlendirmeye çalışıyor. Peki bu gerçekte doğru mu?


Özellikle endüstri devrimi sonrası dünyadaki en önemli kavramlardan biri kaynakların en etkin şekilde kullanılması olmuştur. Adam Smith’in ülkelerin zenginliği ve hatta Ricardo Smith’in karşılaştırmalı üstünlük teorileri, sonrasında sanayi devrimi ile beraber Frederich Taylor ya da Fransız Henry Fayol gibi isimler hep üretkenlik artışı için önerilerini sıralamışlardır. Sanayi devrimi ve kapitalizmin öngördüğü sonuç odaklı yaklaşımlar üretimi nasıl artırabiliriz ve nasıl daha fazla kaynağı daha etkin kullanabiliriz olmuştur.


Örneğin eğer Türkiye madenlerinden kömürü daha etkin çıkarabilecek ise, kaynaklarını bu alana ayırmalı, Amerika eğer daha etkin üretebilecekse kaynaklarını bilgisayar üretimine ayırmalı gibi iddialar özellikle David Ricardo ve Adam Smith gibi meşhur ekonomistlerden gelmektedir. Hatta Avrupa'da son dönemlerde kömür madenleri ya da çimento fabrikaları tek tek kapanırken, avrupalılar kömür ve çimento üretimlerini kaynak verimliliği nedenleriyle Türkiye ve Afrika'ya kaydırmışlardır. Bu nedenle her gün kömür ve çimento üretim kapasitelerimiz ihtiyacımızın üzerinde arttığından dünyaya nadir ihraç ettiğimiz ürünlerdir bunlar...


Peki gerçekte daha etkin ya da daha yüksek üretim olacaksa sizce Türkiye vatandaşları kömür madeninde mi üretim yapmalıdır. Ya da yüksek üretim düzeyinde madende çalışan kişinin mutluluğu önemsenmeli midir?


Sorular bir yana; aynı durumun çocuklarımız için de geçerli olduğunu iletmek istiyorum. Çocuğum ressam olmaktan mutlu olmayacaksa resim yapma yetenekleri olduğu için ressam mı yapmaya çalışmalıyım?


Ben kişisel olarak yeteneklerin önemsiz olduğunu düşünmüyorum ancak ondan çok daha önemli olanın değerler olduğuna inanıyorum. Çünkü mutlu ya da mutsuz olacağımızı belirleyen faktörler değerlerdir. Mutsuzluklarımız, ya değerlerimizi tatmin edememekten, ya değerlerimiz arasındaki çatışmalardan ya da bireysel değerlerimizin grup değerleri ile uyumlanamamasından kaynaklanır.


Kurumlara ve okullara baktığımda herşeyin yetkinlik ya da yetenek bazlı olduğunu gözlemliyorum, bu genellikle bazı insan kaynakları ve özellikle psikometrik test kurumları tarafından oldukça sıkı pazarlanıyorlar. Tabi yetkinlikleri ölçmenin ve belirlemenin yanlış olduğunu değil sadece eksik olduğunu düşünüyorum. Belki yetkinlik açısından doğru insanı doğru yere yerleştirmek önemli olabilir ancak o kişinin orada mutlu olup olmayacağını düşünmeniz de oldukça önemli.


Geçmişte çalışma yaptığımız bir kurumun yüksek (turnover) işten ayrılma oranlarına sahip olduğunu görmüştük ve bizimle özellikle işveren markası çalışması yapmak istiyorlardı. Kuruma şunu söylediğimi net bir şekilde hatırlıyorum.


“Şirketinizde işten çabuk ayrılanlar olduğu gibi, şirketinizde mutlu olan ve daha makul sürelerle çalışan insanlar da var. Eğer onların değerlerini kalitatif ve kantitatif olarak tespit edersek, işe alacağınız kişiler ile benzeri değerleri yakaladığımızda zaten baştan işe alacağınız kişiler hem daha mutlu olacaklardır hem de şirketinizde daha uzun süre kalacaklardır.”


Sonrasında şirkette mutlu olanlar ve daha makul sürelerle çalışanların değerlerini tespit ederek uygulamaya geçti ve şirket oldukça güzel sonuçlar elde edebildi. Böylece yetkinlik değerlemelerin yanına aynı zamanda insanın gerçek mutluluğunu ve dolayısıyla performansını etkileyen konulara odaklanabilmiş olduk.


Sonrasında bu çalışmayı çok daha genişleterek 13-19 yaş arasında olan çocukların hangi mesleklerde daha mutlu olacağını belirlemek için kullanmaya karar verdik. Tabi proje yaklaşık 2 yılımızı aldı. İzotomi projesi, 60 meslek grubundan 1700’ün üzerinde kişiye uygulandı. Anket, içeriği itibariyle kişilerin hem mevcut mesleklerinden mutlu olup olmadıklarını hem de kişisel değerlerini belirleyen bir yapıda… Özellikle 30 yaşın üzerinde olan ve meslek gruplarında yer alan ankete katılan kişilerin cevapları özetlenerek akademik yapı içerisinde değerlendirildi. Ve şimdilerde bu proje ile ilgili de harika sonuçlar aldığımızı görüyorum. Ebeveynlerin vermiş olduğu geri bildirimlerde bizi sevindirmeye devam ediyor.


Aynısı şirketler için de geçerli, işe alımda yetkinlikler yanında mutlaka değerlere odaklanın. İster ergen çocuğunuz olsun ister personeliniz olsun, birinin daha anlitik olması daha mutlu bir mühendis olacağını göstermiyor. Analitik olan ama harika ve aynı zamanda mutlu bir şair olabilecek birini görmeyi mutsuz ama başarılı bir mühendis görmeye tercih ederim.


Merak ederseniz projeye de bir göz atabilirsiniz.


Kaynak: www.izotomi.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber