Bu haber kez okundu.

En iyi öğretmen kim?

Adı bende mahfuz bir öğretmen okurumuz haberi gecikerek de olsa okumuş ve üzülmüş: 

"24 Kasım'da yayımladığınız haberi bugün (29 Kasım 2014) gördüm ve daha başlığı okurken çok üzüldüm. Türkiye'nin 10 öğretmeni demeniz diğer 71 ile haksızlık olmuş. 81 ilden gelen tüm öğretmenlerin birbirinden güzel çalışmaları var. Benim 10 kitabım, Türkiye derecelerim, 15'i Avrupa Birliği için olmak üzere hazırladığım 20'den fazla proje var. Benim de piyasada okul öncesi yararına oyuncaklarım var. Bunlardan haberiniz var mı? Tabii ki yok. Benim gibi diğer illerden gelen tüm öğretmenlerin hepsinin inanılmaz çalışmaları var. Ama siz 10 öğretmen demekle hepimize haksızlık ettiniz." 

Şöyle devam ediyor öğretmenimiz: "Başlığınız da yanlış. En iyi öğretmenlere değil, mesleğinde farkındalık yaratan öğretmenlere verilen bir paye bu." 

 

Listeyi kim yaptı? 

Okurumuzun şikayetini muhabirimizle paylaşıp yanıtını sordum. Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğü tarafından 24 Kasım Öğretmenler Günü'ne dikkat çekmek amacıyla beş yıldır yürütülen bir proje imiş bu. 81 ilden en az birer öğretmen 'mesleğinde farkındalık yaratma' konseptinde seçiliyor ve Ankara'da yapılan törenlere davet ediliyormuş. Bu yıl, geçtiğimiz yıllardan farklı olarak, tam 204 öğretmen bu listede yer almış. Peki Sabah neden sadece 10 öğretmenimizin hikayesine yer verip kalan 194 kişiyi dışarıda bıraktı. Muhabirimizin yanıtı şöyle: 

"Bakanlık haber yapmak isteyen basın kuruluşlarına 10'ar kişilik öğretmen listeleri veriyor. Bu kişileri maalesef biz seçmiyoruz, bakanlık seçiyor. Biz de tek tek öğretmenlerimizi arayıp hikayelerini dinliyoruz. Diğer gazetelerde de farklı öğretmenlerimizin hikayeleri yayımlandı."

Konuyla ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı'nın görüşüne başvurdum. Bakanlık basın müşaviri Abdülkadir Özkan '10 öğretmenlik listeyi kendilerinin belirleyip 'ajans'la paylaştığını' belirtti. Buna gerekçe olarak da '204 öğretmenin hepsiyle birden söyleşi yapmanın imkansız olmasını' gösterdi; 'basın mensuplarının işini kolaylaştırmak için bu yola başvurduklarını' belirtti.

"10'ar kişilik farklı listeler söz konusu değil, bir tane liste var" diyen Özkan şöyle devam etti: "204 öğretmen farklı nitelikleri nedeniyle seçildi. Bizim için hepsi birbirinden değerli."

Listeyi yaparken neye öncelik verdiklerini sordum. "Bu, temsili bir liste. Gazeteci arkadaşlara yardımcı olmak istedik. 204 kişiyi temsilen 10 kişiyi örnek gösterdik. 'Yılın en iyi 10 öğretmeni bunlardır' demedik. Bazılarını ön plana çıkarıp diğerlerini yok saymak gibi bir düşüncemiz olmadı." 

Görüldüğü üzere bu seçimi Sabah gazetesi değil Bakanlık yapmış.

Bu durumda okurumuzun şikayetinin ilk kısmının muhatabı da bakanlık oluyor. Yine de haberin hiçbir yerinde 204 sayısının geçmemesi bir eksikliktir. Burada şunu belirtmek zorundayım: Niyet ne kadar iyi ve konu ne kadar masum olursa olsun doğru olan bütün veri ve bilgilerin şeffaflık ilkesi çerçevesinde paylaşılması; inceleme, ayıklama ve işleme fonksiyonunun gazetecilere terkedilmesidir. Kamu, paylaştırıcı değil paylaşımcı bir rol üstlenmelidir. Aksi takdirde bu tür hayal kırıklıkları, üzüntüler ve mağduriyetler ortaya çıkabilir. 

 

Farkındalık meselesi 

Gelelim başlığa... Nasıl oldu da 'yılın farkındalık yaratan öğretmenleri', 'yılın en iyi 10 öğretmeni'ne dönüştü?

Safure Cantürk başlık konusunda okurumuza hak veriyor: 

"Geçmiş yıllarda sadece 'İşte Yılın 10 Öğretmeni' başlığı tercih edilirken bu yıl editör 'Yılın En İyi 10 Öğretmeni' diyerek diğer öğretmenlerimize haksızlık yapmış. En iyi öğretmeni seçmek ne bize ne de bakanlığa düşer." 

Sayfa editörümüz Orhan Turan ile konuştum. Haberin kaynağında bu öğretmenlerin seçilmeleriyle ilgili kriterlerin sıralandığını ve bu kriterlerin 'farkındalık yaratmak'tan ibaret olmadığını belirtti. Yer darlığı nedeniyle bu kriterleri haberin içinde açıklayıp başlıkta özetleyici ve tanımlayıcı bir niteleme kullanmak gerektiğini söyledi. Yine de 'en iyi' yerine, 'örnek' gibi bir başka kelimenin kullanılmasının daha iyi olabileceğini kabul etti.

Farklı bir başlık atılması gerektiği hususuna katılıyorum. Neticede bazı öğretmenleri 'en iyi' diğerlerini 'daha az iyi' ya da 'kötü' olarak sınıflandırmak Sabah'a düşmez. Ek olarak ilk, en, tek gibi sıfatları kullanırken çok daha dikkatli olmamız gerektiğini düşünüyorum. Aksi takdirde hem haberimizin başlığı yanlış olur hem de hayal kırıklığına yol açar.

Sabah gazetesinin kendi seçici kurulunu oluşturup 800 bin öğretmeni taraması mümkün değilse, ki bu örnekte değil, haber kaynağının tanımlamasına istinat etmesi daha doğru olacaktır.

Devam edelim... 

"Öğrencilerini seven ve onları gerektiği biçimde yetiştiren öğretmenler en iyidir. Biz bütün öğretmenlerimizin böyle olduğuna inanıyoruz. Gönül isterdi ki 800 bin öğretmenimizin her birinin hikayesini duyurabilsek" diyen muhabirimiz haberin 'farkındalık yaratan öğretmenlerin hikayesini anlatarak öğretmenlik mesleğinin kamuoyundaki saygınlığını artırmak' amacı taşıdığını da belirtiyor.

Bu bir 'kamu yararı' mıdır, gazeteciliğin teşvik etmek, motive etmek gibi bir görevi var mıdır? Tartışılır.

Gazetecilik açısından tartışmasız olan şudur: Bütün listeler aynı zamanda hem içerici hem de dışlayıcıdır. Bir noktaya odaklanmak, diğer noktaların flulaşmasına neden olur. Bu yüzden başlık atarken ve spot yazarken sadece içeridekilerin değil dışarıdakilerin de durumlarını hesaba katmak, kılı kırk yarmak, çok hassas davranmak gerekir.

Bu vesileyle bütün öğretmenlerimizin günü kutlu olsun.

 

OKUR TEMSİLCİSİ - İBRAHİM ALTAY

SABAH

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
iyi öğretmen kim

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber