Bu haber kez okundu.

Eğitime ne zaman başlanmalı?

Çocuk ile anne arasında güvenli bir bağ kurulduğunda, öğrenmenin başlaması için uygun zemin de sağlanmış olur. 0-3 yaştaki çocuklarda en doğru öğrenme beş duyu yoluyla gerçekleşir. Dokunma, ağzına götürme ve koklama çocuğun dünya hakkındaki ilk bilgilerini edinmesi için en sık kullandığı yöntemler.


Televizyon, kitaplar, elektronik oyuncak ve eğitim setleriyse çocuğun algısının ötesinde, henüz gelişmemiş olan mantığın doğal ilerleyişini negatif etkileyen faktörler. Verdikleri erken, zamansız uyaranlar sebebiyle konuşma bozukluklarına, takıntı ve korkunun ortaya çıkmasına ve cinsel içerikle karşılaştıklarında psikolojik problemlere sebep olurlar.


Önemli bir bilgi daha! 0-3 yaş arası çocuklara renk, sayı, harf dahi öğretilmemeli, çünkü gelişme belli bir sırayı takip eder ve bu tip öğrenmeler üçüncü yaştan sonra başlatılmalı. 3 yaşa kadar kullanılması en faydalı öğrenme araçları, doğanın kendisi, annenin sevgi ile koruyuculuğu, sıcak ses tonu, dokunuşları, jest ve mimikleri. Üst üste konan kutuların yıkılması, karıştırılan eşyaların yer değiştirmesinde olduğu gibi ortamdaki değişimler. Bir başka deyişle, her kültürde mevcut olan ‘ce-e’ oyununda olduğu gibi sürpriz görüntülerdir. Annenin sesindeki çocuksu masalsı ninnimsi lisanın müzikalitesindeki sıcaklıktır.


Annenin verdiği eğitim

Anne hiçbir zaman öğretmenliğe soyunmamalı. Burada ne denmek istediğini en iyi öğretmen anneler anlayabilir. Sınıflarında çok sayıda çocuğa öğretmenlik yapabildikleri halde evde kendi çocuklarına evde öğretmenlik yapamazlar. Çünkü anne-çocuk ilişkisi ayrıdır.


Öğretmen otoriterdir. Oysa anne otoriter olmayı çabuk yitirir. Bunun en önemli nedeni de öğretmen olmaya erken soyunmasıdır. Kastettiğimiz öğretmenlik ‘a.b. c….’ öğretici öğretmek değildir. Anne çocuğunu daha ilk günden ‘mum’ gibi yapmaya soyunur. Bunun için kendi kafasındaki normlar gereği davranırsa onu istediği gibi şekillendirebileceğini sanır. Oysa şekillenmek ancak şekillenmeye müsait sistemleri olanlar için mümkün.


Doğaldır ki annenin gözden kaçırdığı çocuğun yaşa bağlı bazı sistemlere sahip olmadığı ve ayrıca kendi çocuğunun bazı sistemlerden yoksun olabileceğinin hesabını yapamamış olması. Böyle olunca anne işe her şeyi anlatarak açıklayarak kurallar koyarak yapabileceğini düşünerek le işe başlar. Emirler emirleri ‘yap’lar ‘yapmama’ları; ‘yapalım’lar ‘yapmayalım’ları peş peşe ve hem de ardı arkası gelmeden takip eder.


Muma çevirmeye kalkmayın!

Unutmayın, davranışları lisan belirleseydi 200 bin yıldır dünyada olan homo sapiens sapiens bunca nesildir aldığı öğütlerle bugün çoktan ‘mum’ haline olmuş olur biz annelere de iş kalmamış olurdu. Davranışlar tabir yerinde ise, ‘burun sürterek’ yani tecrübe ile kazanılır. Davranışların kazanılması tecrübe ile oluyor demekle davranışın bir süreç olduğu anlatılır.


Çocuğun davranışları, onun olumsuzlukları tecrübe etmesine fırsat tanımadan düzeltilmek isteniyorsa da öncelikle anlaşılması gerekenin istenen davranışın ortaya çıkarılması için de bir emek harcanması ve usulüne göre davranılmasının gereğini bilmek gerekir.


Kısacası; ‘Emrettim davranış ortaya çıkacak, rica ettim davranış ortaya çıkacak, öğüt verdim davranış ortaya çıkacak!’ bakışı bir başka deyişle tembelliği terk edilmeli!


Okul öncesi

Okul öncesi eğitim anne kucağında başlar. Ancak bu deyişte asla kalem kağıt yoktur. Özellikle 0-3 yaşta saniyede 30 milyon sinaps oluşturma yeteneği ile çocuk beyni olağanüstü bir kameradır. Buradaki kayıtların insan beynini zenginleştirecek biçimde tutulması huzurda mümkündür. Aksi halde kaygı varlığında bebek beyni iç organlara gönderdiği sinyallerle kayıt yapmaktan çok organizmayı kaç sisteminde hazır tutmaya harcadığı enerjiyle gelişmesini sürdüremez.


Kısacası okul öncesi eğitimden ne anlaşıldığı önemli. Huzursuzlukta bebek beyni gelişemez ve hatta gelişmişliği dahi geriler. Okul öncesi eğitimde bir başka önemli konu bebek beynine gelişmişliğinin dışında uyaran vermektir. Örneğin 0-6 yaşta soyut algı anlaşılamaz. Öğrenme kavram öğrenme şeklinde olmayıp asosiyatif yani peş peşe gelen uyaranlar arasında ilişki kurarak olur. Bu durumda bu dönemde çocuğa soyut algı ve kavramlar öğretiliyor olması sakıncalı. Oysa, öğretmenliğe soyunmuş anneler bu noktada sıklıkla ipin ucunu kaçırır. Üstelik 3-6 yaş çocuğunun soru sorarak çevreye adaptasyon dönemi de bu sırada görüldüğünden anne çocuk sordukça yanıtlamak arzusu ve şevkiyle soyut kavramları çocuk beynine yükler.


Somut algıyı ancak kavrayabilen çocuk beyninde soyut kavramlar genellikle kaygı ile kaydolur. Nitekim çocukların bunalmalarının patlama şeklinde ne zaman, nerede ortaya çıkacağı da bir noktadan sonra bilinemez, öngörülemez olur. Anneler de çocuklarıyla olan ilişkilerinin bu istenmeyen duruma nasıl geldiğini anlayamaz.


Eğitim yanlışları

Anne-çocuk ilişkisini en çok geren alanlardan bir eğitim. Anneler çocuklarının iyi bir eğitim almasını ister. Ancak unutulmamalıdır ki bir sınıfta başarılı öğrencilerin yüzdesi küçük bir oranı teşkil eder. Diğer öğrenciler de anne-baba kuzusudur. Maalesef birinciliğe oynayamazlar. Ders başarısına takılıp kalmak da ebeveyn açısından başka bir tembellik konusudur. Ders notlarıyla sınırlı bir bakış açısı yüzünden çocuğun gerçek kimliği sebil edilir. Çocukluk dönemi alt üst olur. Olmayacak kadar aşağılanır.


Herhalde eğitimin bu yüzünün kesinlikle bir revizyona ihtiyacı var. Nitekim bu konu henüz dünyanın ileri ülkelerinde henüz durulmamış tartışmaların hedefi olmayı sürdürür.


İkizler farklı sınıfa..

İkizlerin yuva ve anaokulunda aynı sınıfta olmaları birbirlerinden destek almaları bakımından yararlı olabilir. Çünkü bu sınıflarda henüz başarı ön planda değildir. Çocuklar daha çok aktif ve keyifli vakit geçirmek için bir aradadırlar. Ancak ilkokul ile birlikte akademik başarı ön plana çıkacağı için ikizlerin birbirlerinden olumsuz etkilenmemeleri için ayrı sınıflarda olmaları uygundur. Bu şekilde hem daha başarılı olan ikiz eşinin başarısı diğerini mutsuz etmemek için görmezden gelinmez ve hem de daha az başarılı olan ikiz eşinin başarısızlığı nedeniyle aşağılanmasına engel olunmuş olur.

 

Kaynak: Sözcü

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
eğitime zaman başlanmalı

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber