Bu haber kez okundu.

Eğitimde Kısır Döngü: Bugünkü Sorunlarımızın Kaynağı Dünkü Çözümlerimiz

PISA 2012 Sonuçları:

PISA sınavları bazı açılardan eleştirilse de iyi okul/kötü okul ayrımı yapmaksızın,  tüm ülkenin eğitim niteliğinin uluslararası ölçekte ne düzeyde olduğunu göstermesi açısından çok önemli. PISA sonuçları bize eğitimde kalitenin birkaç başarılı okulla sağlanamayacağını, eşitsizliğin eğitimin önünde çok büyük bir engel olduğunu gösterdi.

PISA 2012 sonuçlarına göre “başarılı”  sayılan ülkelere baktığımızda her birinin birbirinden çok farklı yöntemler  uyguladığına şahit oluyoruz. Başarılı olan ülkelerin ortak özelliği ciddi eğitim reformları yapmış olmaları ve eğitimde sağladıkları istikrar. Bu durum eğitimde ne yaptığının değil, nasıl yaptığının önemli önemli olduğunu gösteriyor. PISA sonuçlarının gösterdiği bir başka şey de; Türkiye gibi süreklilikten uzak eğitim stratejisi oluşturamamış ülkelerin başarısızlığa mahkum olduğu.

Türkiye bir eğitim reformu tasarlamalı ve bu reformun gereklerini istikarlı bir şekilde yerine getirebilmelidir. Ne yazık ki, Türkiye’deki eğitime dair ana sorunlar, tali konulardaki tartışmaların gölgesinde kalıyor. İyi düşünülmeden devreye alınan bu tali sorunlara tali çözümler, tüm eğitim sistemini daha da sıkıntıya sokuyor.

Özel Okullarda Öğrencilere Sağlanan Teşvik:

Şu anda Türkiye’de özel okul sayısında ciddi bir artış yaşanıyor. Ancak özel okula giden öğrenci sayısında beklendiği kadar yüksek bir artış yaşanmıyor. Bunun en önemli sebebi, özel okul ücretlerinin ülkenin ekonomik düzeyine göre erişilebilir olmaması.

özel okullara teşvikÖzel okullar en üst gelir grubunu hedefliyor. Özel okul sayısındaki artışa rağmen, üst gelir grubunda önemli bir artış yaşanmadığı için özel okula giden öğrenci sayısında da ciddi bir artış yaşanmıyor. Özel okullarda kapasite kullanım oranları çok az sayıdaki okul dışında %50 civarında. Uzun süredir gündemde olan özel okullara devam edecek olan öğrencilere teşvik sağlanması uygulaması bu yıl devreye sokuldu ve ilk başvuruda istenilen düzeyde başvuru sağlanamamasına karşılık ikinci başvuru ile 168.000 civarında öğrenci destekten yararlandı. Başka nedenlerle birlikte öğrenci sayısında yaşanan %15 artışta öğrenci teşviğinin etkisi yadsınamaz. Sağlanan özel okul teşviği, gündeminde özel okul olmayan orta gelir grubundaki ailelerinde bu olasılık üzerinde düşünmelerine sebep oldu. Özel okullar da özel okulla ilk defa tanışan bu veli grubunun talebine göre fiyatlarını yeniden değerlendirmek zorunda kaldılar. Ailelerin koşullarını yukarı özel okulların da aşağı doğru zorlaması ile Özel Okul fiyatları 9 -12 bin TL aralığında ulaşılabilir fiyatlara geriledi.

Özel okullara sağlanan teşvik, devletin de yüzünü özelden okula çevirdiğinin önemli göstergelerinden biri oldu. Şu anda Türkiye’deki okulların %4,2’si özel okul. Devlet’in 2020 yılında özel okullaşma oranını %15’e çıkarma hedefi düşünüldüğünde bu teşviklerin artacağını bekleyebiliriz.

7000 Müdürün görevden alınması:

Milli Eğitim Bakanlığı bu yıl okulda dördüncü yılını tamamlayan tüm okul müdürlerinin görevine son verdi.

Eğitim sistemimizde eğitim yöneticilerinin niteliği ve aynı okuldaki görev süreleri her zaman tartışılan bir sorundu.

Ancak devletin bu sorunu, plansızca, çözme biçimi Türkiye genelindeki çoğu okulun aralık ortasına kadar yöneticisiz kalmasına neden oldu. Pek çok okulda kağıt üzerinde bir müdür vardı ama bu müdür okul içinde değildi. Bu yüzden okullarda en temel idari konular bile çözümsüz kaldı.

Görevden alınan müdürlerin yerlerine atanan okul müdürleri herhangi bir sınavdan geçirilmeden ve tartışmalı bir mülakat sonrasında atandılar ve okulun iklimini anlamalarını sağlayacak bir hazırlık dönemi yaşamadan göreve başladılar. Sonuçta bu hem okul hem de yöneticiler açısından çeşitli sorunlara gebe sağlıksız bir başlangıç oldu.

Bu süreçte yaşanan bir başka ciddi sorun da, görevden alınan ve yıllarını yöneticilik kademesinde geçirmiş okul müdürlerinin hiçbir uyum programından geçmeden, duygusal olarak buna ne kadar hazır oldukları değerlendirilmeden tekrar öğretmenlik yapmak üzere sınıflara gönderilmesiydi.

Okul müdürlerinin belirli bir görev süresi dahilinde görev yerinin değiştirilmesi okullar arasındaki eşitliğin sağlanması açısından doğru bir düşünceydi. Ama bir strateji gözetilmeden alelacele yapılan bu uygulama, mevcut olumsuzluğun başka bir olumsuzlukla yer değiştirmesine sebep oldu.


EĞİTİMPEDİA

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber