Bu haber kez okundu.

Eğitim ve Yabancılaşma


Bir ülkenin eğitim politikası aylarla ve ya yıllarla tabir edilmez aslında, devletin dibinde bi yerde olması gereken kara kitap gibi eğitim; ülkenin geçmişi ve geçmişide potansiyelin içinde sayarsak potansiyelidir. Türkiye gibi 5000 yıllık birikim ve potansiyele sahip bir milletin öyle genel geçer bir eğitim politikası olmaz. Olmaz dediğime bakmayın şöyle yalancıktan bir millet ve devletten farkımız yok aslında. Bunu tarih kitaplarına bakarak yadsımak ve şaşkınlığa uğramak kabildir. Velev ki eğitim politikalarımıza bakmadığımız takdirde.. Bizim gibi balık beyinli olması için sürekli yapay gündemcikler oluşturularak samanlıkta iğne aratılan ülkenin fertleri için durum vahim kelimesinin ifade ettiği ağırlığı bile aratacak derecededir.
Bugün Türkiye'de lise öğrencisi olmuş öğrenciler arasında daha çarpım tablosunu bilmeyenler mi ararsınız, 4 halifeyi bilmyeni mi ararsınız, Harzemşah'ı bilmeyeni mi arasınız. Aramayın milyonlarcası gözünüzün önünde, ama hiç kimsenin aklına gelmez bunları sormak çünki birazdan Acun Ilıcalı'nın yıldız adayları nasılsa sahneye çıkacaklar ve bunlar sizin aklınıza gelmeyecek.

Eğitimin psikolojik ve bilimsel temelleri bir iktidar döneminde beş kere değiştirilerek insanlık tarihi için yüz kızartıcı böyle bir rekorada sahibiz ama bunları tartışmak kimsenin aklına gelmez. özgürlük vadedilerek ve özgürlük havarisi pozuyla kılık kıyafet serbestisi getirip çağ atlattık ülkeye diyenleri çok duyacaksınız.
Kılık kıyafet serbestisinin getirisi ve götürüsünden önce o kadar tartışılacak konu varken bu bile siyasi fayda kaygısıyla ekranlarda tutturuştu.
Kimileri öğrencilerin aileleri arasında ki gelir dağlımı adaletsizliğinden doğan yaşam tarzı ve kıyafet yarışmasının eziciliğindne bahsederken, kimileri kendilerini ifade edebilen, kendi tarzlarını oluşturabilen bir gençliğin oluşmasına vurgu yapıyorlar. Elbette ki bu ki faktör de önemli fakat boyut analizi yapıldığında birbirlerini sadeleştirebilecek bir terazide tartılamazlar. her ikisi de doğrudur fakat yeterli değildir. Eğitim, özellikle de milli eğiitim bir millettin tarihinden, kültüründen kopuk olmaz. Eğer siz batılılaşma ve özgürlük adı altına bu milli teamülleri dikkate almazsanız Justin Bieber'le fotoğraf çektirmek için 4000 avro para vererek fotoğraf çektiren gençler yetiştirirsiniz. 
Kılık kıyafet konusunda ülkemizin Aliyyül ala aydınları tarafında bahsedilmeyen bir görüşü haddim olmadan ve onların dışardan ayarlı beyinlerini muhatap olmadan naçizane belirtmek istiyorum.
Bizler doğu medeniyetinin bir parçası olan İslam-Türk kültürünün yabancılaşmış ve yabancılaşmayı ilke kabul etmiş olan AngloTürk-islam bir topluluğuz. Böyle olsa da köklerimize bazı şeyleri danışmamız gerekir. Eski yunan'nın felsefe okulları gibi bizim kültürümüzünde dini-milli okul anlayışları vardır. Mesela Nakşibendi mektebi bugün belkide yeryüzünde ki en büyük eğitim okuludur. Bunun gibi bir çok usuller, ve ekoller hayli fazla ve devamlıdır.
Eğitim Çin'de bile olsa gidip alınız diyen bir peygambere tabiiyiz. Ve İslamiyeti bir ömür süren dini bir eğitim olarak kabul ederiz. Burda konumuzla alakalı olarak dini bir terbiye olan hac ibadetini mercek altına almamız konuya yakınsamamızın esasını teşkil ediyor. Maddi bir takım yetkinliklere sahip olan müslümanlar, disiplinli (eğitim) bir şekilde ibadetlerini ifa ederler. Yaşları, konumları ve maddi durumları kritik bir üst seviye de bulunan bu müslümanlara ibadet için bir kılık kıyafet serbestisi söz konusu değildir. Dikkat ediniz yaşları, konumları ve maddi durumları etkin olan binlerce müslüman bir kıyafet disiplinine tabi tutulurlar. Tabii ki dinler ve ibadet şekilleri sorgulanamazlar bu onların Dogma olma haklarındandır. Bizler kıblesi kabe olan yarım yamalak müslümanlar olsakda bu dünyaya bir şekilde Kabe'den bakmak zorundayız. Fransa'nın, Amerikanın, ve sair sözde gelişmiş devletlerde okuyup eğitim görüp, onları benimseyip veya onların mandasında inşirah bulacaklarını düşünen kendi özüne yabancılaşmış insanların Milli eğitime Kabe'den bakmaları pek mümkün değil. Hatta siyasal islam olarak ifade edilen zümrelerin bile bugün Dünyaya ABD'den ve diğer sair küresel hegemon güçlerden baktığı ortadır. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz diyen atalar konuyu çok güzel betimlemişler ruhlarına rahmet olsun.

Konuyu dağıtmadan toparlayacak olursak eğitimde kılık kıyafet serbestisinin belirttiğim farklı yönden irdeleleyerek ulaştığım sonuç çok basit ve de nettir:


Eğer Kabeniz ABD ise, Eğer Kabeniz sair hegemon güçler ise buyrun kıyafet serbesitisi uygulayın. Şayet Kabeniz Mekkede ise bi zahmet saçmalamaktan vazgeçin...

 

Uğur Çetin

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
eğitim yabancılaşma

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber