Bu haber kez okundu.

Eğitim mi? Terbiye Mi?

Eğitim ile ilgili tanımlara sözlükten bir bakalım;1-Toplumun kültürünün, yani değer yargıları ile bilgi ve beceri birikiminin yeni kuşaklara aktarılması süreci; bu sürecin okul benzeri kurumlarda gerçekleştirilmesi faaliyeti. 2- Kişinin kendisini bir bütün olarak gerçekleştirmesine, insan varlığının bütün gizil güçlerini hayata geçirmesine imkan veren süreç. Kişinin, insanlığın özellikle tinsel mirasını özümsemesi yoluyla, toplum değerlerine ve kabul görmüş yaşam tarzlarına sağlıklı bir biçimde intibakını temin eden süreç.3- Daha özel olarak da, kişinin belli bir alanda iyi yetişmesini veya onun belli bir yetisi ya da melekesinin birtakım araç ya da yöntemlerle gelişmesini sağlayan etkinlik.


İnsanın gündeminden hiç düşmeyen bir konu;eğitim.Hemen herkesin ağzında“Eğitim şart,eğitim olmazsa olmaz.Bütün bu olanların çözümü eğitimde. ”Peki nedir bu kadar önemli ve bu kadar karmaşık olan eğitim? Davranışçı psikolojiye göre eğitim, kişide öğrenme yaşantıları yoluyla istendik davranış değişikleri oluşturma sürecidir.Yapılandırmacı yaklaşıma göre ise, eğitim, yaşantılar yoluyla, deneyimleyerek , gözlemleyerek, deneme-yanılma yoluyla, kendi bilişsel şemalarını yapılandırma sürecidir.

 

2005 yılına kadar hemen hepimizin eğitim modeli davranışçı ekoldü.Davranışların eğitimde esas alınmasına yapılandırmacı modelle son verdik.Bu modeli anlamakta hala çoğumuzun tereddütleri var.Fakat süreç devam ediyor ve bizler değişiklilerden etkileniyoruz.Halbuki esas olan insanlığın ortak değerlerinin yeni kuşaklara sağlıklı aktarımını sağlamaktır.

 

Eğitim insan doğduğunda başlar ve ömür boyu sürer. Bebeklere, anne karnında müzik dinletme ve hikaye okuma eğilimlerini de hesaba katarsak, eğitim doğmadan önce başlar da diyebiliriz. Kimileri için, hayatın zaferleri ve yenilgileri geleneksel eğitimden daha önemlidir. (Mark Twain:”Okulun eğitimime müdahale etmesine asla izin vermem.“) Yaşama bakış açısının ve davranış biçimlerinin şekillenmesinde ilk ve en önemli adımı ailesel eğitim oluşturur.

 

Geçmişte eğitim bir aile ferdinden diğerine geçerken (anne kızına yemek pişirmeyi, baba oğluna avlanmayı öğretirdi.), ilk kez Sümerliler  döneminde, okuma ve yazmanın temel alındığı günümüzün geleneksel eğitimi şekillenmeye başlamıştır. Bir konuda uzman olmak isteyenler ya aile bireylerinden eğitim alır, ya da bir uzmanın yanında önce çaylaklık (staj), ardından asistanlık (kalfalık) dönemi geçirirlerdi. Uzman olduktan sonra ise yeni çaylaklara ve asistanlara uzmanlıklarının sırlarını öğretirlerdi.

 

Terbiye ise görgü, eğitim anlamına gelir.Terbiye; yemekleri soğan, salça, baharatla birlikte bekletme, demlendirme, tadını güzelleştirme anlamına da gelir.Büyüklerin istediği gibi olunca “ne kadar terbiyeli çocuk” derler.Oysaki çocuk, ana baba elinde bir emanettir. Çocukların temiz kalpleri kıymetli bir cevher olup, mum gibi, her şekli alabilir. Küçük iken, hiçbir şekle girmemiştir. Temiz bir toprak gibidir. Temiz toprağa hangi tohum ekilirse, onun mahsulü alınır. Onun için Ağaç yaşken eğilir demişlerdir. Bunun gibi çocuk da neye meylettirilirse, oraya yönelir. Eğer hayrı âdet eder, öğrenirse hayır üzerine büyür.İyi bir terbiye en büyük mirastır.

 

“Adam gibi adam olmak” iyi eğitim değil, iyi terbiye almaya bağlıdır.Hani meşhur bir hikaye vardır. Bir baba, çocuğunu yetiştirirken ona hep “oğlum sen bu gidişle adam olamazsın” der. Halbuki çocuk çok başarılıdır ve eğitim sürecini başarı ile tamamlamıştır. Başarılarından dolayı bir şehre vali olarak atanır. Atandığı makamın koltuğuna otururken, babasının “oğlum sen adam olamazsın” sözleri kulaklarında çınlar. Babasının bu sözünün ne kadar yanlış olduğunu göstermek için, emrindeki birkaç kişiye babasının adresini verir ve onu valilik makamına çağırtır. Babası, bir süre sonra makama gelir. Valilik makamında oturan dünkü çocuk, babasına seslenir “baba hani ben adam olamazdım. Bak koca bir vali oldum. Gördün mü?” der. Baba acı acı tebessümle oğluna bakar, “oğlum ben sana ‘vali olamazsın’ demiyordum ki. Ben sana ‘adam olamazsın’ demiştim. Eğer adam olabilmiş olsaydın, babanı ayağına çağırtmaz, bir vefa borcu olarak kendin benim yanına gelirdin” der ve ilave eder, “Oğlum sen vali olmuşsun, ama adam olamamışsın!”…

 

Eğitimli veya terbiyeli kişiyi tarif edecek olsak herhalde KONFÜÇYÜS ‘ün“Olgun insan güzel söz söylemesini bilen insan değil, söylediğini yapan ve yapabildiğini söyleyen insandır.” Tarifine çıkarız.Kendimizle ilgili bir eleştiri de mangalda kül bırakmazken,başkalarını eleştirme konusunda elimize kimse su dökemez.Eğitim ölçer veya terbiye ölçer daha icat edilmedi.Lakin konuşmaktan vazgeçemediğimiz,yaşantımızda sürekli var olan konu.Eğitim mi?Terbiye mi? Kararı siz verin.

 

kaynak:([email protected])

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber