Bu haber kez okundu.

EĞİTİM KALİTEMİZ



“Şubatta atama isteyenler alan sınavına girmekten korkuyorlar. Size soruyorum, siz çocuğunuzun alanında daha donanımlı bir öğretmen tarafından eğitim görmesini istemez misiniz?” demişti, Ömer DİNÇER… Alan sınavıyla yükselttiğimiz eğitim kalitesi bize yetmedi ve tam 42 bin sınıf öğretmenini, -nasıl olsa siz tüm bölümlerin üstesinden gelirsiniz- diyerek tüm branşlara yaydık. Böylece eğitim kalitesini daha da arttırmış olduk…

Öğretmenler, zam isteyince “HALİNİZE ŞÜKREDİN, ASGARİ ÜCRETLE ÇALIŞANLAR VAR” dedik, “ÖĞRETMENLER KAÇ SAAT ÇALIŞIYOR Kİ ZATEN” dedik ve öğretmenin bu mesleği kazanmak için zamanında bol bol çile çekerken, şu an asgari ücretle çalışanların ise zamanında gününü gün ettiklerini ve öğretmenin sadece okul içerisindeki ders saatleri arasında emek vermediğini göremedik... Aynı mantığı da hiçbir mesleğe uygulamayarak eğitim kalitesini kat kat daha arttırmış olduk…

Kpss’de eğitim kalitesini arttırmak için vitamini sorduk, Ermeni soykırımını kabul ettği için 2006’da Nobel Barış Ödülü’ne layık görülen Orhan PAMUK’un ödülü aldığı an yapmış olduğu konuşmasının adını sorduk. Yetmedi, güncel sorular içerisinde evrendeki en küçük dünyayı sorduk; anlamakta zorluk çektiğimiz soy bağını sorduk… Böylece “EMEĞİNİZİ DE GÜVENCEMİZ ALTINA ALDIK.” Sonra baktık ki eğitim kalitemiz arttıkça artıyor…

“Öğretmenler üniversiteden mezun olunca Kpss’de alanlarıyla ölçülmüyor, öğrencilere anlatmayacakları diğer bölümlerle sürekli ölçülüyor.” Dediler, biz de bunu dikkate aldık Kpss’ye %50’lik Alan sınavını ekledik. Bu kadar önemli bir sınavı da sınava 3, 4 ay kala getirdik. 50 soruluk sınav için de “3 tane” örnek soru yayınladık, onlar zeki insanlardır, bu üç soruyu 50 soruya genellerler diye düşündük. Sınav sonuçlarına baktığımızda ise eğitim kalitesinin tavan yapmış olduğunu gördük…

Sınav hayatımızın her alanında dedik, e o zaman 6. Ve 7. Sınıflara neden sınav koymuyoruz dedik ve onlara da SBS yaptık… Yaptık; ama o da istediğimiz gibi olmayınca “denedik olmadı” dedik ve ikinci kademedeki tüm sınavları kaldırdık. Ee peki deneme tahtası olan o öğrencilere ne oldu? Onların da eğitim kalitesini yükseltmiş olduk…

Öğrenim özrü ile öğretmenlerimiz yüksek lisans yapıp kariyer yapıyorlardı. Sonra duyduk ki öğretmen camiası içerisinde birkaç kişi bu kariyer yapmayı tayinde puan toplamak için yapıyormuş, e kaçar mı bizden. Tuttuk bu durumu tüm öğretmen camiasına mal ettik ve öğrenim özrünü tümden kaldırdık. Eğitim kalitesine ne mi oldu? Artıyor o artıyor…

5+3+4 göze hoş görünmüyor dedik ve dört dörtlük bir eğitim için 4+4+4’ü getirdik. Bu sistemi getirirken de ne öğretmenlere danıştık ne de gerekli alt yapıyı oluşturduk. Norm fazlası olacak binlerce sınıf öğretmenini düşünmeden de yaptık, oldu… Eğitim kalitesi de istediğimiz gibi oldu…

Taban maaşları düşük olduğu için öğretmenler doğal olarak emekli olmaktan korkuyorlardıi biz de taban aylığına ‘gerekli’ zamı yapmadık ve baktık geleneksel eğitim anlayışıyla yetişmiş 55-65 yaş arası öğretmenlerimiz eğitim kalitesini arttırmada öncü olmuşlar…

Baktık elimizde atanmayı bekleyen öğretmenler çok “bütçemiz yetersiz” dedik, onları atama yerine 800-900 tl ücretle ÜCRETLİ KÖLELİĞE mecbur bıraktık… Sonra bir baktık ki eğitim kalitesi o kadar fırlamış ki OECD raporlarında birinciliğe oynuyoruz…

Sonra ne mi oldu? Eğitim kalitesi yandı, bitti, kül oldu…

[ Tayfun BAŞDEMİR – 08.08.2013 ]

Haber Kaynağı: 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
eğitim kalitemiz

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber