Bu haber kez okundu.

EĞİTİM HAYATINDA ANNENİN ROLÜ

Özellikle bir de çalışan bir anne ise bu durum daha zor bir hal almaktadır. Unutulmamalıdır ki çocuğun okuldaki başarısı akademik hayatı için önemlidir. Çocuğun ilk ve orta öğretim süreçlerindeki başarısı sonucunda başvurabilecekleri liseler belirlenecek ve lise hayatlarındaki başarıları da seçecekleri mesleği ve üniversiteyi belirleyecektir. Süreç tamamen bir domino taşları üzerine oluşmuş bir şekilde ilerlemektedir. Bu nedenle bu yazımızda annelerimize özellikle çalışan annelerimize ithafen hazırlanmıştır ve onlar üzerine yapılan bir araştırma değerlendirmesidir.

“GERÇEK EĞİTİM, KENDİNDEN EN İYİYİ VERMEKTEN GEÇER.” M. Gandhi

Annenin okula olan bakış açısı çocuğun okula olan bakış açısını tamamen etkileyeceğinden anne temel faktör olmaktadır. Bu nedenle öncelikle anne okulu sevmeli ve çocuğuna bu bilinci aktarabilmelidir. Bunların yanı sıra bir çocuğun eğitim hayatında zamanının iyi kontrol edilmesi, organizasyon, öncelikli ihtiyaçlarının belirlenmesi, konsantrasyon ve motivasyonlarının belirlenmesi gerekmektedir. Böylece çocuğun okul başarısının ilk adımı atılmış olunacaktır. Kendine güvenen anne etkilidir. En önemli etkenlerden birisi de annelerin özellikle kendilerine çocuklarına yardım etmek ile ilgili güvensizliklerini kaldırmaları gerekmektedir. Çocukluğunda eğitim kariyerinde olumsuzluk yaşamış bir anne genellikle çocuğunun akademik programı ile ya daha az ilgilenir ya da kendisinin yardım edemeyeceğini düşünerek kendini bu durumdan uzaklaştırır. Bu durum zamanla annenin çocuğun öğretmenleriyle de iletişimi azaltmasına doğru ilerleyecektir ve sönme olayı yaşanacaktır. Kendi yaşadığı zorlukları çocuğun da yaşaması engellenmelidir.

“EĞİTİMİN KÖKLERİ ACI FAKAT MEYVESİ TATLIDIR.” Aristoteles

Her çocuğun eğitim hayatında ihtiyaçları farklıdır. Bu nedenle öncelikle sorun belirlenirken çocuğun değerlendirmeleri dinlenilmeli ve anne kendi gözlemleriyle de bunu birleştirmelidir. Yanı sıra çocuğun gelişimi de bireyler arasında farklı olacağı içinde sabırsızca davranmadan bu durumu göz önünde bulundurarak adım adım çözüme yönlenmelidir. 

“DURGUN SU SOLUCAN YETİŞTİRİR.” Anonim.

Zamanı iyi kullanmak önemlidir. Çocuk okuldan geldikten sonra genellikle ödevlerini erteler ve bu nedenle ya geç saatlere kadar ayakta kalır ve ya ertesi günü okuluna eksik ödevle gider. Bazı öğrencilerde ise inkâr vardır. Ödevinin olmadığını iletir okula gittiğinde de kopyalama dediğimiz olayı yaparak başka bir arkadaşının ödevini aynen defterine geçirir. Zamanla bu durum öğrencinin kolayına gelecektir ve süreç içinde bunu doğru davranış olarak kodlandıracaktır. Bir diğer kolayı tercih etme ise genelde anlamıyor ya da yapamıyor gibi davranarak ödevi anneye bırakıp kendini ikinci plana atmaktadır. Buda doğal olarak annenin ödevi durumuna düşmektedir. Bu durumda yapılması gereken öncelikle çocuğa kendi ödevlerini yapma bilinci aşılanmalıdır. Çocuğa yardım ederken çözüm ipuçlarını ileterek kendisinin yapması sağlanmalıdır. Günlük okul sonrası planlama yapılmalı ve eve gelen çocuğun o gün ki dersleri ile ilgili ödevleri bu planlanan zaman içerisinde tamamlanmalıdır. Daha sonraki aşamada ise çocuğun öğretmenleri tarafından belirlenen sınav tarihleri, proje ödev teslim tarihleri, performans görev tarihleri bir takvim üzerinde işaretlenerek bir çalışma takvimi hazırlanmalıdır. Çocuk bu tarihlere göre okula hazırlanmalı ve sınavlarına çalışmalıdır. Özellikle sınava son gün kalması beklenilmemeli ve çocuğa bu bilinç aşılanmalıdır. Yanı sıra öneli sınav tarihleri (LGS, LYS, TEOG… vs.) gibi tarihlerde belirlenmeli ve çocuğun programı da buna göre ayarlanmalıdır. Unutulmamalıdır ki başarıyı bu gibi sınavlarda çok fazla saatler çalışmaktan çok düzenli olarak çalışmak getirmektedir. Neticede yapılan bu sınavlar çocuğun eğitim hayatı süresinde görmüş olduğu konulardan farklı çıkmamaktadır.

“DÜNYAYI SELLER BASSA ÖRDEĞE VIZ GELİR” Atasözü

Kendine güvenen çocuk başarıya daha fazla yakın olur. Bu nedenle çocuğun kendine güvenmesi önemlidir. Okuldan gelen çocuğa anneler sormalıdır; “Bugün okulun nasıl geçti? Neler yaptın? İstediğin gibi bir gün geçirdin mi? … vs.” Bu tarz sorularla anne hem çocuğun gününü öğrenmiş olur hem de sorunları olup olmadığını. Çocukta bu sorular annenin ona verdiği değeri kanıtlar ve çocukta gününü anlatırken bir özgüven kazanır. Mesela öğretmeninden ya da arkadaşlarından övgü alan çocuk onu anlatırken daha bir özgüvenle anlatır. Başarısını kanıtlar. Eğer olumsuz bir durum yaşamışsa da bu durumu birlikte çözerek yalnız olmadığı hissini kazanmış olur.

“KİTAPLAR, ZAMANIN BÜYÜK DENİZİNDE DİKİLMİŞ DENZİ FENERİDİR.” Heryo

Kitap okumak çocuğun eğitiminde önemlidir. Bu nedenle çocukla birlikte kitap okumaya önem gösterilmelidir. Kitap okuyan çocukta sınavlarda dikkatsizlik, soru kaçırma, soruyu anlayamama, zamanı iyi değerlendirememe… vs. gibi problemleri de yaşaması engellenmiş olur. Ayrıca aileyle birlikte okunan kitap ilk etaptaki çocuklar için olumlu bir etki yarattığından dolayı çocuğun kitap okumayı sevmesi sağlanmış olur ve hayatına yaymakta sorun yaşamaz.
Çocuğun akademik hayatı için gördüğü eğitim sürecinde anne çocuğun beklentilerine ortak olmalıdır. Çocuğun ilk ve orta öğretiminin ardından lise sürecinde belirleyeceği eğitim kariyerinde kendi yerini belirlemesinde çocukla aktif bir alışveriş içerisinde olunmalıdır. Çocuğunuzun hayallerini öğrenerek ortak paydada onun için en iyisini birlikte belirlenmeli ya da istediği alanda çocuğa destek olunmalıdır. İlk ve orta öğretim sürecindeki çocuklarla ise bir başarı hedefi belirlenmeli ve bu durum için birlikte alış veriş içerisinde olunmalıdır. 

“SAĞLIKLI BİR BEDENDE EN GÜZEL UYUM GÖSTEREN SAĞLAM BİR KAFADIR.” Anonim

Çocuğun sağlığı bu süreçte çok önemlidir. İyi bir gece uykusu ardından kahvaltısını iyi yapan çocuk ile yapmayan çocuğun yapılan gözlemler üzerinde daha başarılı olduğu gözlemlenmiştir. Bu nedenle çocuğun mutlak ve mutlak surette kahvaltı yapması sağlanmalıdır. 
Çocuğun okul dışı aktivitelere sahip olması önemlidir. Bu aktiviteler takım çalışmasını çocuğa öğretir. Annelerin çocuklarına iyi olduğu aktiviteleri seçmelerinde izin vermeleri ve onları desteklemeleri gerekmektedir. Genellikle aileler kendilerinin belirlediği birden fazla aktiviteyi haftaya yayarak çocuğa dayatmaktadırlar. Piyano dersi, at binme, havuz, spor takımı, bale dersleri, tiyatro dersleri… vb. gibi konularda çocuk yönlendirilmemeli kendisinin belirlediği aktiviteyi yapması sağlanmalıdır. Daha ileriki yaş çocuklarına da çok fazla yasaklı kurallar getirilmemeli aktiviteleri belli konularda sınırlandırılmamalıdır. Çocukla zaman geçirilerek çocuğun düşünceleri öğrenilmelidir. Sıkıntıları var ise öğrenilmesinde yardımcı olacaktır.

Unutmayalım ki;
“HİÇ BİR ÇİÇEK EVLAT GİBİ KOKMAZ.” 
Sevgiyle esen kalın,

Ergin İMSAK
Eğitim Danışmanı

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber