Bu haber kez okundu.

Ebeveyn Olmalısınız, Öğrenci Değil!
 Bizler, hepimiz aklı başında insanlarız.

Gün boyu çalışıyor, bir dolu karmaşık işlerle uğraşıyoruz. Ve böylesi günlerin sonunda sadece eve gelmek ve çocuğumuzu ertesi günün projesinin başında çalışırken bulmak istiyoruz. Yapılması gereken ödev için tartışıyoruz ve türlü cezalarla onları tehdit ediyoruz. Ödev hakkında süregiden tartışmadan fazlaca yorgun düşüyoruz. Ödevi olduğunu söyleyip yardımda bulunurken yatağa gönderiyoruz. Sizce ailenin (belki de sizin de) sergilediği bu tutum, davranış doğru mu, yanlış mı?



Unutmayın ki sizler öncelikle bir düzenleyicisiniz ve bu da size kendiişlerinizle onların işlerini birbirinden ayırt etmeniz gerektiğini belirten başlıca durum olmalıdır. Her gün çocuklarımızla meşgul oluyoruz. Onların her yaptığını gözlemliyoruz. Yazdıklarını, okuduklarını biliyoruz. Nasıl bize benzer düşünceleri olduğunu biliyoruz.

Ancak farklılar!

Çocuk zaten aile olarak sizi siz yapan özelliklerin neler olduğunu ve biz senin bir uzantınız imajını fark ediyor. Bu yüzden bir sonraki ödeve başlamadan önce, ebeveynlere öğretmenler tarafından sunulan, ebeveynlerin çocuklarının işlerine yardımcı olmalarını sağlayacak, üzerine düşünülesi 6 öneriyi burada paylaşmakta fayda görüyorum:

El Yazısı Kullanın Ve Onlara Kullandırın.
Onların yazılarının nasıl olduğunu sizler kadar biz de biliyoruz. Bu yüzden, eğer siz temize geçmeyecekseniz, en azından onlara bilgileri kendi el yazılarıyla tekrar yazdırın.  Ödeve yardım amacıyla son dakikaya kadar başlarında beklemeniz ya da rahatlayıp dinlenmekten mahrum olmanız, ödev sürecini onlar için bir ceza olarak düşünülmesine yol açabilir.

HatalaraDa “Aferin” Deyin Çünkü Bu “Güvenilirlik” Anlamına Gelecektir.
Dilbilgisinde “gevşemek”. Gerçekten önemli bir kavramdır. Bir şeyleri salıvermek, kaderine terk etmek anlamında asla değildir.  En son ne zaman çocuğunun bir işini okudunuz? Emin olun ki çok uzun yıllar daha, örneğin dilbilgisi (özne, nesne, eşsesliler…), sizi meşgul edecek. Çocuklarımız ne kadar gelişme kaydetseler bile her zaman bir fazlası, daha iyisi olacak. Umut vadeden bozuk cümleleri düşünün… Kusurlu fakat berbat değiller. Sözdizimleri akranlarından hiç de geride değil. Öyle ya çocuğunuz bir Shakespeare olmak zorunda değil! Yeterince iyi olabilmesi için siz yazın, o yorumlasın. Yaratıcılığın ona yol göstersin, onu ezmesin!  Senin planlamanve onların düzenlemesi. Tam bir ekip çalışması!

Onların Kelime Hazinesini Kullanın, Kendinizinkini Değil!
Ödevler… Onlar yüksekokul seviyesinde görevler değil. Kendi kelime hazinenizle ne çocuğunuza ne biz Adsızöğretmenlerine baskı yapmayın! Sizler için iyi ama bizim için kötü bir durum bu. Büyüleyici bir kelime hazinesi, telaffuz ve her şeyiyle dört dörtlük düzenlemiş bir görev, bizi sadece daha kuşkulu yapar. Daha kötüsü ise, öğrencilerim adına söylüyorum ki büyük olasılıkla o görevi yapan size bağımlı yapar.

Materyallerle Çok Fazla Hırs Yapmayın!
Şimdi biz öğretmenler olarak biliyoruz ki;pastel boyalarla, renkli kalemlerle, elişi kağıtları ve yapışkanla uğraşmaya bayılıyorsunuz. Ama emin olun ki ihtiyacınız olan tek şey kalem ve kağıt, evet sadece çizgili bir kağıt. Projeler için renk, sadece bir ihtiyaçtır -çocuklar süper gözüken bir pano yapabilirler- ancak yoruldukları an her şeyi bırakacaklardır.

Kopya kağıtları? Kim kalkıp yürümek ister ki? Çizgili kağıtlar iyi olacaktır. Renk ekleme alışkanlığını durduramıyorsanız, keçeli kalem kullanmalarını sağlayın. Hiçbir öğrenci renkli kalem ya da pastel boyayla kafayı yemek istemez. Keçeli kalemler bugünlerde her yerde ve kolay ulaşılabilmekte.

Ayrıca üç boyutlu yazıcılara ve benzeri teknolojik aletlere de dikkat etmelisiniz. Pahalılık ve hırs eğer öğrenci istekleriyle eşleşmiyorsa parıltıyı sağlayan foya da ortaya çıkarabilir.

İsimlere ve Başlıklara Dikkat Edin!
Bu ödev kağıdı kimin?  İsimlerini tam yazmasanız hiçbir şey eksik olmaz. Sadece ilk isim yeterli olacaktır. Çünkü ona göre dünyada tek bir “Can” var, doğru mu? Sınıfı, numarası ve ödevin tarihi? Boş verin! Yaratıcı bir başlık, yeter de artar. Proje tam anlamıyla gerçekleşmese de bir başlık mutlaka gerekli bir öğedir.

Başlıklar için basit düşünün. Projenin konusu efsane ise mesela, sadece “Benim Efsanem” başlığını koyun. Ya da yazı Nelson Mandela üzerineyse?  “Nelson Mandela Üzerine Bir Yazı” şeklinde bir başlık koymak, size basit gelmesin.

Ebeveyn Olmalısınız, Öğrenci Değil!

Sınıfa Kendi Yaptığınız Ödevi Göndermeyin!
Okulun kapısından ellerinde kendi yaptıkları bir proje ya da ödevle girdiklerinde bu kendilerine özgü bir duruş sağlayacaktır.

Bulunduğumuz önerileri, verdiğimiz ipuçlarını uygulamaya geçirmek için bol vakte ihtiyacınız var. Projeyi tamamlamak için yılın tam dönüm noktasındasınız ve aklınıza parlak bir fikir geliyor. Lütfen aklınızda tutun, biz de oradayız. Muhtemelen çoğumuza şöyle davranıldı; anne ya da babamız bizim yerimize yaptı ödevlerimizi, projelerimizi. Dolayısıyla biz de çocuklarımızın yerine yapıyoruz ve çark böyle devam edip gidiyor. İyi niyetle de yapılsa, yardım amaçlı bu durum çocuklarımızı daha beceriksiz ve bizlere bağımlı hale getirecektir.

Öğretmenlerden tüm ebeveynlere sevgi ve takdirle… Savaşa devam etmek, iyi savaşçı olmanın temel gereğidir.

 

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber