Bu haber kez okundu.

Dünyada her 150 çocuktan biri Otizmli!

Otizm ile ilgili farkındalık oluşturmak ve otistik bireylerin sorunlarına çözüm bulmak amacıyla, 2 Nisan, Birleşmiş Milletler tarafından “Dünya Otizm Farkındalık Günü” olarak ilan edilmiştir.


Nisan ayı ise Dünya Otizm Farkındalık ayı…Bu çerçevede Nisan ayı boyunca tüm dünyada otizmle ilgili yapılan etkinlikler yoluyla, otizmli bireylerin toplumla bütünleşmelerini sağlamaya yönelik çalışmalar yapılmaktadır.


Otizm’in ne olduğunu çoğumuz bilmiyoruz oysa dünyada her 150 çocuktan biri Otizmli.


OTİZM NEDİR?


Otizm, doğuştan gelen, beynin ve sinir sisteminin farklı yapısından ya da işleyişinden kaynaklandığı kabul edilen karmaşık, nörolojik tabanlı bir bozukluktur. Başkalarıyla etkileşimde bulunmayı engelleyerek kişinin kendi iç dünyasıyla baş başa kalmasına yol açan Otizm, genellikle 3 yaştan önce ortaya çıkarak bireylerin sosyal iletişim, etkileşim ve davranışlarını olumsuz olarak etkilemektedir.


OTİZMİN NEDENLERİ NELERDİR?


Otizmin genetik tabanlı olduğu görüşü ile yapılan çalışmalarda bazı ipuçlarına rağmen, otizme neden olan genler henüz belirlenememiştir. Genetik faktörlerin çevresel koşullarla (yanlış beslenme, çevre kirliliği, kimyasal maddeler, yanlış ilaç kullanımı)tetiklenebileceği düşünülmektedir. Otizmin biyolojik nedenlerini anlayarak tedavisini geliştirmek üzere yürütülen yoğun bilimsel araştırmalardan henüz genellenmiş kesin sonuçlar alınmamıştır.


Otizmin çocuk yetiştirme özellikleriyle veya ailenin sosyo-ekonomik koşullarıyla ilişkisi yoktur, otizme her çeşit toplumda, ırkta ve ailede rastlanmaktadır. Otizm günümüzde en sık rastlanan gelişimsel bozukluklar arasında yer almaktadır.


Dünyada otizmi görülme sıklığı 150′de birdir, erkek çocuklarda görülme sıklığı kızlara nazaran 3-4 kat daha fazladır. Ülkemizde sağlıklı istatistikler olmamasına rağmen, 1/150 oranı ile yaklaşık 450.000 otizmli birey ile 0-14 yaş grubunda 125.000 civarında otizmli çocuk bulunmaktadır.


Otizm, sosyal ve iletişim alanlarında yaşam boyu süren güçlükleri tanımlaması nedeniyle, yaygın gelişimsel bozukluklar ana başlığı altında bulunur. Bu ana başlık altındaki diğer bozukluklar; Asperger Sendromu, çocukluk dezentegratif bozukluğu, Rett Sendromu ve Başka Türlü Adlandırılamayan Yaygın Gelişimsel Bozukluk’tur.


NE ZAMAN OTİZMDEN ŞÜPHELENMELİSİNİZ?


Dış görünümleri ile diğer çocuklardan farkı olmayan otizmli çocuklar; sosyal ilişkilerde güçlük, iletişim zorlukları ve ilgi-davranış takıntıları olarak gelişimdeki 3 temel alandaki davranış sorunları ile diğer çocuklardan ayrılırlar.


Eğer çocuğunuzda aşağıdaki özellikler varsa;

* Sizinle ve başkalarıyla göz kontağı kurmuyorsa,

* İsmi söylendiğinde veya çağrıldığında dönüp bakmıyorsa, söyleneni işitmiyor gibi davranıyorsa,

* Konuşmada yaşıtlarının gerisinde kalmışsa, başkaları ile söyleşiyi başlatma ya da sürdürmede belirgin bir bozukluğu varsa, basmakalıp, yineleyici (ekolali) ya da özel bir dil kullanarak garip konuşuyorsa veya konuşması hiç gelişmemişse,

* Gözleri sık sık bir şeye takılıp kalıyorsa,

* Anlamsız gülme veya ağlama krizleri varsa,

* Parmağıyla istediği şeyi işaret ederek göstermiyorsa,

*· Oyuncaklara amacına uygun oynamayı beceremiyorsa, yaşıtlarının oynadığı oyunlara ilgi göstermiyorsa,

* Ellerini kanat gibi çırpma, parmak uçlarında yürüme, kendi çevresinde veya eşyalar etrafında dönme, sallanma, çırpınma şeklinde garip ve yineleyici hareketleri (stereotipi) varsa,

* Bir şarkının bir bölümünü tekrar tekrar söylemek, dolapların kapaklarını sürekli olarak açıp kapatmak, ayak parmaklarının ucunda odanın bir ucundan öbür ucuna koşturmak, bazı eşyaları döndürmek veya sürekli sıraya dizmek gibi çeşitli ilgi ve davranış takıntıları varsa,

* Günlük yaşamındaki düzen değişimlere aşırı tepkiler veriyor ve uyum sağlayamıyorsa,

* Kendilerine ve çevrelerine yönelik zarar verici davranışlara sahipse,

vakit kaybetmeden doğru teşhis ve tanılama için Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı bulunan üniversite hastanelerine veya çocuk ruh hastalıkları uzmanı veya çocuk nöroloğu bulunan Sağlık Bakanlığı’na bağlı devlet hastanelerine başvurmanızı öneririz.


OTİZMİN TEDAVİSİ VAR MI?


Otizmin bugün için kabul edilen en önemli tedavi aracı, erken yaşta verilmeye başlanan yoğunlaştırılmış ve bireyselleştirilmiş özel eğitimdir. Bilimsel olarak erken yaştaki çocuk için kanıtlanmış yoğun eğitim süresi haftada bireysel ve grup eğitimi olarak 40 saattir. Erken teşhisle birlikte yoğun özel eğitimden yararlanan çocukların büyük ilerlemelerle göstererek, yarısına yakınının otizme özgü sorunlarının çoğundan uzaklaşarak, eğitim yaşamlarının geri kalanını genel eğitim düzeni içinde sürdürebilmeleri mümkündür.


ERKEN TEŞHİS VE ÖZEL EĞİTİMİN ÖNEMİ 


Otizm tanısı sadece konunun uzmanları tarafından konabilir. Günümüzde 12 aylıktan itibaren tanı konulabilmektedir, erken yaşta tanı konması özel eğitime de erken başlanması açısından önemlidir. Yaşamın ilk 5 yılı, beynin en hızlı gelişim gösterdiği dönemdir. Özellikle 5 yaşından önce alınan yoğun özel eğitim desteği ile otizmin belirtileri ortadan kaldırılıp davranışlar değiştirebilir.


Özel eğitim, ihtiyacı olan bireylerin eğitim ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için özel olarak yetiştirilmiş personel aracılığı ile uygulanan geliştirilmiş eğitim programları yardımıyla her otizmli çocuğun kendi özgü gereksinimlerine göre yürütülerek, çocuğa yaşına uygun beceriler ve toplumda kabul edilen davranışlar kazandırmayı hedefler.


Özel eğitim alan otizmli çocukların sosyal ilişkilerinin geliştiği, iletişim becerilerinin arttığı ve takıntılı davranışlarının azaldığı bilinmektedir. Özel eğitimin yoğun ve kesintisiz olarak, yılda 12 ay haftada 40 saat uygulanması için, uzman-eğitimci-aile üçgeninde bir ekip oluşturulması, ailelerin de eğitimciler ve uzmanlar tarafından çocuğa öğretilen becerileri evde de öğretmeye devam etmesi gerekmektedir.


Eğitim hakkı her çocuk için anayasal bir hak olmasına ve okulöncesi eğitim zorunlu olmasına rağmen, ülkemizde otizmli çocuklar için erken çocukluk (0-3 yaş)programı yoktur, okulöncesi (3-6yaş) dönemine yönelik eğitim programlarının da geliştirilmesi gerekmektedir.


Çocuğunuz bu yaş dönemlerinde ise, özel eğitimi için hiç vakit kaybetmeden özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine veya özel eğitim okullarından size yakın olan birine başvurmanızı ve çocuğunuza uzman yönlendirmesi ile eğitim aldırmaya başlamanızı tavsiye ederiz.


Özel eğitim maliyetlerinin bir kısmı, devlet tarafından karşılanmaktadır. Çocuğunuzun hiç vakit kaybetmeden eğitim alabilmesi için, teşhisin kesinleşmesini takiben eğitim alabilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı size en yakın Rehberlik ve Araştırma Merkezi’ne (RAM) başvurmanızı öneririz.


YALNIZ DEĞİLSİNİZ!


Çocuğunuzun otizmli olduğundan şüphe ediyorsanız veya yeni teşhis aldıysanız, otizm konusunda doğru bilgilenmeli ve otizmle yaşamın zorluklarını öğrenmelisiniz. Unutmayın ki, otizmin nedeni siz değilsiniz, ayrıca erken tanılama ve özel eğitim desteği ile otizmli çocuğunuz zamanla gelişim göstererek toplumda bağımsız bir birey olarak yerini alabilir.


Otizmle yaşamayı kabullenmek, anne-babalar için uzun, zorlu ve iniş-çıkışlı bir süreçtir. Ailede her birey bu süreci farklı yaşayarak, durumu anlamakta ve kabullenmekte sorunlar yaşayabilir. Siz de otizmli bir çocuk ebeveyni olarak önünüzdeki bu yeni hayat düzenine uyum sağlamakta zorlanırken, bir yandan da yakın çevrenizdekilerin durumu anlamaları ve kabul etmeleri için çaba harcamak zorunda kalabilirsiniz.


Bu süreçte ülkemizde otizmle ilgili çalışmalar yapan ve ağırlıklı olarak otizmden birincil derecede etkilenen aileler tarafından kurulan dernekler veya vakıflara katılarak destek ve bilgi alabilir, çalışmalara siz de katılarak otizm konusundaki bilgilendirmenin artmasını sağlayabilirsiniz.


UMUTLU OLUN, ÇOK ÇALIŞIN!


Erken yaşta tanı alarak, doğru yöntemlerle ve yoğun şekilde eğitim alan otizmli çocukların büyük çoğunluğu bireysel ihtiyaçlarını karşılar duruma gelmekte, okula gidebilmekte ve yaşıtlarının sahip oldukları becerileri edinerek toplumda yerlerini alabilmektedirler.

 

Kaynak: http://www.otizmplatformu.org

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber