Bu haber kez okundu.

Değişen Kuşakların Beklentisi: Yeni Bir Okul, Farklı Bir Öğretmen

Başta teknoloji olmak üzere, her alandaki inanılmaz gelişmeler insanı alabildiğine etkilemektedir. Bunun sonucu olarak yeni kuşakların algıları, duyguları, tutumları ve davraşları öncekilerden giderek farklılaşmaktadır. Bu farklılık onların eğitim beklentilerini de temelinden değiştirmiştir. Şimdiki çocuklar artık öncekiler gibi arkaya yaslanıp saatlerce öğretmenlerini dinlememekte, programların öngördüğü bilgileri ezberleyerek öğrenmeye isyan etmektedir. Çocuklarımızın bu tutumu bilimselliğin gereğidir ve insanlık adına çok olumlu bir gelişmedir. Ancak eğitim bu gelişmelere göre yeniden düzenlenmezse okulları ve öğretmenleri  zorlu bir süreç beklemektedir.

 

1900’lü yılların ortalarına kadar okullar güçlü birer etki merkeziydi. Neredeyse bütün öğrenmeler okullarda gerçekleşiyordu. Ezber eğitim yapmalarına ve geleneksel yaklaşımı sürdürmelerine karşın, öğretmenler çok zorlanmadan öğrencilerine bilgi yükleyebiliyordu. O zamana kadar müfredatı, okulu ya da öğretmeni eleştirmek kimsenin aklından geçmiyordu. Okul kuralları kutsal birer yasa maddesi gibiydi. “Okulu kırma” deyimi henüz öğrenci sözlüğünde yer almamıştı.

 

 20. yüzyılın ortalarına doğru teknolojide meydana gelen hızlı gelişmeler farklı ilgi alanları yarattı. Zamanla her türden televizyon kanalı, bilgisayar ve tablet gibi araçlarla internet ve değişen sosyal hayat yeni ve güçlü birer öğrenme kaynağı oldu. Bu farklı öğrenme kaynakları ve yeni teknolojik araçlar giderek artan oranda geleneksel okula olan ilgiyi azalttı. Her yıl daha çok sayıda öğrenci bu tür okulların kapsama alanından çıktı. Değişimi göremeyen öğretmenler, yana yakıla eski öğrencilerini arar oldu.

 

 Geçen yüzyılın ortalarından itibaren şiddetle hissedilen bu olgu, öncelikle teknolojiden erken yararlanan toplumlarda geleneksel okul ve ezber öğrenmeleri zora soktu. Söz konusu okulların öğrenci üzerindeki etkisi kaygı verecek düzeye indi ve öğrencileri güdüleme işi ağırlıklı olarak okul dışı etkenlere geçti. Çoğunlukla denetimlenemeyen bu etkenler evrensel doğrulardan sapmalara neden oldu ve toplumların savrulma riskini alabildiğine artırdı. Bu olgu, ezber eğitimle zaten yeterince içselleştirilemeyen insan hakları ve adil bölüşüm gibi yakıcı sorunları daha da büyüttü. Egemen güçler tarafından açıkça uygulanan çifte standartlar ekonomiden siyasete kadar her alanda insanlığın dirlik ve düzenliğini temelinden sarstı. Bunun sonucu olarak ekonomik gücü artan toplumlar, aşırı bencillik, yalnızlık, ruhsal bunalım ve intihar gibi yeni tehditlerle yüzleşirken, az gelişmiş toplumlar kan ve gözyaşına boğuldu.  

 

 Bu gerçek başta eğitimciler olmak üzere tüm bilim insanlarını yeniden düşünmeye zorladı. Kapsamlı inceleme ve araştırmalar yapıldı. Mevcut eğitim yaklaşımları ağır biçimde sorgulandı. Öğretim programları tekrar tekrar gözden geçirildi. Gelişmeye kaynaklık eden nedenler birer birer saptandı ve günümüze ışık tutan şu yargılara varıldı:

 

 

 

Öncelikle, kalıcı öğrenmedeki etkisi en alt düzeye inmiş olan öğretmen merkezli ezber eğitim vakit geçirilmeden terk edilmeli, bunun yerine öğrenci merkezli eğitim bütün kurallarıyla hayata geçirilmelidir.

 

 

Bu bağlamda öğretmenler mevcut gelenekçi tutumlarını terk etmeli ve paradigmalarını yenilemelidir.

 

 

Öğretim programları öğrenci merkezli olarak yeniden yapılandırılmalıdır.

 

 

Teknolojinin hayatı etkilemesi ve bunun sonucunda öğrenci tutumunun değişmesi kesinlikle yadırganacak bir gelişme olarak görülmemelidir. Söz konusu gelişme ve değişmeler bundan sonra da artarak süreceği bilinmelidir. Bu bağlamda eğitim hayatı bu gelişme ve değişmelere uygun olarak, öğrenci lehine daha sık güncellenmelidir.

 

 

Okulların fiziksel yapıları teknolojik gelişmelere ve kuşakların beklentilerine uygun olarak yeniden tasarlamalıdır.

 

 

Bilgisayar, tablet ve diğer araçların çocuklara yasaklaması yerine, bilimsel araştırmalara göre kullanma süreleri planlanmalı, ders programlarının öğrenme içerikleri bu araçlara uyarlanarak öğrencilere sunulmalıdır.

 

 

ÇIKIŞ YOLU ÖĞRENCİ MERKEZLİ EĞİTİMDİR

 

Yukarıdaki saptamalara göre öncelikli iş, öğrenci merkezli yaklaşımın tam olarak hayata geçirilmesidir. Öğrenci Merkezli Eğitim, öğretmenin rehberliğinde, öğrencinin tüm öğrenme etkinliklere aktif biçimde katılması ve yüksek motivasyonla, yaparak, yaşayarak öğrenmesidir. Zira, öğretim programları doğru düzenlenmiş ise, yaparak yaşayarak sağlanan bütün öğrenmeler hem nitelikli hem de kalıcı olmaktadır. Nitelikli ve kalıcı öğrenmeler ise yeni hayatın gerektirdiği temel kazanımlardır. Zihin atölyesi bu kazanımlarla donatılmamış insanların bundan sonraki hayatı yönetmeleri mümkün olmayacaktır.

 

Özetlemek gerekirse, öğrenci merkezli eğitimi zorunlu kılan nedenlerden biri nitelikli ve kalıcı öğrenmeler sağlıyor olmasıdır. İkinci önemli neden ise çeşitli etkenlerle kuşaklarda yaşanan büyük değişimdir. Yeni kuşaklar artık arkaya yaslanıp, saatlerce öğretmenlerin bilgi aktarmasına isyan etmekte, bunun yerine öğrenme sürecine aktif biçimde katılarak öğrenmeyi tercih etmektedir.

 

 Bu iki hayati nedenle öğrenci merkezli eğitim artık bir zorunluluktur.

 

Ancak tek başına öğrenci merkezli eğitim de çözüm değildir. Ortada aşılması gereken başka bir temel sorun bulunmaktadır: Öğretmenlerin paradigmalarını değiştirmeleri.

 

Şu gerçek artık bütün dünyada tartışmasız biçimde kabul görmektedir. Nitelikli öğretmen olmadan eğitimde başarılı olmak asla mümkün değildir. Bu nedenle öğretmenlerin, insan eğitimi ve öğrenmeye dair bugünkü geleneksel yaklaşımlarını vakit geçirmeden değiştirmeleri zorunludur. Çünkü ne yazık ki, “geleneksel öğretmenlik mirasımız” ve bunu pekiştiren “öğretmen yetiştirme düzenimiz” biz eğitimcileri öğretmen merkezli olarak katı biçimde formatlamaktadır. Zamanla daha da katılaşan bu formatı terk etmek tam anlamıyla bir paradigma değişikliğidir ve bu değişiklik işin en zor kısmıdır. Ancak bunu sağlamak hem çocuklarımız ve ülkemizin geleceği, hem de mesleki başarımız için şarttır.

 

www.egitimveotesi.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber