Bu haber kez okundu.

Çocukluktaki Duygusal Sağlık, Gelecekteki Mutluluğun Anahtarı
 Ekonomistler bir insanın kendi yaşamından memnun olabilmesi için nelere ihtiyaç duyduğunu bildiklerini düşünüyorlar. Bir insanı gelecekte mutlu ve memnun olduğu bir yaşama götürme konusunda tahmini olarak en yüksek potansiyele sahip oldukları düşünülen faktörleri inceleyen bir araştırma ekibi, belki de tartışmalara sebep olabilecek yeni bir sonuç ortaya çıkardı. Araştıma ekibini İngiltere’nin önde gelen “mutluluk” uzmanlarından biri olan Profesör Richard Layard yönetti.
London School of Economics’in Ekonomik Performans Merkezi’ndeki araştırma programında Layard ve arkadaşları, bir çocuğun duygusal sağlığının, bir yetişkin olarak yaşayacağı mutluluk ve memnuniyet düzeylerinde, diğer faktörlerden – küçük yaşta akademik başarıya ulaşmak ya da ileri yaşta refaha kavuşmak gibi – çok daha önemli olduğu sonucuna vardı.

Araştırmacılar bir çocuğun duygusal sağlığının değerlendirilmesinin, bir insanın yaşamının erken evresindeki bir dizi içsel faktörün analiz edilmesine dayandığını açıklıyor. Bu faktörler arasında mutsuzluk, uykusuzluk, yeme bozuklukları, altını ıslatma, aşırı korku ya da yorgunluk problemleri yaşamak bulunuyor.

Economic Journal‘ın son sayısında yayınlanan “Başarılı Bir Hayat Nasıl Tahmin Edilir?” isimli çalışmalarında akademisyenler, “tatminkar ve mutlu bir hayata en çok katkı sağlayan faktörler üzerine tamamen yeni bir perspektif” sunduklarını iddia ediyorlar. Çalışmanın aynı zamanda “eğitim politikalarının son yıllardaki, akademik başarının her şeyden daha önemli olduğu temel varsayımını” zorlayacağı da iddia ediliyor.
London School Of Economics profesörü Richard Layard, İngiltere'nin önde gelen "mutluluk" uzmanlarından biri.
London School Of Economics profesörü Richard Layard, İngiltere'nin önde gelen "mutluluk" uzmanlarından biri.

Bu iddia aynı zamanda eski eğitim bakanı Michael Gove için de üstü kapalı bir eleştiri olarak algılanabilir. Gove okulları, akademik mükemmelliğin lehine olmayan manevi, sosyal ve kültürel gelişim gibi çocukların “çevresel” sorunlarına odaklanmama konusunda görevlendirdiğini söylemişti.

Layard ve ekibi, 1970 yılında doğan (belli bir üç haftalık dönem içinde doğan) ve British Cohort Survey tarafından uzun yıllar izlenen yaklaşık 9000 kişiye ait verileri analiz etti. Bu çalışmada katılımcılardan, her 5 ila 7 yıl arasında, yaşamları hakkında kapsamlı bir anket doldurmaları istendi. Aynı zamanda yaşamları süresince, önemli dönemlerde yaşadıkları memnuniyet duygularını değerlendirmeleri istendi. Araştırma ekibi daha sonra katılımcıların; gelir düzeylerini, eğitim başarılarını, işlerini, kanuni sorunlar yaşayıp yaşamadıklarını, bekar olup olmadıklarını ve aynı zamanda fiziksel ve duygusal sağlıklarını da inceledi. Amaç, tüm bunların mutluluğu belirlemede ne kadar önemli olduklarını ölçmekti. Bunlara ek olarak, bir çocuğun gelişimine etki eden bir dizi faktör de – örneğin entelektüel performans, ailenin sosyo-ekonomik geçmişi ve duygusal sağlık – incelendi.

Pek çok insan bir yetişkinin yaşam mutluluğundaki en önemli faktörün gelir düzeyi olduğunu düşünüyor. Ancak akademisyenler elde ettikleri verilerin, duygusal sağlığın gelir düzeyinden çok daha önemli olduğunu net bir şekilde ortaya koyduğunu söylüyor. Üstelik bu sonuç hem çocuklar hem de yetişkinler için geçerli. “İngiltere’deki insanların yaşam memnuniyetinde gelir sadece yüzde 1 oranında bir değişim yaratıyor. Duygusal sağlık ise genel tablonun 6′da 1′ini oluşturuyor” diye ekliyor araştırmacılar. Ortaya çıkan sonucu dah aanlaşılır bir dille özetlemek gerekirse; para gerçekten size mutluluğu satın alamıyor.

Araştırmadan çıkan sonuçlar, bir çocuğun yaşamına müdahale etmenin ileride taraflara nasıl bir sonuç olarak geri döneceği ile ilgili soruları da ortaya çıkarıyor. Ve araştırmacılar son olarak şunu ekliyor: “Bir yetişkinin yaşam memnuniyetinin bugüne kadar ki en önemli belirleyicisi duygusal sağlık. Hem çocuklukta hem sonrasında. Bir çocuğun entelektüel performansının ise yetişkin olarak yaşayacağı yaşam memnuniyetinin çocukluk dönemindeki en önemsiz  belirleyici faktörü olduğunu bulduk.”

 

Kaynak : EğitimPedia
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber