Bu haber kez okundu.

Çocuklarınızın Ekran Saatini Sınırlandırmak mı İstiyorsunuz? Önce Kendinizinkinden Başlayın

Çocuklar ve ergenler, gerçek dünya ve içindeki insanlarla etkileşime geçmek yerine elektronik medyaya, bilgisayar oyunlarına ya da gün içinde saatler boyunca mesajlaşmaya bağımlı hale geldilerse, bunda, doğrudan ya da dolaylı olarak ebeveynlerin de suçu var. Geçen hafta yayınlanan bir yazıda aşırı dijital “yüklenmenin” bir çocuğun sosyal, duygusal ve zihinsel gelişimine nasıl zarar verebileceğini tartışmıştık.

Çocuk gelişimi alanındaki pek çok uzmanın ulaştığı bu üzücü sonuç, çocuklar üzerinde aşırı bir hasar oluşmadan ebeveynlerin problemi nasıl önleyebileceklerine ya da düzeltebileceklerine dair çeşitli yol önerilerini teşvik etti.

“Bu düzeltilemeyecek bir durum değil” diyor Harvard Üniversitesi psikologlarından Catherine Steiner-Adair ve ekliyor: “Ne kadar erken, o kadar iyi.”

Aile terapisti Susan Stiffelman’a göre günümüz ebeveynleri, online dünyanın yoğun çekiciliği ve aşırı bağımlılık yaratan doğası ile baş etmeye hiç de hazırlıklı değiller. Ebeveynler olarak çocuklarımızın dijital dünya tarafından tamamen “yutulması” yerine onu işlerine yarayacak şekilde kullanma alışkanlığı kazanmalarına rehberlik etme şansımız var.

Harvard Halk Sağlığı Fakültesi’nden iki uzman Steven Gortmaker ve Kaley Skapinsky bu konuda ücretsiz bir rehber sunuyor: Akıllı Ekranlardan Daha Akıllı Olmak. “Küçük çocukların yatak odalarında kendilerine ait cep telefonları ya da televizyonları olmamalı” diyor uzmanlar. Ve ergenlerin ekran saatlerine bile makul sınırlar getirmek için asla geç olmadığını ekliyorlar.

Dr. Steiner-Adair, bir çocuğun elektronik medyayı kötüye kullanma eğilimini güçlü bir şekilde etkileyebilecek iki yaygın ebeveyn davranışından bahsediyor. Bazı ebeveynler sürekli cihazlarına bağlı bir şekilde yaşıyorlar, cep telefonlarına ya da tabletlerine gelen her mesaj sesine tepki veriyorlar ve insanı çileden çıkaracak kadar fazla mesaj yazıp mesaj alıyorlar. Bazı ebeveynler ise çocuklarının medya kullanımına uygun kurallar koymak ve bunları uygulamak konusunda başarısız oluyorlar.

“Küçük çocuklar örneklerle ve modellerle öğrenirler ve genellikle yetişkinlerin davranışlarını kopyalarlar. Pusette oturan ya da yürüyen küçük çocukları genellikle yanlarında sürekli cep telefonuyla konuşan ya da mesajlaşan ebeveynlerle ya da bakıcılarla görüyorum. Çocuğun bakımından sorumlu kişiler çocuklarla konuşmak yerine cep telefonunu tercih edebiliyor” diyen Dr. Steiner-Adair, çocuklarıyla birlikteyken ebeveynlerin mobil araçlarını kullanmadan önce iki kez düşünmeleri gerektiğini söylüyor. Hatta ebeveynlere e-maillerini çocukları uyanmadan önce, onlar okuldayken ya da çocuklar uyduktan sonra kontrol etmelerini tavsiye ediyor.

Dr. Steiner-Adair’in bir araştırma için görüştüğü 1,000 çocuk arasında yer alan bir kız çocuğu şöyle diyor: “Kendimi çok sıkıcı biriymişim gibi hissediyorum. Babamı sıkıyorum çünkü yanımdayken her mesaja, her telefona, her zaman ve her yerde cevap veriyor. Birlikte teleferikteyken bile.” 4 yaşında bir çocuk ise babasının akıllı telefonu için “aptal telefon” diyor.

Boston Tıp Merkezi pediatristlerinden Dr. Jenny S. Radesky, fast food restoranlarında ebeveyn ve çocuklardan oluşan 55 farklı grubu gözlemledi ve yetişkinlerin 40′ının derhal mobil cihazlarını ortaya çıkardıklarını ve yemeğin büyük bir bölümünde bunları kullandıklarını gördü. Genellikle cihazlara, çocuklardan daha fazla ilgi gösterilmişti.

Araştırmacılar ayrıca ebeveynler kendi cihazlarına daldıklarında çocukların “yaramazlık” yapmaya daha meyilli olduklarını buldu. Görünüşe göre bu, ebeveynlerinin ilgisini çekme girişimiydi.

Dr. Steiner-Adair ebeveynlerin özellikle günün kritik zamanlarında çocuklarına bütün ilgilerini vermeme hatasına düşmelerinden endişe ediyor. “Çocukları okula götürmek ya da onları okuldan almak gibi zamanlardan bahsediyorum. Bu, herkes için cep telefonsuz bir zaman dilimi olmalıdır. Ebeveynlere Bluetooth ya da çocuklara elektronik cihaz yok. Okuldan alınmak, çocuklar için çok önemli bir geçiş zamanıdır. Çünkü geçirdikleri günü “hazmetme” zamanıdır. Ebeveynler bu sırada, ‘Bir dakika şu konuşmayı bitirmem lazım’ dememeli.”

Aynı şekilde ebeveynler işten eve geldiklerinde kapıdan içeri girerken hiçbir cihazı kullanmamalı ve evlerindeki ilk bir saati aileleriyle yeniden ilişki kurma zamanı olarak geçirmeliler. Çocuklar, ebeveynlerin aslında çok kaba ve sinir bozucu bir davranışı haklı göstermek için sürekli kullandıkları “Bir bakıyorum sadece” lafından nefret ederler.

“Ne ebeveynler be de çocuklar dışarıya ailece yemeğe çıktıklarında dijital aletleri kullanmamalıdır” diyor Dr. Steiner-Adair. “Yemek yeme sanatı ve lezzetli bir yemek ile geliştirici bir sohbet arasındaki bağ, artık ortadan kayboldu. Sadece restoranlarda değil, evlerde de.”

Aile terapisti Susan Stiffelman, dijital davranışları değiştirme girişimlerinin dirençle karşılanacağının farkında olduğunu söylüyor. Ancak korkusuz ve kararlı olmanın ve konu hakkında çocuklarla pazarlık yapmaktan kaçınmamın önemli olduğunu söylüyor.

“İstedikleri şeyleri neden yapamadıkları üzerine verecekleri uzun söylevlere izin vermeden, çocuğunuzun üzüntüsünü kabullenin ve onaylayın. Çocuklar hayal kırıklıklarına rağmen yaşamaya devam ederek dayanıklı olmayı öğrenirler. Çocuklarınızın arkadaşlarının online oldukları sırada neler kaçırdıklarına kızmalarında, sıkılmalarında ya da endişe duymalarında bir sorun yok” diyor Stiffelman.

Hem Stiffelman hem de başka uzmanlar, ailelere günün belli saatlerinde hiçbir dijital cihazın olmadığı bir zaman dilimi geçirmeyi tavsiye ediyor. Mesela okuldan sonraki ilk bir saat ya da uykudan önceki son bir saat gibi. Akıllı telefonların ve tabletlerin yemek masasında kullanımına ise izin verilmemesi gerektiğini söylüyorlar.

Stiffelman’ın önerileri şöyle devam ediyor: “Çocuklarınızla birlikte gerçek hayatın içinde yapabileceğiniz aktivitelere zaman ayırın. Böylece çocuklarınızın, zamanınızı ve bölünmeyen dikkatinizi onlara ayırmaya değdiğini bilmelerini sağlayın. Birlikte ilişkinizi besleyecek şeyle yapın.”

Çocukların dijital medyada geçirdikleri zamanı kontrol etmeye gelince… Harvard’ın rehberi bunun ebeveynlerin sorumluluğu olduğunu vurguluyor: “Elektronik cihazlar her an açılabileceğine göre ebeveyn olarak sizin çocuklarınızın kullanımını gözlemeniz, zamanını takip etmeniz ve üzerinde anlaştığınız kurallara uyulduğundan emin olmanız gerekiyor.”

Bu yazı Beşsekiz Ortaokulları tarafından desteklenmektedir.

Beşsekiz-Logo-300x90

 

 

 

Kaynak: http://well.blogs.nytimes.com/2015/07/13/how-to-cut-childrens-screen-time-say-no-to-yourself-first/

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber