Bu haber kez okundu.

Çocuklarına 'hayır' diyemeyen aileler…

Sözcü Gazetesi yazarı Yasemin Candemir bugünkü köşesinde çocuklarına hayır diyemeyen aileleri kaleme aldı. Candemir yazısında Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın söylemlerine yer verdi.
Yasemin Candemir’in bugünkü yazısı:

“Ebeveynler çocukluk yaralarını onarmak için kendi çocuklarını rahatlıkla kullanabiliyor. Hal böyle olunca çocuklar zamanla evin küçük hükümdarları haline geliyor ve her şeyi yönetebileceklerinin farkına varıyor. Çocuklarını “annecim, babacım” diye seven aileler aslında yönetimi çocuklarına bıraktıklarını da fark etmiyor...

Sözcü Gazetesi yazarı Yasemin CandemirSözcü Gazetesi yazarı Yasemin CandemirÇocuğunun her ihtiyacını karşılayan, bir dediğini iki etmeyen ebeveynler aslında çocuklarına kötülük yapıyor. Çünkü her ihtiyacı karşılanan çocuk bir süre sonra benmerkezci oluyor ve evin küçük hükümdarı haline geliyor. Hep almak istediği gibi vermeyi öğrenemiyor. Büyüdükçe istekleri de büyüyor, zevk eşikleri yükseliyor. Bir süre sonra ise sıradan şeylerden zevk alamaz olup, sıra dışı şeylere yönelmeye başlıyor. Tehlike de işte o zaman geliyor.

Anne-babaların “Ben yapamadım, çocuğum yapsın” anlayışıyla çocuklarına sınır koymadığı durumları artık sıkça gözlemliyoruz. Çok yakınımdan bir örnek vererek durumu açıklayayım; “Oğluma bakan artık ikinci anne gibi olan Çiğdem Ablam bizden ayrıldıktan sonra bir iş görüşmesine gitmiş. Eve girdiğinde kurabiyeler pişmiş, çaylar demlenmiş. Hem anne hem baba iş görüşmesi için evde bekliyormuş. Eve girdiğinin ilk 10 dakikası süt liman gerisi durma duman vaziyetiymiş. Henüz 3 yaşında imparatorluğunu çoktan ilan etmiş oğlan, masanın üzerindeki örtüyü çekerek her şeyi yere devirmiş, yetmemiş TV büfesinin üzerine fırlayıp dans etmeye başlamış. Çiğdem Ablam “Düşeceksin evladım” diye ayağa fırladığında evin anne-babası onu durdurmuş. “Biz onu tamamen özgür bırakıyoruz Çiğdem Hanım, lütfen müdahale etmeyin” demişler. O da tek satır daha konuşmaya ihtiyaç duymadan apar topar evden ayrılmış.”

Size uzak gibi görünse de pek çok evde durum bu artık. Sonra o çocuktan “disiplin, sorumluluk, başarı bekleyen ve pedagog pedagog dolaşan anne-baba profili” neden büyüyor diye hayıflanıyoruz.

Bu noktada Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Her ihtiyacı karşılanan çocuklar bir süre sonra benmerkezci olurlar, hep almak isterler, vermeyi öğrenemezler. Biraz daha büyüdüklerinde istekleri de büyür, zevk eşikleri giderek yükselir. Artık sıradan şeylerden zevk alamaz olur ve sıra dışı şeylere yönelmeye başlarlar. Zevk tuzağına kapılabilirler; iş uyuşturucu madde kullanımına kadar varabilir. Anne-babalar da ‘Biz ondan hiçbir şeyi esirgemedik, ona iki kişilik sevgi verdik. Neden böyle oldu?’ diye sormaya başlarlar.” diyor.

Son sözü yine işin uzmanına Prof. Dr. Tarhan’a bırakıyorum;

“Unutulmamalıdır ki, anne-babaların görevi çocuklarını mutlu etmek değildir. Gerektiği yerde hayır diyebilmelidirler. Çocuk üzülebilir, ağlayabilir ama iyi yönde değişmesi için bazı acılara katlanması gerekir.”

SÖZCÜ

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber