Bu haber kez okundu.

Çocukların derslerine yardımcı olma yolları

Ailelerin çocuklarıyla ilgili kaygılarından biri de çocuklarının ödevlerine ne şekilde yardım edeceklerini bilememeleridir. Bazı aileler çocuğun yerine ödevi yapmakta ya da çocuğu tamamen kendi haline bırakmaktadır. Öğrenci, anne ve babasını bir cankurtaran olarak görmeden zorlandığı konularda onlardan bilgi alabilmelidir.

Okulda çocuk, merak ettiği konuları yanındaki arkadaşına sormakta ya da öğretmeninden konuyu tekrar etmesini istemektedir. Ancak evde konuyu bilen kimse olmadığı için ve çocuğun ders materyalleri yeterli değilse öğrenci, yetişkinlerden yardım isteyecektir. Ailenin öncelikle çocuğun nasıl bir yardım istediğini anlaması gerekir. Öğrenci zor bir matematik probleminde hangi çözüm yolunun kullanılması gerektiğini bulamamış olabilir ya da bir ev maketi yaparken başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabilir. Yani öğrencinin soyut ya da somut konularda yardım talebi olabilir.

Ailelerin yaptığı önemli yanlışlardan biri, çocuğu dinlemeye bile gerek görmeden onu internete yönlendirmektir. İnternet çocuğu dinleyemez, onun sorularına cevap veremez. İnternetin ve teknolojinin eğitime destek amaçlı kullanılması büyük önem taşımaktadır. Ancak çocuklar bu durumu kes-yapıştır yöntemi olarak algılayabilirler. Çocuklar, verilen ödevlerin, çalışmaların mânâsını kavramadan, bir sorumluluktan kurtulmanın kolay yollarını öğrenmektedir. İnternet üzerinden yapılan araştırmalarda ebeveyn, çocuğa rehberlik etmeli ve onu gözlemlemelidir.

Ders çalışmanın amacını çocuğa ifade edin

Öğrenci, ödevleri yaparken zorlanıyor ve bir türlü konuya odaklanamıyorsa, ödevin amacını bilmiyor olabilir. Yine kendine, ders çalışmaya motive edecek bir amaç belirlememiş olabilir. Ödevlerin ne amaçla verildiği, öğrenciye neler kazandıracağı olumlu bir ifadeyle anlatılmalıdır. Öncelikle kazanımlar anlatılmalıdır: Ödevlerini düzenli yapan öğrenciler okulda başarılı olurlar. Başarılı öğrenciler öğretmen ve öğrenciler tarafından sevilir ve sayılırlar. Faaliyetlerde onların da düşüncesi öğrenilir, bütün öğrenciler onun düşüncelerine değer verir. Aile içinde ona olan güven artar. Diğer öğrenciler yapamadıkları konularda öğretmenden sonra çalışkanlardan yardım isterler. Sınavlarda daha yüksek puan alman kolaylaşır, hatta okul birincisi bile olabilirsin…

Konuşmanın sonraki adımlarında hedefler büyütülerek, zaman olarak daha uzak hedefler öne çıkarılır: ‘‘Okullar arası bilgi yarışmasında okulu temsil edebilirsin.’’ Sporla ilgilenen öğrencinin spora yönelik, sanatla ilgilenen çocuğun sanata yönelik hedefler belirlemesi sağlanabilir. Her çocuğun hayata bakışı, yetenek ve istekleri farklıdır. Bu sebeple ebeveynler, çocuğun neye ilgi duyduğunu daha doğru analiz edebilirler ve bu ilgi alanına yönelik motive edici konuşmalar yapabilirler.

Kaynakları değerlendirmeyi ve araştırmayı öğretin

Öğrenci, yapamadığı konularla ilgili öncelikle kaynaklara yönlendirilmelidir. Ansiklopediler, dergiler, ajandaların içinde yer alan bilgiler, büyük kardeşlerin kitaplarındaki bilgiler… Çocuğa kaynakları nasıl kullanabileceği anlatılmalıdır. Evdeki kaynaklar sınırlı bile olsa öncelikle onlardan bilgi almaya çalışması daha sonra ebeveynlerden yardım istemesi teşvik edilmelidir. Öğrenci, elindeki kaynakları değerlendirmeyi, düşünerek ve araştırarak çözüm bulmayı alışkanlık haline getirmelidir. Evde çocuğun yaşına uygun içerikte kitapların bulunduğu bir kütüphane oluşturulmasında fayda vardır. Özellikle ansiklopedilerin ve kaynak kitapların topluca alınması ciddî maddî külfet getirir. Bunun yerine kütüphanenin yerini belirleyip imkân oldukça oraya yeni kitaplar eklemek daha doğru olacaktır. Öğrenciye eğitim döneminde ne tür kaynak kitaplar gerekeceği hakkında çocuğun öğretmeniyle görüş alış verişinde bulunulmalıdır.

Farklı çözüm yolları bulmasına yardımcı olun

Derslerin farklı işleniş şekilleri vardır. Ders kitaplarında öğrencileri derse hazırlayan sorular vardır: ‘‘Çevrenizde çevre kirliliğine sebep olan etkenleri gözlemleyerek defterinize yazınız.’’ Öğrenci bu soruya cevap yazarken babasından yardım istemektedir. Ebeveynin çocuğun bu sorusunu cevaplamadan önce öğrencinin neler yazdığını kontrol etmesi gerekir. Daha sonra çocukla sohbet edebilir. Burada çocuğun verdiği her cevapta baba, öğrencinin konuyu daha geniş bir açıdan değerlendirmesini sağlar. Yetişkinler her sorulan soruya adeta konuşan kitap gibi cevap vermeden önce çocuğun bu sorudan neler öğreneceğini öngörmelidir. ‘‘Çevrenizde çevre kirliliğine sebep olan etkenleri gözlemleyerek defterinize yazınız’’ sorusuna dönelim. Baba: ‘Çöplerimizi yola atarsak ne olur’ Çocuk: ‘Her yer kirlenir’ Baba: ‘Siz sokakta oynuyorsunuz ve farkında olmadan o çöplere dokunuyorsunuz. Bu ne demek?’ Çocuk: ‘Kirleniriz ve hasta oluruz’ Baba: ‘Sokakta yaşayan hayvanlar da bu mikroplardan etkilenir değil mi?’ Çocuk: ‘Tabiî, kuşlar çöplü suyu içerler ve hastalanırlar.’ Baba: ‘Çok doğru söyledin, demek ki çöplerin rasgele atılması çevre kirliliğine sebep oluyor ve bütün canlıları olumsuz etkiliyor’ Çocuk: ‘Bizimle birlikte mikroplar eve girer, derelere karışır, havaya karışır…’

El becerisi gerektiren çalışmalarda ve proje ödevlerinde çocuğun ödevlerini kendi gayretiyle yapması büyük önem taşımaktadır. Ailelerin öğrenciye, gereken pil, karton, kablo, büyüteç, lamba gibi materyalleri sağlaması yeterlidir. Meselâ öğrenci proje olarak güneş enerjisiyle ilgili bir bina yapıyor. Kartondan oluşturduğu binanın bir kenarını yapıştırırken diğer kenarı açılıyor. Ebeveyn burada karton yapışına kadar çocuğa yardımcı olabilir. Bunu yaparken çocuğun ne yapmak istediğini de ona farklı sorular sorarak öğrenebilir. Basit örneklerle açıklamaya çalıştığımız bu durum her konu için farklılık gösterebilir. Önemli olan, öğrenciyi teşvik eden bir ebeveyn yaklaşımıdır. Öğrencinin yaptığı kutudan ev çok iyi olmayabilir. Ama onun emeği, gayreti ve hayal gücünü yansıtmaktadır. Baba, oğlunun yaptığı evi beğenmeyip daha güzelini yapıp çocuğa verdiğinde, öğrenci kendine olan güvenini kaybeder. Kendini başarısız, yeteneksiz ya da beceriksiz hisseder. Ailelerin bu noktaya özellikle dikkat etmelerinde fayda vardır.

Çocuğunuza uygun çalışma ortamını oluşturun

Öğrenciye sadece ders çalışmak için özel bir alan ayrılmalıdır. Bu alan aydınlık, sessiz ve çalışmaya uygun yapıda olmalıdır. Çalışma alanı öğrencinin kendini özel hissetmesini sağlar. Çocukların ödevlerini zaman zaman arkadaşlarıyla yapmalarına izin verilmelidir. Bazı zamanlarda öğrenciler ailelerinin değil, arkadaşlarının destek ve düşüncelerinden yararlanmak isteyebilirler. Çocukların sizin görebileceğiniz bir yerde ders çalışmasını sağlamalı, buna imkân yoksa belirli aralıklarla ders çalışıp çalışmadıklarını kontrol etmelisiniz. Çocuğunuzun arkadaşlarına da nazik davranmalı, onlar üzerinde de olumlu bir izlenim bırakmalısınız.

Öğrencinin başarısıyla ilgilenin ve onu destekleyin

Çocuğun dersleriyle, başarı durumuyla yakından ilgilenin. Bunu yaparken sohbet havası oluşturun. Çünkü sorgu şeklindeki konuşmalar öğrencileri rahatsız eder ve cevap vermek istemezler. Öğrencinin ders notlarındaki düşüş veya yükselişler, onun ruhsal durumu hakkında ipucu verir. Çocukta ciddî motivasyon eksikliği varsa, ders çalışmak istemiyorsa, sürekli sıkıntılı görünüyorsa öğretmeniyle görüşmek ve rehberlik servisinden yardım almak faydalı olacaktır.

(Mustafa Oğuz, Aile Haber)

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber