Bu haber kez okundu.

ÇOCUKLARIMIZI MATEMATİKLE NASIL TANIŞTIRIRIZ?
 Mantıklı düşünme için bireylerde eksiksiz olarak bulunması gereken ana kavramları biliyor musunuz? MEB, okul öncesi müfredatında bu ana kavramları şöyle belirtiyor; sınıflama, eşleştirme, sıralama ve karşılaştırma. Gelin bu kavramları birlikte öğrenelim.
Matematiksel Düşünmek, Okul Öncesi Dönemde Başlar.
Okul öncesi dönem, mantıksal düşünmeye geçişin olduğu dönemdir. Zihnin çalışmak için pusuya yattığı bir dönem. O halde bu pusudaki arkadaşı ortaya çıkana kadar iyi beslemeliyiz. Çocuklarımızın zihinlerini okula iyi hazırlamalıyız. Matematiğin zihni geliştirdiği herkes tarafından bilinen bir gerçektir.

Buna örnek olabileceğini düşündüğüm bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum;

Okul öncesi dönemde çocuklar her şeyi yaşadıklarından öğrenirler. Bizler için çok sıradan bir olay, onlar için hem büyüleyici hem de öğreticidir. Masallar gibi bir dünyaları vardır. Bu dünyayı her yerde işleyebilir her yerde dünyalarına yeni şeyler katabiliriz.

Bir gün 4 yaşındaki arkadaşımla –şaşırmayın, çünkü kendisi vakit geçirmeyi en sevdiğim arkadaşımdır- beyaz bir sehpanın üzerinde madeni paralarla futbol oynuyorduk. O madeni paraları hızlıca ilerletirken ben işaret parmağımla orta parmağımı kale yapıp onun gol atabileceği yerlere doğru parmaklarımı hareket ettiriyordum. O her gol attığında seviniyordu ve bana golü kutlamak için büyük bir aşkla sarılıyordu.

Madeni paraları sınıflayıp karşılaştırabilme ihtimalini düşündüm. Ona bir soru sormak için yanıma çağırdım. Heyecanlı bir şekilde yanıma gelince cebimde bulundurduğum 25 kuruşluk ile 10 kuruşluk paraları çıkardım. “Arkadaşım benim için 25 kuruşluk paraları bir tarafa, 10 kuruşluk paraları bir tarafa toplayabilir misin?” diye sorduğumda hiç tereddüt etmeden paraları ayırıverdi. 25 kuruşlukları kendine göre sağ tarafa, 10 kuruşlukları sol tarafa koydu.

Bu sefer hiç vakit kaybetmeden “25 kuruşlar mı daha fazla yoksa 10 kuruşlar mı?” diye sorduğumda sağ ve sol taraftaki madeni paraları ayrı ayrı saymayı başarmıştı. 25 kuruşluklar 5 tane, 10 kuruşluklar 4 taneydi. Doğru rakamları vermeyi başarmıştı. 25 kuruşlar daha fazla cevabını da eklemeyi unutmamıştı. İlgiyle takip ettiğini görünce bu sefer 25 kuruşlarla 10 kuruşları eşleştirmesini istedim. “Arkadaşım 25 kuruşlarla 10 kuruşlar kavuşmak istiyor, onlara bu iyiliği yapmaya ne dersin?” diye söyleyince hemen söylediğimi yapmaya girişti. Bunu istememin sebebi eşleştirmelerin her birini doğru yapabilecek mi merakıydı.

Tatlı ve küçük arkadaşım bunu da başardı. Dışarıda kalan 1 tane 25 kuruşluğu bana getirip; “O yalnız kaldı, ona da bir 10 kuruş bulalım mı?” dedi. Bunların her birini yapabildiğine çok şaşırmıştım. Fakat daha sonra bu olayı tekrar düşündüğümde o an şaşırmış olmam beni şaşırttı. Çünkü o yaştaki bir çocuk için bu tip matematiksel düşünme temellerini gerçekleştirebilmek doğaldı. Ben okula henüz gitmemiş bir çocuğu küçümsüyordum, haberim yoktu.

Bakınız, ben sadece 9 tane madeni parayla matematiksel düşünme temelleri olan sınıflama, eşleştirme ve karşılaştırma egzersizlerini arkadaşımla keyifli bir şekilde yapabildim. Matematik bir formüller, rakamlar silsilesinden ibaret görünebilir. Fakat matematiğin asıl işlevi budur.
Dört Temel Kazanım Hakkında İşlevsel Örnekler
Çocuklarınıza günlük yaşamınız içerisinde sınıflama, eşleştirme, sıralama ve karşılaştırmadan oluşan dört temel kavramı öğretmeye yönelik bazı örnekler paylaşmak istiyorum. 

1. Çocuğunuza bir gün en çok oynadığı oyuncakları bir tarafa, az oynadığı ya da hiç oynamadığı oyuncaklarını bir tarafa toplamasını isteyebilirsiniz. Bu bahsettiğimiz sınıflama egzersizine örnek olabilecek düzeydedir. Neden böyle yapıyorum anne/baba diye sorduğunda ise “Sevdiğin oyuncakları merak ettim.” deyip ona karşı ilginizi de gösterebilirsiniz.

2. Çatal, kaşık, ya da çay tabaklarınızı toplarken bu nesneleri bir araya toplaması için çocuğunuzdan yardım isteyebilirsiniz. Düzgünce aynı tür nesneleri bir araya koyması için ona ipuçları verebilirsiniz. Bu da sınıflama egzersizi için gayet güzel bir örnek oluşturacaktır.

3. Kısa eşleştirme oyunları çocuklarınıza faydalı ve öğretici olabilir. Hayvan-yem oyunu, meyve-sebze oyunu eşleştirme tarzlarında oynanabilir. İster zihinden, ister kağıt-kalem aracılığıyla… Çocuğunuz nasıl seviyorsa öyle oynayın. Hayvanları ve yemleri tanıtıp bir kağıda yazıp ya da çocuğunuzun belleğine yerleştirdikten sonra hayvanı söyleyip karşılığında hangi yemi yediğini söylemesini isteyebilirsiniz. Yemek yaparken ya da çocuğunuza meyve yedirirken meyve- sebze isimleri söyleyip hangisinin meyve ismi, hangisinin sebze ismi olabileceğine dair küçük oyunlar kurabilirsiniz. Eşleşme egzersizlerine dair güzel bir aktivite olabilir.

4. Kafasından söyleyeceği rakamlara karşılık bir süper kahraman ya da çizgi film karakterini eşleştirmesini isteyebilirsiniz. Örnek olarak 3 deyince çocuğunuzun Spiderman’i eşleştirmesi bu kazanıma diğer bir örnek olabilir.

5. Örüntü ve olay sıralama örnekleri sıralama kazanımı için büyük bir örnek teşkil eder. Özellikle olay sıralaması öğretici bir yana da sahiptir. Bir ağacın nasıl yetiştiğini, bir odanın nasıl sırayla boyandığını görsellerle anlatabilirsiniz. Çocuğunuza çizdirebilirsiniz. Kendi bildiği örnekleri çizmesini ya da ifade etmesini isteyebilirsiniz. Çizim konusunda sıkıntı çekerseniz bu sıralama örnekleri ile alakalı olarak görselleri internetten rahatlıkla bulabilirsiniz.

6. Karşılaştırma kazanımı ise en zevkli kazanım türümüzdür. O yaşta bir çocuk için zihinsel çalışmanın üst seviye olduğu bir kazanımdır. İki farklı türde nesneyi özellik, sayı, kalite, güzellik, sevme yönlerinden birbirine mukayese etme eylemi karşılaştırma ile alakalıdır. Evde, sokakta, markette, misafirlikte, herhangi bir kişisel eşyasında karşılaştırma ibarelerini kullanmasını sağlayabilirsiniz. Evdeki televizyonun büyüklüğü ile misafirlikteki televizyonun büyüklüğünü karşılaştırmasını isteyebilirsiniz. Markette ona alacağınız iki çikolatanın büyüklük karşılaştırmasını, bir çubuk krakerden iki elinize alacağınız farklı çubuk sayılarını hangisinin fazla olduğuna dair karşılaştırmayı yapabilirsiniz. Karşılaştırma kazanımı oyunlarla harman edilip çocuklarınıza güzel bir sunum şeklinde verilebilir. Siz yeter ki çocuklarınızı sevin, çocuklarınızla ilgilenin ve onlara öğretin. Emin olun hiç olmadığı kadar kendinizi mutlu ve çocuğunuzu güvende hissedeceksiniz.


Çocuklarımız keşfedilmeyi bekleyen hazinelerdir. Zihinleri ve duyguları şekil verilmeyi bekleyen hamurlar gibidir. Sizler nasıl şekil verirseniz, nasıl keşfederseniz büyüyünce öyle olacaklardır. O yüzden her çocuk değerlidir ve eğitilmeyi bekler.

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber