Bu haber kez okundu.

ÇOCUKLARIMA NASIL KIZARIM
Bugün sabahtan beri aklımda ki yazı konusu ; çocuklarıma hangi konularda kızdığımı ve bunu nasıl ifade ettiğimi anlatmaktı. Bilgisayarımın başına oturdum ve düşünmeye başladım. Hangi konularda kızarım çocuklara diye. Düşündüm ve anlatmaya değer şöyle belirgin bir şey bulamadım. Sonra yardım almaya karar verip çocukların yanına gittim.
Kızımın odasına uğradım önce, 
“ Kızım şu konuda yazacağım ama sanırım kafam çok dolu. Bir şey gelmiyor aklıma. Söylesene ben hangi konularda kızıyorum sana ?”
“ Şey anne, bir dakika dur düşüneyim. Hemen gelmedi aklıma.”
“ Peki bekliyorum.”
“ Bana verdiğin işleri yapmadığımda kızıyorsun.”
“ Örnek ver lütfen.”
“ Mesela bulaşık makinesini boşaltmamı söylüyorsun ben unutuyorum yapmayı. O zaman kızıyorsun.”
“ Ne yapıyorum kızınca ?”
“ Beni çağırıyor ve hemen yapmamı istiyorsun. Beni uyardığını hatırlatıyor ve bu uyarını dikkate almadığım için kızdığını söylüyorsun.”
“ Başka ?”
“ Bir de senden habersiz program yaparsam kızıyorsun.”
“ İlginç neden kızıyorum ki böyle bir şeye ?”
“ E tabi kızarsın anne, çünkü sana sormam gerekiyor. Ama ben bazen arkadaşlarımla program yaparken heyecanlanıp unutuyorum.”
“ Anlıyorum. Peki o zaman kızınca ne yapıyorum ?”
“ Sana sormadan asla plan yapmamamı söylüyor ve bir daha tekrar edersem arkadaşlarımla gitmeme izin vermeyeceğini söylüyorsun.”
“ Başka bir şey var mı ?”
“ Hayır anneee, yeter bu kadar. Kitabımı okumam lazım. Oğluna da sor, benim işim var.”
“ Peki kızım teşekkür ederim.”
Kızımın yanından çıkıp oğlumun odasına gidiyorum. Biliyorsunuz her ikisi de ergenlik çağındalar ve kendilerine ait odalarında tek başlarına vakit geçirmekten hoşlanıyorlar. Bu arada her ikisinin odasına da kapıyı vurmadan girmemeye çok dikkat ederim.
Çünkü ergenlik kendi özel alanı algısının en yükseldiği dönem. Ve seslenip beklerim ;
“Gelebilir miyim ?”
Oğlum bu yıla kadar bizimle salonda vakit geçirirken bu yıl oda odasına çekildi. Ama her ikisi de sıklıkla salona yanımıza gelirler veya biz yanlarına gideriz. Konuşmak istedikleri-istediğimiz konular var ise bazen de sadece şakalaşmak ya da birlikte film falan seyretmek için bir araya geliriz.
Ben veya babaları zaten sıklıkla meyve -atıştırmalık bir şeyler götürürüz odalarına. Yatmadan önce bir araya gelip onların deyimiyle büyük yatakta sohbet etmek veya günün akla takılanlarını konuşmak en zevk aldığımız zamanlardır. Sonra herkes iyi geceler dileyip odasına döner.
Neyse oğlumun kapısını çaldım “ gel “ dedi girdim içeriye.
“ Oğlum çocuklara kızmak ile ilgili bir yazı yazıyorum. Ben en çok nelere kızarım anlatır mısın ?”
“ Ne bileyim anne, sen bilmiyor musun nelere kızdığını ?”
Yeni ergenim pek hazır cevap ve sabırsız son zamanlarda…
“ Elbette biliyorum oğlum ama bir de senden duymak istiyorum. Lütfen bana yardımcı ol bu konuda.”
“ Anne kızmaktan sormaya çalıştığın şey bağırmak veya kötü sözler söylemekse sen bize hiç kızmıyorsun ki.”
“ Nasıl hiç kızmıyorum olur mu öyle şey ?”
“ Evet anne sen hiç bağırmıyorsun ki bana.”
“ Peki ne yapıyorum ?”
“ Uyarıyor ve hatırlatıyorsun.”
“ İşte mesela odamı toplamadıysam ya da ödevimi yapmadıysam şu saate kadar odanı topla ya da ödevlerin şu saate kadar bitmiş olacak diyorsun.”
“ Olmazsa ne yapıyorum.”
“ Bilmiyorum anne ben zaten sen üzülme diye yapıyorum.”
“ Üzülmem senin için önemli bir şey mi ?”
“ Tabi anne sen beni üzmüyorsun ki ben de seni üzmemeye çalışıyorum.”
“ Ben ne yapsam sen üzülürdün ?”
“ Bana bağırsan, kötü şeyler söylesen çok üzülürdüm.”
“ Oğlum seni seviyorum.” Dedim ve sarıldım.
“ Offf tamam anne, bende seni seviyorum ama şimdi işim var. Beni yalnız bırak artık.“
“ Tabi oğlum teşekkür ederim bu güzel sohbet için .”
Elbette bu sohbetler benim onlara hiç kızmadığımı göstermiyor. Sadece kişiliklerine hakaret etmediğim ve onları korkutacak şekilde kontrolsüz davranmadığım için travmatik etkilerle hatırlamıyorlar.
İki çocuk büyütüp, hem çalışıp hem de ev hayatı sürdürüp bu kadar sakin ve huzurlu kalmak normal bir insanın harcı değil. Benim de sıklıkla sinirlerimin yıprandığı, günün stresi ile altüst olduğum ve eve parmağımı dahi kıpırdatamayacak kadar yorgun geldiğim binlerce günüm var. Ama böyle günler için şöyle bir uygulamam var.
Bizim evde çok hassas olduğum ve alışkanlık haline getirdiğim bir şey vardır. Kim eve dışarıdan geliyorsa ondan önce gelenler evin her neresinde ise oradan çıkar kapıya gelir ve geleni sarılarak karşılar. Bunu çok önemserim ve yıllarca bu alışkanlığı kazanmaları için uğraşıp durdum. Artık alışkanlık haline geldi, kapı sesini duyan kapıya gelir oldu.
Ben eğer o gün kötü bir gün geçirdiysem ve kendimi iyi hissetmiyorsam sarılırız ve ön uyarımı yaparım.
“ Bugün berbat bir gün geçirdim. Kendimi hiç iyi hissetmiyorum. Bilginiz olsun. Şuna ihtiyacım var (mesela dinlenmeye-uyumaya vs ) lütfen bana yardımcı olun bu konuda.”
Sanrım en çok böyle günlerde kızıyorum çocuklarıma. Ama şu an onları hatırlayıp anlatamıyorlar çünkü benim kızmalarımda ;
Asla çocuklarıma hakaret içeren sözcükler geçmez…
Kişiliklerine yönelik sözler-sıfatlar hiç kullanmam ( sen zaten salaksın veya işe yaramazın tekisin veya sen adam olmazsın gibi…)
Sesimi yükseltirim ama onların korkacağı düzeyde kendimi yırtarak bağırmam. Daha çok yüksek sesle söylüyorum ki beni duymama ihtimali kalmasın gibi…
Kendimle ilgili onları asla ve asla tehdit etmem ( bak sen beni dinlemedin veya şunu yapmadın da ben ne hale geldim, seni sevmeyeceğim, senin annen olmayacağım, git başkasının çocuğu ol gibi ) gülmeyin bunları söyleyen çok kişi tanıyorum …
Siz şunu yaptınız da ben hasta oldum veya sizin yaptıklarınıza sinirlerim dayanmadı tansiyonum çıktı vs nefret ettiğim şeylerdir ve çocuğa büyük zararlar verir...
Babaları beni ben de babalarını asla tehdit aracı olarak kullanmayız…
Bu liste uzar ve yazınında çok uzamasına sebep olur. O yüzden yaptığım bir şeyi yazıp bitireyim ;
Çocuklarımın bence kötü veya yanlış davranışları ne ise sadece ve sadece o davranış hakkında konuşurum ve derim ki ;
“ Odanı toplaman konusunda seni uyardığım halde toplamaman beni hem üzüyor hem de kızdırıyor. Hissettiğim duygular yüzünden bunu hiç istemesem de sana kızmak zorunda kalıyorum ve bu hem senin hem benim kötü hissetmemize sebep oluyor. Oysa ben seninle böyle konuşmak istemiyorum. Şimdi son kez uyarıyorum eğer hala yapmazsan şu çok sevdiğin ……. (artık her ne ise ) bugün yapmana izin veremeyeceğim.”
Sevgilerimle...
Sema Deniz
Kaynak: Sema Deniz-Eğitim Uzmanı Anne

 
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
çocuklarıma kızarım

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber