Bu haber kez okundu.

Çocuklar Haklarını Öğrenirse, Sevinçler Gecikmez

Çocuk Vakfı'nın geleneksel hale getirdiği ve her yıl 20 Kasım'da yayımlanan Dünya Çocuk Hakları Günü Türkiye Bildirisi'ni bu yıl şair ve çocuk edebiyatı yazarı Mavisel Yener yazdı.
Çocuklar ile kuşları, gökkuşağının renklerini, çiçeklerin taze kokularını, gülücükleri yan yana koysak...
Yeryüzünde var olduğumuz sürece, çocukları hakça, gerçek barış içinde yaşatmanın sevincini yaşasak...
Korkular, kaygılar, hiç tanışmasa onlarla. "Her çocuk haklarıyla doğar" cümlesini yazsak yüreğimize, belleğimize; andımız yapıp her sabah dillendirsek.
Marşımız yapıp ıslık ıslık yaysak her yana.
Çocuğun haklarına saygılı olmanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu düşünmek, nabzımızın atması kadar doğal olsa.
Bütün bunlar hayal mi? Hayal kurmak "çocuk işi" mi dediniz? Sormak lazım o halde: en son ne zaman tüm yetişkinliğimizi bir yana koyup sadece çocuk olduk? Çocuklarda bizim yitirdiğimiz bir şey var!
 
Tarihin çarkı dönüp dururken, yirmi birinci yüzyıla gelmişken, çocuklara reva görülen hak bilmezliklere şaşırmıyor olmamız ne tuhaf! Kendini sürekli tehdit altında hisseden, ürken, ezilen, adaletsizlik değirmeninde ufalanan, siyasi çıkarların oyuncağı olan, horlanan, yüreği kırgın çocuklar olduğunu bile bile, başımızı yastığımıza koyduğumuzda, rahat uyuyabiliyor muyuz?
 
Çocuklar savunmasızdır. Bu nedenle, dünyada en çok sömürülen çocuklarımızdır. Hiçbir şey yapamazlar, sömürüye karşı birleşemez, kanun çıkaramaz, mahkemeye gidemez, saldırılardan kendilerini koruyamazlar. Bugünün çocukları yarınki dünyanın kaderini belirleyeceklerse, hakları çalınmış, sevgisiz bırakılmış bir çocuğun bu kaderi nasıl belirleyeceğini tahmin etmek hiç zor değil. Hakları ailesi ve devlet tarafından korunmuş, hakları öğretilmiş bir çocuk olarak yetişen, gücünü sevgiden alan yetişkinlerin bulunduğu bir dünyanın kaderi nasıl olurdu dersiniz? "Hakları öğretilmiş" diyorum, çünkü çocuklara "çocuk hakları haritası"nı vermek biz yetişkinlerin görevi.
 
Çocuklar haklarını öğrenirse, sevinçler gecikmez! Şu anda yeryüzünde insanın aklının alamayacağı kadar çok şiddet, baskı, kıyaslama var ve çocuklar bundan haberdar. Her gün bunları yaşıyor, görüyor, duyuyor, okuyorlar. Böylece şiddetin, baskının, kıyaslamanın doğal, sıradan bir durum olduğu kanısına varıyorlar. İşte tam da bu noktada aile ve devletin sorumluluğu devreye giriyor. Barış, değerbilirlik, hoşgörü, özgürlük, eşitlik, dayanışma gibi değerleri içselleştirmek öncelikle biz yetişkinlerin ev ödevi olmalı.
 
Dünya Çocuk Hakları Günü'nde ailelere çağrım var: Çocuklara başka bir dünyanın mümkün olduğunu gösteren örnekler sunalım. Çocuklara saygı duymaya, korkusuz kılmaya, ne dersiniz?
Dünya Çocuk Hakları Günü'nde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na çağrım var: Çocuk Hakları Kültürü temelinde çocuk politikasını, Çocuğa Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı'nı ve Çocuk Hakları İzleme ve Değerlendirme Kurulu'nu yeniden masaya yatırmaya ne dersiniz?
Dünya Çocuk Hakları Günü'nde TBMM'ye çağrım var: Çocuk Hakları Komisyonu'nun kurulmasına ne dersiniz?
Dünya Çocuk Hakları Günü'nde Millî Eğitim Bakanlığımıza çağrım var: Çocuklarımızın haklarını hatırlayarak, mutlu büyümeleri için okullara çocuk hakları kültürü temeli içeren dersler koymaya ne dersiniz?
Dünya Çocuk Hakları Günü'nde yayın kuruluşlarına çağrım var: Her gün, yıl boyunca, Çocuk Hakları Sözleşmesi maddelerinden birini yayımlamaya hazır mısınız?
Dünya Çocuk Hakları Günü'nde basına çağrım var: BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin maddelerinden biri çocuğun düşüncesini özgürce açıklama hakkına sahip olmasıdır. Çocukların düşüncelerini yazılı, basılı veya çocuğun seçeceği bir biçimde açıklamaları için sayfalarınızda yer ayırır mısınız?
 
Dünya Çocuk Hakları Günü'nde bu bildiriyi okuyan herkese çağrım var: "Çocuk haklarının korunması ve yaygınlaştırılması için bugün ne yaptım?" sorusunun yanıtını kendinize verir misiniz? Bilin ki; en çok, boş vermişlik yaralar çocukları... Ve bilin ki, umudu olan insanlar çocukturlar biraz. O nedenle yüreği çocuk olan biri hazırladı bu yılki Dünya Çocuk Hakları Günü Türkiye Bildirisini!
 
Mavisel Yener (1962)
 
Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nden mezun oldu. Çocuk romanı, şiir, öykü, masal, tiyatro ve radyo oyunu türlerinde yüze yakın eser verdi. TRT İzmir Radyosu'nda edebiyat programları hazırladı. Çocuk ve gençlik kitapları için inceleme yazıları yazıyor. Öykü ve şiirleri ders kitaplarında da yer alıyor. Eserleri, T.C. Kültür Bakanlığı TEDA projesi kapsamında, başka dillere de çevrildi, yapıtları dünya çocuklarıyla buluştu. Aldığı ödüllerden bazıları: Bu Yayınevi Çocuk Mizah Öyküleri Ödülü (2001), Samim Kocagöz Öykü Birincilik Ödülü (2002), Ömer Seyfettin Öykü Birincilik Ödülü (2002), Bu Yayınevi Çocuk romanı birincilik Ödülü (2002), Tudem Yayınevi Çocuk Romanı birincilik Ödülü (2003), Çocuk Edebiyatçıları Birliği Yılın Çocuk Şiiri Kitabı Ödülü(2004), 2013'de Kosova'da Yılın Çocuk Yazarı Ödülü, 2015'de Found In Traslation tarafından düzenlenen Uluslararası Çocuk Edebiyatı Antolojisi yarışması ödülü.
- See more at: http://www.zamanecocuk.com/aile/haber/cocuklar-haklarini-ogrenirse-sevincler-gecikmez/976/#sthash.QJQHKXh4.dpuf

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber