Bu haber kez okundu.

Çocuklar geleneksel ev ödevi yapmalı mı?

Doç. Dr. Richard WALKER - Avustralya Sidney Üniversitesi Sosyal Çalışmalar ve Eğitim Fakültesi
Ev ödevi, klasik olarak öğretmenlerin evde yapmaları için öğrencilerine verdikleri görevler olarak tarif edilir. Aslında ödev, sandığımız kadar kolay olmayan önemli bir eğitimsel araştırma alanı. Ev ödevi birçok kompleks karşılıklı ilişkiyi içinde barındırıyor.

Ebeveynler çocuklarının ev ödevlerine ne oranda dahil olmalı? Ödevlerde öğrencinin karakteri ve kapasitesi dikkate alınmalı mı? Öğretmenin tavrı ve uygulamaları bu anlamda nerede duruyor? Ev ödevini ele alırken sınıf ortamı, okul kültürü ve politikaları nasıl değerlendirilmeli?

Tüm bu sorular ev ödevini gerçekten makul bir çalışma alanı haline getiriyor. Altı adımda ev ödevine bir göz atalım.

1 - Ödev, tek bir şey değil. Örneğin, matematik ev ödevi ile dil ya da beşeri bilimdekiler farklı açılardan ele alınmalı. Müfredatlar gözden geçirilmeli ve ödev tüm faktörler dikkate alınarak incelenmeli.

İlkokulda akademik performansa katkısı yok

2 - Bulgularımız gösteriyor ki ödev sadece lise düzeyindeki öğrencilerin akademik başarılarını geliştiriyor. İlkokulun erken yıllarında öğrencilerin akademik performansını geliştirmiyor. İlkokulda daha yüksek seviyedeki sınıflar üzerindeki etkisi ise göz ardı edilebilir derecede sınırlı. Ortaokul düzeyinde de aynı durum söz konusu. Lisede ödevler, öğrencilerin yaklaşık yüzde 45’inde akademik başarıda önemli faydalar sağlıyor. Yani ödev eğer kaliteliyse lisede işe yarıyor.

3 -  Ev ödevlerinin öğrencilere akademik fayda sağlama yönünden etkisi ilk ve ortaokul düzeyinde sınırlı olsa da önemli bir nokta gözden kaçırılmamalı. Ödevler, öğrencilerin bağımsız hareket edebilme ve özyönetimli öğrenme yeteneklerini geliştiriyor. Yani öğrenciler kendi başlarına, verilen görevler üzerinde çalışabiliyor. Araştırmalarda ortaya çıkan dikkat çekici bir diğer sonuç ise öğrenciler ilkokuldan liseye ailelerin yardımını almaya başladığında, ebeveynler bir ya da birden çok sebep nedeniyle çocuklarına destek olamıyor.

Sonuç, kaliteye bağlı

4 - Ödev sonuçları, onun kalitesine bağlı. Yüksek kalitede ödevler gerçekten iyi hazırlanmış olur. İlgi çekici, öğrenciye meydan okuyan bir yapıda kurgulanır. Fakat aşırı yükleme yapmaz. Diğer yandan düşük kaliteli ev ödevleri kendini tekrarlar, sıkıcı olur ve öğrenciye ya çok kolay gelir, ya da çok zor. Yüksek kaliteli bir ödev öğrencileri o göreve çaba harcamaları konusunda cesaretlendirir ve davet eder. Bu da akademik başarıların gelişmesini sağlar.  Düşük kaliteli ödevler ise bunun tam tersi bir etkiye sahip. Yani öğrencilerin çalışma ve araştırma konusunda cesaretlerini alır götürür.

5 - Öğretmenler için yüksek kalitede ödevler kurgulamak gerçekten zorlu bir iş. Çünkü sınıftaki tüm öğrencilerin bilgi ve becerilerinin hesaba katılması gerekir. Çoğu öğretmen yetiştirme kurumu çoğunlukla öğretmenlerin bu yeteneklerinin geliştirilmesine odaklanmaz ya da yeterli zaman bulamaz.

6 - Öğrenciler çoğunlukla evde ödev yapmayı, sınıfta yapmaktan daha zor bulur ve negatif bir tavır gösterir. Bunun için öğrencilerin motivasyonunun artması için onlara bazı otonimler verilmesi gerekiyor. Öğrenciler kendi ev ödevlerini ya da onlara ilişkili çalışmalarını zaman zaman kendileri seçmeli. Ancak bu durum çoğu okulda dikkate alınmıyor.

Şimdi, “Çocuklara geleneksel ödev verilmeli mi?” sorusuna siz cevap verin. “Evet” mi, yoksa “hayır” mı? Sonuçta geleneksel ödevin bazı faydaları var, ancak ödev konusunda yaklaşımların yeniden ele alınması ve reform yapılması için kapsamlı bulgulara da sahibiz.

Doç. Dr Richard Walker kimdir?

Avustralya Sidney Üniversitesi Sosyal Çalışmalar ve Eğitim Fakültesi’nde çalışmalarını sürdürüyor. Sidney Üniversitesi’nde lisans ve yüksek lisans düzeyinde eğitim psikolojisi alanında eğitim veriyor. Walker, öğrenmeyi arttırma, motivasyon, öğrencilerin akademik başarılarını geliştirme konularında çalışmalar yürütüyor. Richard Walker eğitim dünyasında çok konuşulan iki kitabın yazarı. Bunlardan biri ev ödevini tüm boyutları ile ele aldığı ‘Reforming Homework: Practices, Learning and Policies’ ve diğeri ise öğrenme ve motivasyon konusunda sosyokültürel teorilere odaklandığı ‘Sociocultural Theories of Learning and Motivation: Looking Back, Looking Forward’. Walker’ın dahil olduğu fakülte yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS tarafında dünyanın en iyi 9’uncu eğitim fakültesi olarak gösteriliyor.

Hürriyet: Haber, Analiz, Köşe Yazısı…

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber