Bu haber kez okundu.

Çocuk gelişimi: Üç yaşına kadar abartmamak gerek

Çocuk gelişimi açısından doğumdan sonraki ilk üç yıl çok kritik öneme sahiptir. Bu dönem gelişimsel altyapıların kurulduğu bir zaman dilimidir. Sürecin sağlıklı ve doğru yönetilmesi, çocuğun sonraki yıllarda da sağlıklı gelişmesini destekleyecektir.
Doğumdan sonraki ilk yıllarda çocuklarda meydana gelen gelişimlerden bazıları şunlardır:

Duyu organlarının tümü yetişkinler düzeyine ulaşır.

Beyin gelişiminin yüzde 70-80'i tamamlanmıştır.

Bağımsızlık, özgüven ve güvenli bağlanma duygusunun temelleri atılır.

Dil gelişimi açısından kelime hazinesi zenginleşmeye başlar.

Üç yaşına kadar abartılı yaklaşımlardan kaçının!

Üç yaşına kadar çocukların gelişimsel çerçevesi ve sınırları, bilimsel araştırmalarla belirli ölçülerde ortaya konmuştur. Elde edilen bulgular, bu yaş grubundaki çocukların gelişimsel açıdan çok hızlı bir sürecin içinde olmasına karşın bazı beceriler açısından da sınırlılıklara sahip olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, anne-babaların çocuklardan beklentilerini abartmamaları gerekir. Sorumluluk duygusu, oyuncak ve eşyalarını paylaşma, işbirliği yapma, başkasıyla empati kurma gibi bir dizi beceri henüz yeterince kazanılmadığı için anne-babaların, beklentilerini bu çerçevede sınırlandırmaları beklenir. Anne-babaların, küçük çocukları ile ilgili yapacakları en doğru şey, içgüdüsel ebeveynlik duygularına güvenmektir. Çocuğun istekleri, davranışları karşısında, kısıtlayıcı olmak, sonu gelmeyen açıklamalar yapmak, abartılı kurallar koymak gereksizdir. Çocuğun doğasına ve doğalına uygun bir çizgide durmak ve "pedagojik yaklaşım" görüntüsüyle, zorlayıcı yaklaşımlardan kaçınmak önemlidir.

KÜÇÜK ÇOCUKLARIN NEYE İHTİYACI VAR?

Doğumdan sonraki süreç, gelişimsel açıdan 'yatırımsal dönem' olarak düşünülmeli. Anne-babalar, bu dönemde çocuğun gelişimine çok büyük katkılar sağlayabilirler:

- Ev ortamını, doğallığını bozmadan güvenli hale getirin: Ev ortamının, çocuk için ciddi risklerden arındırılması gerekir. Güvenlik riskleri azaltılırken evin doğal ortamı da bozulmamalıdır. Çünkü, çocuğun doğal gerçeklikle birlikte büyümesi gelişimsel bir görevdir.

- Beslenme ve uyku düzenine dikkat edin: Çocuğun büyümesinde beslenme ve uyku düzeni çok etkilidir. Bu nedenle, anne-babaların öncelikle bu fizyolojik ihtiyaçları takip etmesi gerekir. Yaşına uygun besinleri alması ve yaş dönemi için gerekli miktarda uyku uyuması anne-babaların sorumluluğundadır.

- Televizyonu sınırlandırın: Araştırmalar, küçük yaşlarda televizyon izlemenin risklerinden söz etmektedir. Bu nedenle, özellikle iki yaşına kadar mümkünse hiç televizyon izletilmemesi sıklıkla önerilmektedir. İki yaşından sonra ise yetişkinin kontrolünde 15 dakikalık seçilmiş bir programın izletilmesi ile yetinilmelidir.

- Masa başı eğitim uygulamalarını abartmayın: Küçük yaştaki bir çocuğun masa başında bir faaliyeti yapması hiç kolay değildir. Elbette ki, bir hamurla şekil yapması, bir kağıda karalama yapması, sevdiği bir masa başı faaliyetini yapması yararlıdır. Ancak, bu çocukların daha çok sevdikleri şey, hareketli oyunlar, üç boyutlu objeler ve oyuncaklarla kurdukları oyunlardır.

- İnatlaşmalarının doğal olduğunu unutmayın: 1-4 yaşlar arasında, çocuğun inatlaşması ve ısrarcı davranması gelişimsel bir durum. Bu nedenle, bu tür davranışların bir sorun olarak algılanmaması gerekiyor. Buna karşın, çocukların inatlaşmasına neden olabilecek davranışlardan da olabildiğince kaçınmak gerekli. İnatlaşmalarla başa çıkmada en iyi yöntem ise ilgiyi başka yöne çekmek olmalı.

Yard. Doç. Dr. Oktay Aydın

Vatan

 

memurlar.net

 
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber