Bu haber kez okundu.

Çocuğunuzun Yanında Öğretmenini Eleştirmeyin!
 Üzerinde fazla durulmayan bir konu olsa da maalesef ailelerin sonuçlarını düşünmeden yaptığı hatalardan birisidir bu. Son zamanlarda bazı aileler çocuklarının yanında öğretmeni ,az ya da  çok ödev vermek , iyi ders anlatamamak, okula sık devamsızlık yapmak ,yeterince öğrencilerle ilgilenmemek , iyi ders anlatmamak gibi söylemlerle sonuçlarını düşünmeden ve de acımasızca eleştirir oldular. Hatta daha ileri gidip bazen öğretmene öğretmenliğin nasıl yapılacağı konusunda  mesleki bilgi vermeye bile kalkanlar olabiliyor.

Hepimiz biliyoruz ki öğretmenler eğitim-öğretimin en önemli faktörüdür. Öğretmenin Yaptığı davranışlar ,dersi işleyiş yöntem ve teknikleri ,mesleki yeterliliği , sorunlara veya öğrencilere yaklaşım biçimi gibi konular sınıf ortamının verimliliğinde oldukça önemlidir. Bunların yanında öğrencilerin öğretmenleriyle iyi bir iletişim içinde olmaları da öğrenmenin olabilmesi için ön koşullardan biridir. Ön koşulları oluşturduğumuz zaman iyi bir öğrenme ortamı oluşmuş olur. Öğretmenler çocukların gözünde, doğru bilen ,yol gösteren , hata yapmayan , örnek alınması gereken kişi şeklinde bir konuma sahiptir.  Sınıflar neredeyse  öğrencilerin aileleri kadar vakit geçirdiği ortamdır ve bu ortamda da sürekli öğretmenler diyaloglar kurmak zorundadır. Eğer öğretmen ile öğrenci arasında sevgi bağı ya da iyi iletişim olmaz ise o zaman okul ,sınıf veya eğitim ortamında sorunlar meydana gelir.


 
Ailelerin çocuklarının yanında sık sık öğretmenlerini olumsuz eleştirmeleri öğrenci gözünde öğretmenin yukarıda saydığımız imajını zedeler. Eğer öğrencinin gözünde öğretmenini sürekli eleştirerek değersizleştirirseniz, öğrenci öğretmenini hafife almaya başlar. Bunu tamamen anne babaların söylemlerine göre yapar. Siz öğretmeni ödev vermemekle sürekli eleştirirseniz öğrenci de öğretmeninin işini yapmadığı düşüncesi hakim olabileceği için artık öğretmeninin eksiklerini ve hatalarını aramaya ve bunları ailesine karşı kullanmaya başlar. Öğrenci kendi hatalarından veya eksikliklerinde dolayı sınıfta öğrenmeyi gerçekleştiremediği zaman bile artık bir bahanesi vardır ve bu konuda suçlu öğretmendir. Öğretmen iyi anlatamıyor ,öğretmen benimle ilgilenmiyor , öğretmen ödev vermedi ,öğretmen benim yaptığımı beğenmiyor gibi cümleleri sık duymaya başlarsınız. Bunu ailesi zaten sürekli dile getirdiği içinde öğrenci kendi düşüncelerini kabul ettirmekte zorlanmaz. Öğretmen öğrencinin gözünde yukarıdaki saydığımız saygınlığını kaybettiği noktada  etkili öğrenmeden bahsetmek mümkün değildir. Çünkü insanlar değer verdikleri kişilerin sözlerini daha dikkatli ve canı gönülden dinlerler. Bunu herkes günlük hayatında görebilir. Sevdiğiniz insanların söyledikleri sizde daha uzun süreli etki yaratırken sevmediğiniz veya anlaşamadığınız insanların söyledikleri şeyleri ciddiye almaz ,hafife alır bazen de doğru bile olsa söylediklerine inanmazsınız. Bu aynen küçük çocuklar içinde böyledir. Özellikle eleştirel düşünme becerileri gelişmediği için ailelerine inanmak onlar için öncelik teşkil eder.

Bunlardan bahsederken öğretmenin hatalarından hiç konuşmayın , her söylediğini doğru kabul edin , ona eksik veya yanlışlarından bahsetmeyin demiyoruz. Hata yapmak insana mahsustur ve öğretmenler de her insan gibi hatalar yapabilirler. Ve ya öğretmenin mesleki bilgileri çerçevesinde yaptıklarını siz hata yapıyor olarak algılayabilirsiniz. Eğer aileler öğretmenin yanlış yaptığını düşünüyorsalar öğretmenler birebir konuşarak anlamlandırmaya çalışmalıdırlar.  İşte öğretmenlerimizin sık sık okula gelin , irtibat halinde olalım diye üzerinde önemle durmasının sebebi budur. Öğretmenlerle ilgili konularda mutlaka fikir alış verişini kendisiyle birebir yapmalısınız. Bunu komşunuzun yanında ,çocuğunuzun yanında veya eş dost yanında yapmanız ne öğretmene  ne de size bir katkı sağlar.  Bir davranışın ne için yapıldığını direk o kişiye sormak yerine başkalarının yanında bunu kendi anladığınız biçimde yorumlamanız çocuğunuzun okul hayatında büyük sorunlara yol açabilir.

Bu sadece okul hayatında değil günlük hayatta da böyledir. Çocukların yanında konuşmalarımıza ve davranışlarımıza her zaman dikkat etmek zorundayız. Onlar büyüklerinin davranışlarını taklit ederek ve örnek alarak öğrenirler. Dedikodu yapan ailenin çocuğunun ileride çok dedi kodu yapması , babası sürekli argo kelimeler kullanan bir çocuğun ileride argo konuşması  ya da kitap okuyan ailede büyüyen bir çocuğun ileride bol kitap okuması şaşırılacak bir durum değildir.
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber