Öğretmen Diyarı

Çocuğunuzun Özdenetim Sahibi Olmasını Mı İstiyorsunuz? Kamerunlu Bir Çiftçiye Danışın.

1960’larda Stanford Üniversitesi’nden bir profesör, çocukların öz denetimi üzerine bir deney yaptı. Marşmelov testi denen deney çok basitti.

Yaşları 3 ile 5 arasında değişen çocuklara çikolata ya da marşmelov şeklinde bir ödül verildi. Araştırmacılar daha sonra çocuklara kuralları söyledi. Ödüllerini hemen yiyebilirlerdi ama eğer araştırmacının yeniden yanlarına gelmesini beklerlerse iki ödül alacaklardı.

Araştırmacılar çıktıktan sonra odada kalan çocuk, önündeki marşmelova bakarak kendisini tutsa mı yoksa ödülünü hemen yese mi diye karar vermeye çalıştı.

Psikologlar bu testi pek çok defa uygulamıştır. Genellikle çocukların yarısından azı testi “geçebilir.” Pek çok çocuk hazzı erteleyemez, ödülünü hemen yer.

Teste katılan çocukları yıllarca takip eden araştırmacılar, bekleyen çocukların SAT puanlarının daha iyi olduğunu ve daha iyi işlere girdiklerini ortaya koydu.

Şimdi ilk kez, psikologların marşmelov testini Batı kültürü dışındaki çocuklara uygulaması üzerine bir rapor yayınlandı. Test, Kamerun’da etnik bir grup olan Nsolar’ın dört yaşındaki çocuklarına uygulandı.

Araştırmayı yürüten, Osnabrueck Üniversitesi’nden Bettina Lamm, Nsolar’ın ağırlıklı olarak mısır ve fasulye yetiştirerek ve çiftçilikle geçinen bir topluluk olduğunu belirtiyor. “Çocukların çoğu, elektriği ve suyu olmayan kerpiç evlerde yaşıyor. Küçük kardeşlerine bakmak ve çiftlikte anne babalarına yardım etmek için çok çalışmaları gerekiyor.”

Testin sonucu sizce ne olmuştur?

Çocuklar marşmelov testinin skorlarını altüst ettiler.

Lamm, “Fark muazzamdı” diyor. “Kamerunlu çocuklar gerçekten çok farklı davrandılar, daha fazla bekleyebiliyorlardı.”

Lamm ve meslektaşları testi yaklaşık 200 Kamerunlu ve Alman çocuğa uyguladılar. Kamerunlu çocuklara ödül olarak, orada çok sevilen ve puf puf denen bir ufak bir tatlı çörek verdiler.

Deneyde, Kamerunlu çocuklar ikinci ödül için Alman çocuklara göre ortalama iki kat daha uzun süre beklediler. Ayrıca Kamerunlu çocukların daha büyük bir çoğunluğu –neredeyse yüzde yetmişi- ikinci ödülü alabilmeleri için beklemeleri gereken süre olan on dakika boyunca beklediler. Alman çocukların sadece yüzde otuzu bu kadar bekleyebildi.

Lamm ve meslektaşları deney boyunca çocukları yakından takip edip davranışlarını izlediler. Lamm, Alman çocukların ödüllerini beklerken, duygularını, özellikle de olumsuz duygularını daha fazla belli ettiğini belirtiyor.

Alman çocuklar daha fazla mızıldandı, ağladı ya da sandalyelerinde kıpırdanıp durdu.

“Gerçekten bekleme süresiyle mücadele ediyorlardı; parmaklarıyla oynuyor, kendi kendilerine konuşuyor, bekleyebilmek için, dikkatlerini dağıtabilecek her şeyi deniyorlardı.”

“Buna karşılık, Kamerunlu çocukların çoğu öylece oturup bekledi. Hatta yüzde onu beklerken uyuyakaldı.”

Çocuklar sanki meditasyon yapıyor gibiydiler.

Lamm, Kamerunlu çocukların marşmelov testinde neden bu kadar iyi olduklarını tam olarak bilmediklerini söylüyor. Çocuk davranışları karmaşık ve inceliklidir. Ama bunun sebeplerinden birisi, Batılı ebeveynlik tarzından tamamen farklı olan Nso ebeveynlik tarzı olabilir.

Bu ebeveynlik tarzı , çocuklar daha doğar doğmaz başlıyor.

“Anneler bebeklerini daha ağlamadan emzirir, böylece çocukların olumsuz duygular ifade etmesi gerekmez” diyor Lamm. “Bu duyguları daha onlar ifade etmeden önce yoluna konur.”

Batılı anneler bebeklerinin neye ihtiyacı olduğunu anlamak için onun verdiği işaretleri gözler. Nso anneleri böyle yapmaz.

Lamm, “Annelerin bebek için neyin iyi olduğunu bildiğine ve bebekleri için en iyisini yapacağına inanırlar” diyor. “Bunun için bebeğin işaret vermesine gerek yoktur.”

Çocuklar büyüdükçe bu ebeveynlik tarzı devam eder.

“Çocukların ihtiyaçlarını kontrol etmeyi öğrenmesi ve arzu ya da isteklerini dile getirmemesi beklenir” diyor Lamm.

Kamerunlu anneler itaat ve saygı bekler. Çocuklar da isteklerinin yerine getirilmediği ya da beklemeleri gereken durumlara uyum sağlama konusunda iyidir.

“Böylece öz denetimi öğrenirler” diyor Lamm. “Bu, Batılı çocukların öğrendiği öz denetimden farklı olabilir ama çok etkili.”

Öte yandan, Rochester Üniversitesi’nden Celeste Kidd, meselenin sadece öz denetimle ilgili olmayabileceğini belirtiyor.

Kidd ve meslektaşları birkaç yıl önce, marşmelov testinin sadece öz denetimle ilgili olmadığını gösteren kanıtlar ortaya koydular. Bu test aynı zamanda çocuğun çevresine ne kadar güvendiğini; çocuğun, araştırmacının dönüp ona ikinci ödülü verip vermeyeceğine ne kadar güvendiği ölçer.

Kidd, “Ayrıca çocuğun beklemeye değip değmeyeceğine dair beklentileri de önemlidir” diyor.

Çünkü düşünecek olursanız, çocuk ikinci marşmelovun geleceğine inanmıyorsa, birinciyi yemesi mantıklıdır.

Kidd, “Çocukların, geçmişte olanları istatistiksel açıdan değerlendirdiğini gösteren kanıtlarımız var” diyor. “Bu yüzden, örneğin bir çocuk belirsizliklerin ve tutarsızlıkların olduğu bir ortamda yaşıyorsa, hazzı erteleyebilecek becerisi olmasına rağmen, ikinci ödül için beklemesine değmeyeceği sonucuna varabilir.”

Nso anne babaları, kesin kuralları olan ve tutarlı bir disiplin uyguluyor. Kidd, anne babaların tutarlı davranışlarının çocukların yetişkinlere güvenmesini sağladığını, bu yüzden de araştırmacı ikinci ödülü getireceğini söylediğinde ona inandıklarını belirtiyor.

Kaynak: http://www.npr.org/sections/goatsandsoda/2017/07/03/534743719/want-to-teach-your-kids-self-control-ask-a-cameroonian-farmer

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol