Bu haber kez okundu.

Çocuğunuza “Borçlu” Olmadığınız 10 Şey

Günümüz toplumunda herkes neyi yapmakta haklı olduğumuz ya da neyi hak ettiğimiz hakkında kafa karışıklığı yaşıyor. Yetişkinler sürekli olarak hak ettiklerini alamamaktan yakınıyor ve şikayet ediyor. Vatandaş olarak haklarımızın ne olduğuna dair süren tartışmalar var. İnsanların temel hakları nelerdir?
Bu tartışmaların ortasında olmayı umursamıyorum. Tartışma aramıyorum ama çocuklarımız için endişeliyim. Çocuklarımıza gelecek için ne öğrettiğimiz hakkında endişe duyuyorum. Onlara nasıl minnettar olunacağını ve çok çalışmayı mı öğretiyoruz, yoksa hayatı onlar için çok mu kolaylaştırıyoruz? Yetişkin olarak talep ettiklerimiz ya da yapmakla yetkili olduğumuzu düşündüğümüş şeyler, çocuklarımız tarafından izleniyor. Bizi konuşurken duyuyorlar ve talepte bulunuyorlar. Bunu sesimizin tonunda duyuyorlar. Başkalarıyla otoriter olarak nasıl konuştuğumuzu duyuyorlar. Büyüdükçe haberlere ya da radyo yayınlarına kulak misafiri olabiliyorlar. Her şeyi duyuyorlar. Soru şu: Bunlar, onların duymasını istediğiniz şeyler mi? Örnek toplum, onların istedikleri her şeyi almaya yetkili oldukları bir gelecek kuruyor. Bu doğru mu? Herkes, istediği her şeyi alma hakkına sahip mi? Bir mağazaya girerken anne babalarına yakınan çocukları sıklıkla duyuyorum. “Bu hiç adil değil!”, “Bunu istiyorum!”, “Söz vermiştin!” Çocuklarınız istedikleri şeyleri ona “borçlu” olduğunuzu mu düşünüyor?
Hayır diyen ebeveyn olduğunuz için suçlu hissetmenize gerek yok. Hayatta çocuklarımıza “borçlu” olduğumuz birçok şey var. Anne baba olarak onlara karşılıksız sevgi, saygı ve sonsuz bir af borçluyuz. Yuva olarak bildikleri bir yeri, beslenmeyi ve sağlıklı olmayı ve onları sonraki hayatlarına hazırlamada yardımcı olacak bir eğitimi hak ediyorlar. Yine de bu hayatta “hak etmedikleri” çok şey de var. Bunlar, anne babaların “Hayır” dedikleri için suçlu hissetmemeleri gereken şeyler. Çocuklarımıza “Hayır” dediğimiz için suçlu hissetmemeliyiz. İşin gerçeği, çocuklarına hayır diyen anne babalara müteşekkirim. Bazen çocuklarınızı sevmenin en iyi yolu hayır demektir!
İşte benim çocuklarımıza borçlu olmadığımız 10 şeyi gösteren listem:
1. Çocuklar iyi davrandıkları için ödüllendirilme hakkına sahip değildir.
Bir mağazaya girdiniz ve siz alışveriş yaparken çocuğunuz uslu duruyor. İyi davrandığı için ona bir oyuncak “borçlu” değilsiniz. Onlar iyi davrandılar. Bu harika! Tamam. Beni çıldırtan noktalardan biri de bu. Çocuklarıma “Bugün mağazada iyi davrandığınız için teşekkür ederim!” derdim. Onlar da “Bir şey değil, ne alabiliriz?” Birçok dersten sonra, öğreniyorlar. Hayat bedava değil. Bazen sadece sizden bekleneni yapmak zorunda olursunuz. Şimdi onlara öğrettikten sonra arada bir onları ödüllendiriyorum ve sürekli hediye soran birilerini duymuyorum.
2. Çocukları okulun en iyi sporcusu olma hakkına sahip değildir.
Çocuklar kırlarda ya da kortta yürüyor ve bir atletin becerilerine ve yeteneklerine sahip olmayı bekliyor. Farkına varmadıkları şey ise iyi atletlerin çok çalıştığı. Eğer çok çalışırlarsa ve becerilerini geliştirirlerse ödülleri kaparlar. Bu arada ödüller profesyonel sporcu olduğun anlamına da gelmez. Yetenek ve beceri otomatik olarak gelmez, saatler süren adanmış bir çalışma olmadan da gelmez.
3. Çocuklar her istediklerini alma hakkını sahip değildir.
Öncelikle, onların sahip oldukları şeylere şükretmelerine yardımcı olalım. Memnuniyeti öğrenmek bir başka zor ama önemli hayat dersidir. Sonra onlara, istedikleri şeyin değerini öğretelim. Bunun için nasıl para kazanabileceklerini öğretin. Kazanabilirler. Bir şeyi şimdi istedikleri için onlara almak zorunda değilsiniz. Onlara bir süre “isteme” şansı verin. Bir süre bekletikten sonra belki de gerçekten o şeyi çok istemediklerinin farkına varabilirler. Aynı zamanda sabrı da öğrenecekler. Çocuklarınız bunun için bile size minnetar olacak!
4. Çocuklar, popülerlik hakkına sahip değildir.
Onların bir oyun alanı dolusu arkadaşa sahip olacağını ya da olması gerektiğini söyleyen bir kural yok. Herkes farklıdır. Bazen, birkaç arkadaşın daha iyi olduğunu onlara öğretin. Popülerlik hayatın didinip çaba gösterilmesi gereken en önemli kısmı değildir. Çocuklarımızın arkadaşsız olmasını asla dilemeyiz fakat nasıl arkadaş edineceklerini, iyi bir arkadaş olmayı ve onları yanlarında tutabilmeyi öğrenmeleri gerekiyor.
5. Çocuklar gurme gibi yemek tatma hakkına sahip değildir.
Ebeveyn olarak çok çalışıyoruz ve bir evi yönetmek için yapılması gereken birçok şey var. Yedi çeşit yemek yapmak için zamanınız olmayabilir. Anne babalar bununla ilgili kendilerini suçlu hissetmek zorunda değil. Ailenize sağlıklı ve dengeli bir yemeği sunabilmek için elinizden gelenin en iyisini yapın. Çocuklarınıza da buna saygı duymayı öğretin. Bu yemeklerin yapımına nasıl yardım edebileceklerini öğretelim. Bu herkes için bir kazanım!
6. Çocuklar “yardımcı” hakkına sahip değildir.
Bizim işimiz anne baba olmaktır. Biz temizlik hizmeti değiliz. Çocuklarımıza kendileriyle ilgili temizlik işlerini ve basit ev işlerini öğretelim. Onlara, zaman ev işlerinin bitirildiğinde para ödenen bir iş olmadığını öğretelim. Bu onlara eşyaları ve evleriyle ilgili olarak sorumluluk ve sahiplik duygusunu öğretir. Evdeki herkes, ev işleriyle ilgilenmek ve yardım için sorumludur. Bu beceriler onlara okulda da yardım eder.
7. Çocuklar “hızlı” hizmet alma hakkına sahip değildir.
Sabır, çocuklara hatta yetişkinlere öğretilmesi çok zor bir şeydir. Bir çocuğun ricası, her ne olursa olsun, hemen yerine getirilmesi gerekmez. Bazen sabırlıca beklemek onlar için iyi bir derstir. Çocuklara beklemeyi öğretmek bir hayat dersidir. Hayatlarında beklemeleri gereken zamanlar olacak o yüzden bir an önce alışmaları iyi olur!
8. Çocuklar otomatik olarak bir sonraki sınıfa geçme hakkına sahip değildir.
Şüphesiz çocuklarımız çok parlak, başkalarına karşı nazik ve özverili. Hepimiz çocuklarımızın böyle olduğuna inanmak istiyoruz. Çocuklarımızı biliyoruz. Öğretmenler de çocuklarımızı biliyor. Çocuklar böyle düşünebilir ama, bir sonraki sınıfa geçmek onlara verilmiş ücretsiz bir bilet değildir. Yıl sonunda otomatik geçiş değildir. Her gün bir sandalyede oturmak yeterli değildir. Çocuklar çalışmak ve bir sonraki sınıfa geçmek için gereken bilgileri öğrenek zorundadır. Eğer bunu zamanında yapmazlarsa ve çalışmazlarsa, serbest bir geçiş yoktur. Ödevlerini yapmayan, A ya da D almasının bir önemi olduğunu düşünmeyen öğrenciler var. Bir sonraki sınıfa geçmeleri için gereken becerileri yoksa, bunların bir önemi vardır!
9. Çocuklar her oyunu kazanma hakkına sahip değildir.
Onlarla oyun oynarken çocuklarımızın her oyunu kazanmalarına izin vermemiz gerekmiyor. Skoru tutabilir, kazanan ya da –evet- kaybeden olabiliriz. Çocuklar erken yaşlarda kazandığında nasıl zarif olunacağını ve kaybettiğinde üzülünmeyeceğini öğrenebilir. Her oyunu kazanamayacaklarını onlara öğretebiliriz. Ayrıca onlara bir oyunu kaybedebileceğimiz ya da kaybettiğimiz gerekçesiyle oyunu bırakamayacağımızı da öğretiriz. Rekabet doğal bir içgüdü olabilir ama nasıl kaybedileceğini öğrenmek bir derstir, hayatımızın herhangi bir noktasında öğrenmemiz gereken bir ders. Bu dersi hayatımızın geri kalanında da yanımızda taşırız. Eğer bunu erken öğrenirlerse hayatın onlara getireceklerine alışmaları da daha kolay olur.
10. Çocuklar her zaman “haklı” olma hakkına sahip değildir.
Herkes, her zaman haklı olduğunu düşünmeyi ister. Biz bunu kabul etmeye hazır olalım ya da olmayalım… Her zaman haklı olmayız. Benzeri bir şekilde çocuklar da her zaman haklı olmaz ve böyle olmadıklarını düşünmeye ihtiyaç duyarlar. Yanlış olduklarında onları düzeltmek bizim sorumluluğumuzdur. Davranışları için mazeretler üretecekler ya da neden haklı oldukları konusunda bizimle tartışacaklar. Bir ebeveyn olarak onların bu davranışlarını daha erken yaşlarda düzeltmemiz, hata yapmakta ve hatalı olduğunu kabul etmekte bir sorun olmadığını öğretmemiz gerekiyor. Bu yutulması zor bir hap, yetişkinler için bile! Onlara bu dersi öğretmezsek bir şeyler hakkında yanlış yaptığını, hatalı olduğunu anlatmaya çalışan herkese karşı saygısız olabilirler. Bir öğretmen ve öğretmen eşi olarak, bir şeyleri yanlış yaptığını söylediğinizi çocukların ne kadar saygısız olabileceğini biliyorum. Çocuklar kendi fikirlerine göre haklı olabilir ama yine de onlara saygılı bir biçimde ve doğru zamanda kendini nasıl ifade edebileceğini öğretelim!
Çocuklar, anne babalarının onlara hayatta ne için çalışmaları ve neyi serbetçe yapabilecekleri arasındaki farkı öğretmeleri hakkına sahiptir.
Kaynak: http://www.momonthemove35.com/10-things-you-dont-owe-your-child/

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber