Bu haber kez okundu.

Çocuğu Ders Çalışmayanlara 6 Öneri

Eğitimin önemini farketmiş her veli çocuğunun derslere olan ilgisini yakından takip ediyor. Eğer çalışmıyor ise "neden ders çalışmıyor" sorusunun cevabı aslında 6 farklı çözümü de beraberinde getiriyor.
Her çocuk birbiriyle aynı değil. Bazen çocuklar bir dersi, bazen de genel olarak ders çalışmayı sevmeyebiliyor. Çocuğun derslere olan ilgisizliğinin nedenini tespit etmek de aileyi çözüme yaklaştırıyor. Herşeyden önce çocuğunuzla empati kurarak başlamanız da fayda var. Siz de öğrenci olduğunuz yıllarda bazı dersleri seviyor bazılarından da hoşlanmıyordunuz.

Bazıları çok eğlenceli, bazıları da sıkıcı geliyordu. Öğretmenlerinizin hepsine aynı sempatiyle yaklaşamıyordunuz ya da her birisini eşit sevemiyordunuz. Bu açıdan bakarak çocuğunuzun ilgisizliğini keşfetmeye çalışacağız. Onları zorlamak, sıkıştırmak ya da "sevmesen de yapmak zorundasın" gibi bir tavra girerek kısa yoldan sonuç almaya çalışmak başarısızlıkla sonuçlanacaktır. Ayrıca böyle bir baskı, gelecekte çocuğun size anlatmak isteyebileceği farklı problemleri de "anlamayacağınız" düşüncesiyle paylaşmasına engel olacaktır.

 Aşağıda uygulanabilecek 6 yöntem sıraladık. Bunlar birbirinden ayrı düşünülemeyecek, birbirlerini tamamlar nitelikte yöntemlerdir. İşte o yöntemler...

1- PROBLEMİ TESPİT ETMEK

Bilindiği üzere insanların fıtratları ayrı ayrıdır. Kimi görerek, kimi duyarak, kimi dokunarak/uygulayarak öğrenmeye yatkındır. Fıtratımızın eğilimlerine göre bu görsel, işitsel, dokunsal olarak adlandırılır. Bu durum sadece öğrenmeyi ifade etmez aynı zamanda bireylerin etkili iletişim araçlarını da belirler. Eğitimde öğretmenlerin dersleri öğrencilerin farklı iletişim kanallarında olduğunu bilerek anlatması esas olsa da; bu konuda başarısız bir öğretmen sadece kendi kanalındaki öğrenci için faydalı olacaktır. Örneğin: Görsel öğretmen, "Rengarek çiçeklerle bezenmiş bir ormanda ağaçların yeşil tonlarının arasından akan derenin eşsiz mavisi tablo gibi müthiş bir manzara..." olduğundan bahsederken, işitsel öğrencinin duymak istediği "Kuş seslerinin kapladığı Ormanda, derenin şırıltısıyla rüzgar sesininin muhteşem bir orkestra meydana getirdiği" olabilir.  Anlatım şeklinin yanı sıra öğretmenin bir tiki, ses tonundaki farklılık, ağız şive yapısı öğrencinin ilgisini dağıtıyor olması mümkün. Öğrencinin bu tarzda bir şikayeti rehberlik ve danışmanlık öğretmenleriyle kolayca çözülebilir. Diğer yandan görme, işitme gibi konularda fizyolojik rahatsızlıklar ya da farklı derecelerdeki zihinsel rahatsızlıklar da derse ilgisizlik şeklinde kendini gösterebilir. Bu gibi konularda tibbi destek almak gerekecektir.

2- KEYİFLİ HALE GETİRMEK

Evet, o hala bir çocuk. Dünya savaşları, İç Anadolu coğrafi şekilleri ilgi alanına girmiyor. Ama öğrenilmesi gereken bilgiyi canlandırmayla, oyunlarla sunmak mümkün. Çocuğunuza konuyu anlatın ve 5 dakika Fatih Sultan Mehmet olmasını söyleyin. Basit bir yastık güzel bir at olabilir emin olun.  Karmaşık matematik problemlerini resim çizerek anlayabilir, coğrafya dersini şarkı söyleyerek anlatabilir. A şehrinden B şehrine giden Mehmet'in, C şehrinden A şehrine giden Ahmet'le buluşması kağıt üzerinde daha anlaşılır duracaktır.  İlginç videolar, çeşitli belgeseller, resim ve fotoğraflar ufak tefek oyuncaklar dersin eğlenceli materyalleri olmaya çok uygun.

3- ÇOCUĞUNUZU DA DAHİL EDİN

Bazı dersler sadece hatırlanması gereken bilgiler şeklinde değerlendirilebilir. Bu ise pek çok kişi gibi çocuklar içinde sıkıcıdır. Çocuğun öğrenmeye çalıştığı o konuya dahil olmasını sağlamak gereklidir. Öğrenmeye çalıştığı bilgiler hakkında ne düşündüğünü sorun. "Sen olsaydın ne yapardın?" şeklinde konuya dahil edin. "Bu bilgilerle" kısa bir hikaye anlatmasını isteyin. Bunun ona hangi kitabı, çizgi filmi/ hangi karakteri hatırlattığını söyleyin. Gelen cevaba göre "Neden ve Niye" sorularını sorun.  Dersin sonunda bu konuyu O'nun nasıl anlatacağını merak ettiğinizi söyleyin. Anlatmasına teşvik edin. (Hesap sorar ya da sözlüye kaldırır gibi değil. Onun öğretmen olduğunu hayal etmesini sağlayarak)

4- BU BİLGİ GERÇEK HAYATTA NE İŞE YARAYACAK

"Sen öğren ilerde nedenini anlayacaksın" anlayışı çok gerilerde kaldı. Artık çocuklar da bu bilgi benim ne işime yarayacak diye düşünüyor. O yüzden çocuğunuzun bilgiyi anlamlandırması ve zihninde doğru konumlandırması için ona konunun öneminden bahsedin. Unutmayın doğru konumlandırılmamış bir bilgi kısa süreli hafızaya kaydolur ve ilk sınavdan sonra unutulur. Fakat çocuğun öğrenme yöntemine göre çeşitli ilişkilendirmelerle çocuğun günlük hayatına katkısını ona doğru aktarmak gerekir. Örneğin matematiğin ne işe yaradığını soran bir çocuğa "Kainatta yaratılan her şeyin ve her olayın bir kanuna dayandığını söyledikten sonra bu kanunların matematikle ilişkisine değinebilirsiniz" ya da coğrafyanın ne işe yaradığını öğrenmek isteyen bir çocuğa "Basit örneklerle, zor durumda kalındığında yer yön bulmak, hayatta kalmak vs" gibi fonskiyonlarından bahsedebilirsiniz. Örnekleri çeşitlendirmek mümkün.  

5- KEŞFETMELERİNE YARDIMCI OLUN

Yetişkin insanlara göre keşfetme meraklarına daha yoğun olan çocukların küçük ipuçlarıyla kaşif olmalarını sağlayın. Onların gözlerini parlatan yeni keşifleri olacaktır. Büyükler için sıradan bir olay haline gelen "Güneşin doğması" çocuklar için -olması gerektiği şekilde- muhteşem bir olaydır. (aslında bu noktada çocuklarımızdan bir şeyler öğrenmek de mümkün) Çocuğunuzun gözlerini parlatan keşifler gelecekleri hakkında da fikir verecektir.  Sebep sonuç ilişkilerine dikkat çekin. "Güneş doğduğunda sabah olur, demek ki güneş battığında gece olacak" gibi basit sebep sonuç ilişkilerini kurmasını sağlarken, "Peki, Allah güneşi yaratmasaydı ne olurdu?" şeklinde sorularla cevabı bulmasına yardımcı olun. İpuçları verin. Cevapların içinden güzel tefekkürler ve şükretmek için bolca sebepler çıkaracaktır.  Sürtünme kuvvetinin ısıya dönüşmesi, yer çekimi, çekim yasası, yağmurun yaratılışı gibi bir çok konu çocukların zihinlerinde yeni bağlantılar kurmak için muhteşem fırsatlardır ta ki biz onları sıkıcı hale getirene kadar.

6- SÜREÇTEN ELDE EDİLEN POZİTİF SONUÇLARA DİKKAT ÇEKMEK

Çocuğun sınavdan çok iyi not/puan alması ya da ödevlerini bitirmesi elbette güzel sonuçlardır. Fakat sonuç odaklı önceki nesiller ile süreç odaklı yeni nesiller arasında köprü kurmak da gereklidir. Bu yüzden her fırsatta onun çabasını takdir etmek faydalı olacaktır. "Bugün ders çalışırken çok güzel sorular sordun", "Matematikten ne kadar zevk aldığını farkettim", "Bence ilerde kaşif olabilirsin" gibi cümleler bir sonraki çalışmayı da olumlu etkileyecektir.  "Bugün merak ettiğimiz şeyleri ansiklopedide bulabileceğimizi gördük değil mi?" ya da "İnternette ne kadar faydalı bilgiler var değil mi?" gibi cümlelerle araştırmaya yönlendirmek, faydasına dikkat çekmek, sonraki çalışmalar için de teşvik mahiyetinde olacaktır.  Diğer yandan başarısız bir sınav sonucu için; "Aslında bu konuyu ne kadar güzel çalıştığının farkındayım. Acaba nerede yanlış yaptık? Bir sonraki sefer neyi farklı yapmak istersin?" gibi sorularla probleme ve çözümüne onu da dahil etmek gereklidir. Başarılı bir sınav sonucu için "Biliyorsun bu başarıda, her gün düzenli olarak derslerini tekrar etmenin katkısı büyük. Seni tebrik ederim." gibi cümleler de onun sürecin önemini farketmesine yardımcı olacaktır.

 

Kaynak: RisaleHaber

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber