Bu haber kez okundu.

Bir Öğrencinin “Doğru” Kitabı Bulmasına Yardım Etmek İçin 5 Öneri

Bir zamanlar lisede İngilizce öğretmenliği yaparken, benim için bir çocuğun “doğru” kitabı bulmasını sağlamaktan daha güzel bir duygu yoktu. Gerçekten. Tam anlamıyla sahiplenerek bir şeyler yazdıklarında ve bu yazıdan (şiirden ya da mektuptan) gurur duyduklarında hissettiklerim de buna yakındı.

Öğretmenler olarak, öğrencilerimizin yaşı kaç olursa olsun, çocukların okumayı ve yazmayı sevmesine hatta aşık olmasına her gün katkıda bulunuyoruz. Bu iki şey yaşamımızı sadece akademik anlamda değil, aynı zamanda kişisel olarak da zenginleştirir: Okumak dünyayı anlamamızı sağlar. Yazmaksa aynı dünyanın içinde sesimiz olur.

Daha net olmak gerekirse, bana göre doğru kitabın tanımı şudur: Bir öğrenci artık okumak için öğrenmiyor ama öğrenmek için okuyorsa doğru kitaba ulaşmış demektir. Öğrencilerim eğlence, heyecan ve macera yaşamak için pek çok “seri kitap” okudu. Şimdi artık ergenlikten çıkmaya başlıyorlar ve bu gelişim döneminde dünyayı anlamayı aramaya başladılar.

Bir kez bulunduğunda doğru kitabın onlar üzerinde, özellikle hayatı anlamaya yönelik oluşmaya başlayan algılarında derin etkileri olur. Bu algı genellikle trajik ama umut doludur, empatiyi teşvik eder ve insan olma deneyiminin evrenselliğini taşır. Franz Kafka’nın ünlü deyişi gelir akıllara: “Bir kitap içimizdeki donmuş denize inen balta olmalıdır.” Benim için bu balta Hemingway’in Silahlara Veda kitabı olmuştu. O zaman 15 yaşındaydım.

Ne Okuyacağımı Bilmiyorum!

Belki de onların hayat değiştiren kitabı bulmalarına yardım etme konusunda bir arayışta değilsiniz ya da belki de sadece eğlenecek bir kitap arayan küçük çocuklarla çalışıyorsunuz. Her durumda sebep ne olursa olsun; eğer öğrenciler sınıfta, okulda ya da halk kütüphanesinde bir kitap arıyorlarsa, işte kitap seçimleri konusunda onları desteklerken aklınızda tutmanız gereken birkaç küçük öneri:

Öneri #1: Öğrencinizi tanımaya çalışın. Bir öğrencinin altyapısı, sevdiği ve ilgi duyduğu şeyler ve şimdiye kadar neler okuduğu hakkında ne kadar çok şey bilirsem, iyi kitap seçimlerine doğru yönlendirme konusunda ona o kadar fazla yardımcı olabilirim. Araştırmalar, bir kitap seçerken öğrencilerin rehberliğe ihtiyaç duyduklarını söylüyor. Bu yüzden, elbette öğrencilerin seçmesine izin verin, ama üç ya da dört kitap seçip incelemeleri ve karar vermeleri için onlara önermeniz de tavsiye edilen bir yaklaşım.

Öneri #2: Denemeyi teşvik edin. Bir kitabı denemeden ondan nefret edemezsiniz. Bu yüzden onları bir şeyi önce denemek konusunda teşvik edin. Geçmişte sadece fantastik kitaplar okumuş olabilir, ama bir biyografiye ya da bir polisiye serisine göz atmasını da önerebilirisiniz. Kendi kitap seçimlerinizdeki tür değişikliği yapma hikayenizi paylaşın. Hatta daha iyisi, bir öğrencinin her zamanki kitap türünün dışına çıkıp çok sevdiği bir kitabı bulma hikayesi anlatın.

Tip #3: Kitapla tanıştırın. Öğrencileri okul ya da yerel halk kütüphanesine götürebilir ve ikili gruplar halinde oynayabilecekleri bir oyun yaratabilirsiniz. Örneğin şöyle bir arama yapmalarını isteyebilirsiniz: “Yazar Walter Dean Myers’ten bir kitap bulun. Kitabın başlığını yazın.”

Halk ya da okul kütüphanesi (hatta sadece bir sınıf kütüphanesi bile) bir öğrenciyi kolaylıkla yorabilir. Bu yüzden sınıfın önünde göstereceğiniz beş ya da altı kitapla onları özendirmeye çalışmanın, yüzlerce kitapla dolu raflardan gözü korkanlara büyük faydası olacaktır. Ve unutmayın, öğrenciler öneriler duymak ister.

Burada “Kitap Konuşmaları” devreye girebilir. Sınıfta gösterilen kitaplardan birini daha önceden okumuş bir öğrenciyi, kitabın muhteşemliği hakkında biraz reklam yapması için davet edin. İlgilerini çekecek ilginç gerçekleri kullanarak yazar hakkında konuşabilirsiniz. Ayrıca kitabın ilk paragrafını sesli okumak ya da ortalardan heyecanlı bir bölümü de okuyabilirsiniz.

Öneri #4: Kitabı yarıda bırakma izni verin. Bunu biz de yetişkinler olarak yapıyoruz, o halde neden çocukları da aynı şeyi yapmaya davet etmiyoruz ki? Bir kitap önerdiğimde ve bir öğrenci ondan hoşlanmadığında, o öğrencinin asla beni hayal kırıklığına uğratıyormuş gibi hissetmesini istemem. Eğer öğrenciler bir kitabı bir saat ya da bir hafta okuduktan sonra yarıda bırakma hakları olduğunu bilirlerse, yeni kitaplar denemeye daha meyilli olurlar.

Öneri #5: Kitaplara bakmaları için zaman verin. Yine yetişkinler olarak doğru kitabı bulmamızın ne çok zaman aldığını düşünün. Öğrencilere kitabın sayfalarını karıştırmak, arka kapaklarını okumak, üzerinde düşünmek ve sonra fikrini değiştirmek ve aramaya tekrar başlamak için zaman vermek zorundayız. Müze muamelesi gören öyle çok sınıf kütüphanesi gördüm ki şaşırırsınız: Bak ama dokunma. Dersi erken bitirin, seçilmiş kitapları dağıtın (belki de en ilginç olanları) ya da masaların ve sıraların üzerine kitapları türlerine göre ayırın ve bırakın istediklerini alsınlar.

Öğrencilere okumaları için zaman yaratmak da çok önemlidir. “Ders sırasında mı?” dediğinizi duyar gibiyim. Biliyorum, bu yoğun müfredat çağında zaman bulmak çok zor gibi görünebilir, ama bu zamanı yaratmak zorundayız. Okuma dersi araştırmacısı ve yazar Kylene Beers’ın sözleriyle son noktayı koymak gerekirse, okuma ilgisini uyandırmanın ve okuma becerisini geliştirmenin tek ve en iyi yolu okumaktır.

Kaynak: http://www.edutopia.org/blog/tips-to-help-a-student-find-book-rebecca-alber

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber