Bu haber kez okundu.

BİR İLKOKUL ÖĞRETMENİNİN SORUMLULUĞU ;


Sırf çocuk daha iyi yaşasın diye karşılıksız çabalayan , anne babadan sonra ki kişidir öğretmen. Çocuk bizim elimize 6 yaşında düşer. İlk defa bir kurumun üyesidir ve sosyalleşmeye ihtiyacı vardır.

Türkiye gibi geniş bir mozaige, degisik kültür ve geleneklere, dengesiz bir gelir dağılımına sahip bir ülkenin çocukları olarak bir arada ortak bir kurumda buluşurlar. Hepsinin zekası, hayat koşulları, aile yapıları birbirinden farklıdır. Bu fark; bölgeden bölgeye, okuldan okula , sınıftan sınıfa ve aynı sınıftaki öğrenciler arasında da kendini bariz gösterir. Ortak olan şeyleri ise aynı heyecanla okula gelmek, ayni tutkuyla öğretmenlerini sevmektir.

İşte bizim görevimiz de tam bu anda başlar.Belki de sanatimiz demek daha uygun düşer. Ögretmen bir sevgi kazanmak için çok uğraşmaz. Cunku çocuk öğretmeni sevmeye odaklanarak gelmiştir.Ama güven kazanmak, dost olduğunu kanıtlamak için çok uğraşmak zorunda kalır. Cocuk guvenmezse teslim olmaz çünkü. Kapatir kendini, anahtarini da bulamayacagin yerlere atar.
Peki güven kazandınız, dost olduğunuzu da kanitladiniz.Bu sureci yaşayan öğretmen için Evlat Aşkı günleri başlar. Bu surecte arada öyle güçlü bağlar oluşur ki öğretmen kendi çocuğu için istediği herşeyi öğrencileri için de ister.Dunya, her insana eşit nimetler vermez ;kimisini verdikleriyle kimisini aldiklariyla sınar.Ogretmen bu adaletsiz dünyaya dur,der.Onun vermediği herşeyi , öğretmen vermek için deli gibi çabalar. Anasi olmayana ana,evi olmayana yuva,kalemi olmayana kalem,ayagi olmayana baston olur. Her öğretmen kendi hayat standardına göre , öğrencisine bir standart yakalamaya çalışır.Ogrencinin hayallerini gerçekleştiren bir Superman'a donusur.O nu sinema,tiyatro, deniz, kamp , geziler , lunaparklar her yere sürümek ister.Sırf çocuk ben bunları hiç yasamadim demesin ,diye.
İlkokul öğretmeni , diğer bütün öğretmenlerden farklıdır. Cunku çocuğun 6-10 yaş arası daha kişiliği ve ahlaki değerleri oturmamıştir.Ogretmen sadece dersinden sorumlu değildir.O na iyi bir kişilik ve iyi ahlaki değerler vermek zorundadır.Cunku ağaç yaşken eğilir.Bu mesleğin belki de en zor kısmıdır.Farkli aile yapılarından gelen , farklı ahlaki etikleri olan çocukları bir potada eritmek,hepsini aynı çizgide yontmak çok zordur.Cocuk ailesinin duruşu ile sizin ogrettikleriniz arasında büyük çatışma yaşayabilir.Kazanan taraf siz olmak istiyorsanız çok iyi bir sanatçı olmanız gerekir.Bilirsiniz ki siz kazanırsaniz çocuk kazanır,cocuk kazanırsa aile,toplum,ulke,dunya kazanır.Bunu bildiğiniz için asla pes etmezsiniz.

İlkokul öğretmeni farklıdır.Cunku çocuğun akademik eğitiminden tutun,muzik sevgisi,resim yeteneği,spor becerileri,oyun kurallarına kadar herşeyin sorumlusu sizsiniz.Bizim okuldan beklentilerimiz öyle yanlış ki sanki okul meslek edinmenin basamağıdır.Hayir ilkokul hayata olumlu dahil olmanın basamağıdır.Bizim için kutsal olan en statülü mesleği yapması değildir.Kutsal olan yaptığı işi en iyi yapması ve mutlu bir birey olmasıdır.Ben görsel sanatlara çok önem veririm.Duzgun renklendirilmiş panolar,urunlerin sistematik bir düzende teşhir edilmesi,el sanatları ,renkler,renkli boyalar ve kağıtlar.Bu hayatın bizzat kendisidir.Boyle büyüyen bir çocuk tarlasını bile sürerken,cicegini bahçesine dikerken,evine eşyayı yerleştirirken,bir inşaatı yaparken bile görsel bir kaygı taşır.İcinin renklerini dışarı çıkarmsli ki dünya guzellessin.Birlikte bir şarkıyı soylemeli,notaya basmalı ki kendi müziğini ve doğanın müziğini kesfetsin.Oyun oynamali ki rekabetin tüm yönlerini ogrenebilmeli ve vücudunun gücünü kesfetmeli.

Akademik dersler zaten çocuğun zekasını ve algısını açar.Cocuk basarabildikce koridordaki yürüyüşü bile değişir.Eve geldiğinde gülümseyerek gelir.Hic bir şey başarı kadar haz vermez insana.

İlkokul öğretmeni orkestra şefi gibidir.Bu çok bilinmeyenli ve çok değişken tüm bileşenleri ustaca yönetmek zorundadır.Tum bu yoğun çaba içinde bazen sevinçler,bazen hayal kırıklıklari yaşarız.Bazen çok sabırsız,hosgorusuz,kızgın ve yorgun olabiliriz.Hedefe ulasmaktaki aksilikler,ogrencilerin küçük ve hedefinizin farkında olmayışları sizi gerebilir.Ama çocukta ki bir tebessüm,sicak bir sarılış ,hemen motivasyonununuzu geri sağlar.Ogretmenlik çok keyifli ama bir o kadar da mesakatlidir.Ama içimizdeki sevgi bize adanmış bir hayat yaşatır.Hersey "SIRF O DAHA İYİ YAŞASIN"diyedir.
Ve bir öğretmen emek verdiği öğrencisini asla unutmaz.Kendisi unutulsa bile.
Çiğdem Derinöz Ter
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber