Bu haber kez okundu.

Bir İlkokul Öğretmeninden Erken Çocukluk Dönemi Önerileri

Geçtiğimiz yıl bir değişim “krizi” geçirdim. “Ben birinci sınıf öğretmeni olmak için yaratılmışım” derken bir değişiklik yapma zamanı geldiğini düşünüp biraz yukarı çıkmak, tam dördüncü sınıfa kadar çıkmak istedim. Bu geçişin çok net ve keskin olacağını düşünmüştüm, tıpkı akşam yemeğini bitirip tatlıya geçmek gibi. Ancak hayattaki diğer başka değişimler gibi çok daha karmaşıktı. Şimdi yedi ayın ardından, yanı başımda anlayışlı bir yardımcı öğretmen ve 25 istekli 10 yaşında çocukla kendimi hala alt sınıf dünyasıyla üst sınıf dünyası arasında bir yerde sıkışmış gibi hissediyorum.

Ufukta görünen ortaokul ile dördüncü sınıf öğretmenliği keyifli ancak burada ne kadar kalacağımdan emin değilim. Ancak kesin olarak bildiğim bir şey var ki bu tecrübe bana erken çocukluk dönemi eğitimi hakkında birinci sınıf öğretmenliğinin asla öğretemeyeceği kadar fazla şey öğretti. Bazı aynı çocuklara aynı okulda eğitim veriyor olmak, “Birinci sınıfta öğretmenlik yaparken bu çocukları bu aşamaya hazırlamak için neler yaptım (ya da neler yapmalıydım)?” sorusunu sürekli sormak için ideal şartları yaratmıştı.

İşte, geçtiğimiz yedi ay içinde öğrendiğim her erken çocukluk dönemi eğitmeninin her gün yapması gereken altı şey:

1. Övgülerinizi akıllıca yapın.

Bir zamanlar “Ben matematikte kötüyüm” diyen bazı aynı öğrenciler, hala “Ben matematikte kötüyüm” diyor. Bu tür ifadeler, sabit zihin yapısının bir göstergesidir. Sizi, “iyi” ya da “kötü” olduğunuza ve gelişimin imkansız olduğuna inanma tuzağına düşürür. İşte bu yüzden, ilkokuldan başlayarak her konuda tam olarak neyde iyi olduklarını onlara söylemek çok önemli. Böylece büyüme için alanlarının var olmasının yanı sıra güçlü yönlerinin de olduğunu anlayacaklardır. Ve dördüncü sınıfa geldiklerinde, umarım artık “Ben matematikte kötüyüm” demeyeceklerdir.

2. Herkesin birbirinin “müttefiki” olduğu bir sınıf ortamı yaratın.

Yakın bir zaman önce Danny okula gelmek istemedi. Günün büyük bir kısmında uyuklayarak geçiriyor. Geçen hafta izin almadan sınıftan çıkıp gitti. Hem de iki kez. Danny ile çok fazla konuştum. Ve her seferinde kimsenin onu sevmediğini ve bu yüzden evde kalmayı daha çok istediğini açıkça söyledi bana. Yardımcı öğretmenimle birlikte sınıfı topladık ve onlara bu problemi anlattık. “Ne yapmalıyız sizce?” diye sorduk. Maria söz aldı: “Ona daha saygılı davranmaya başlamalıyız. Herkes sizin en iyi arkadaşınız olmak zorunda değil. Ama herkesi desteklemelisiniz, çünkü öğrenmek zor bir şey.” İşte buyurun, Maria benim yerime size her şeyi söyledi.

3. Farklılıkları konuşun.

Sınıfımda engelli bir ünlüyü, neden kızların teneffüste futbol oynamadıklarını ya da orta sınıf olmanın ne demek olduğunu uzun uzun konuşuruz. Araştırmalar dördüncü sınıf öğrencilerinin bu tür şeyleri konuşmaya ihtiyacı olduğunu söylüyor. Ancak bu tür konuşmaları yapmaya daha anaokulundan başlayarak onları hazırlamalıyız. Benim öğrencilerim buna hazırlar. Bana böyle geldiler çünkü benden önceki her öğretmen onlarla, yaşlarına uygun bir şekilde çok farklı konular hakkında konuşmak için zaman ayırmış.

4. Aileleri hakkındaki varsayımlarınızı çöpe atın.

Birinci sınıfta Felipe, ailesinin boşanması dahil pek çok şeye karşı büyük bir öfke duyuyordu. Dördüncü sınıftaki Felipe ise eskisi kadar olmasa da hala pek çok şeye karşı öfke duyuyor. Bu kez duruma farklı bir açıdan yaklaşmaya karar verdik ve Felipe ile ilgili konuşmalarımıza hem annesini hem de babasını kattık. Birinci sınıfta, annesiyle yaşadığı için babasıyla ilişkisinin yetersiz olduğunu ve babasının Felipe üzerinde pek bir etkisi olmadığını düşünüyorduk. Yanılmışız! Şimdi hem annesi hem de babasıyla konuşuyoruz. Felipe hala öfkeli olsa da bugün sınıfımda kendini daha güvende hissediyor.

5. Detaylarda boğulmayın, büyük resme bakın.

Tarih öğretmeye bayılıyorum, ama bazen de bundan aşırı bunalıyorum. Ne şanslıyım ki koridorun karşısındaki bir başka dördüncü sınıf öğretmeni, ne zaman görüşsek bana tarihin küçük detaylarla değil daha çok büyük fikirlerle ilgili olduğunu hatırlatıyor. Örneğin tarihi bir antlaşmanın ya da yasal düzenlemenin bütün maddelerinin her birini tek tek öğrenmek çok da önemli değil, önemli olan bunun insanların hayatlarını nasıl etkilediğini ve hatta belki de bugün bile hayatlarımızı nasıl etkilediğini bilmek. Öğrencilerimizle geçirdiğimiz zaman kısıtlı. Bu yüzden onların gerçekten neyi öğrenmesini istiyoruz diye düşünmeliyiz sık sık.

6. Daha çok kutlayın.

Dördüncü sınıfta bir şeyleri kutlamak için hep zaman yaratmaya çalışıyorum, çünkü öğrencilerin üzerindeki beklentiler çok fazla ve çok çalışmak zorundalar. Ama aslında bunun hep böyle olduğunu yeni fark ediyorum. Birinci sınıf öğrencileri okumayı öğreniyor! Bir okul yılı içinde bolca mental matematik yapıyorlar. Eylül’de resimlere bakarak hikaye anlatıyorlardı, Haziran ayında çizgili sayfalar üzerine yazdıkları kelimelerle hikaye anlatmaya başladılar. Ve biz bunu kutlamayı unuttuk. Ne büyük bir hata!

Erken çocukluk döneminden daha üst sınıflara kadar hepinizi büyük değişimler yapma, yapabildiğinizi düşündüğünüz şeylerin çok daha ötesine geçebilme ve “konfor alanınızın” dışına çıkma konusunda cesaretlendirmek isterim. Öğrencilerinizin iyiliği için ama aynı zamanda çok sevdiğimiz bu meslek hakkında daha fazla şey öğrenmek için.

 

EĞİTİMPEDİA

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber