Bu haber kez okundu.

Başarılı Olmak İsteyene Üç Öğüt

1-    Önce, içinde bulunduğun durumu ve şartları kabul et:

Öncelikle, olmak istediğin değil, olduğun ortam ve şartları kabul etmektir. Bu basit gibi görünse de hemen hemen herkes hayatının bir döneminde kendini farklı göstermeye, ortamına göre ifade etmeye çalışmıştır.  Bunu alışkanlık haline getiren insan sayısı ise, az değildir. Çünkü, kendini dış dünyaya farklı yansıtmak ve olduğunda daha iyi, daha yüksekte göstermek insanlara bir şekilde iyi ve havalı gelir. Bu, daha çok beğenilmek ve daha az eleştirilmek; kendini daha iyi hissetmek istemenin bir sonucudur.

Harekete geçmek için, kendine en yakın olan yerden başlamalısın.

2-    Çevre seslerine kulak kapat;

Bir işe kalkışacağın vakit, kendi içinde iyice ölçüp biçtikten ve kararını verdikten sonra kulakları tamamen çevreye kapatman gerekir. Aksi halde, belki de konuyla hiç alakası olmayan kişilerin fikirlerinden ötürü çok fazla zaman kaybedebilirsin.

Bazen insanlar, senin fikir ya da akla ihtiyacın olduğunu düşünüp, akıl vermeye başlayacaklardır. Sen nezaketen sustuğunda hepten yardım etmeye çalışırlar. Örnekler hazırdır; Bize gelmez öyle işler. Nerde bizde o şans. Bizim falanca da aynı senin gibi yapmıştı. Bir sene sonra battı. Kredi karlarını ödeyemedi, evine icra geldi. Yetmedi üzüntüden bir sabah ölü bulundu!Bütün enerjin çekilir, motivasyonun dibe vurur ve aklın ikiler; “Acaba hata mı yapıyorum, sonra başımı taşlara vurmayayım?” diye aklından cümleler geçer. Bu cümleler geçtiği an, olay bitmiştir. Artık o işten hayır gelmez, çünkü işin içine şüphe girmiştir.

Başarı kırılgandır, hassastır ona şüpheyle yaklaşırsan incinir ve sana küser.

Yani diyorum adımını atmadan önce kafandaki tüm soru işaretlerini silmiş olmalısın. Çünkü harekete geçtiğin an gaza basman gerekecek.

3-    Gerçek malzemeyi gör:

Bu sendeki olan ve açığa çıkartabildiğin kaynaklarındır. Elindekilerle neler yapabilirsin? Nereye kadar gidebilirsin? Bu analiz başarı açısından çok önemlidir. Malzemeye göre yemek yapmak gibi bir şeydir. Yani elindeki malzeme hangi yemeğe uygunsa ancak onu yapabilirsin. Elinde sadece sebze varsa bunlarla et yemeği yapamazsın. Aynısı insan içinde geçerlidir. Eğer yeteneğin yoksa şiir yazmaya soyunamazsın. Resim yeteneğin yoksa ressam olamazsın. Belki kendini çok iyi eğiterek olabilirsin ama, yeteneği olana göre daha çok çalışmak zorunda kalacaksın. Ayrıca yaptığın resimler güzel olabilir ama lezzetli olmaz.

Sonuç olarak, yıllarca, “istersen imkansız bir şey yoktur, o yaptıysa ben niye yapmayım, benim neyim eksik?” diye bas bas bağıran fişeklenmiş iç seslerine fazla inanma. Gerçekçi ol. (Yeryüzündeki hangi insan eşittir bir düşün; biri zengin doğar biri fakir, biri koşarak gider, biri yayıla yayıla, birinin doyup attığı şey, birinin hayalidir, biri güzeldir biri çirkin..) Malzemeni iyi kontrol et. Kendinden emin ol. Belki ondan daha iyisini yaparsın, belki yapamazsın. Belki, daha iyi yapabileceğin başka bir şey vardır? Bunları iyi analiz et, başkalarının değil kendi övgülerinle motive ol. Ve harekete öyle geç. Harekete geçtikten sonra ise her şey yeni başlıyor olacak;

Başarı, sistematik bir çalışmayı gerektirir.

 

Yazan: Arzu AYTEKİN

 

nlpatolyesi.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber