Bu haber kez okundu.

Baraj puanı mı, yoksa yeterlilik sınavı mı?

Yeni mezun, işin ehli doktor, mühendis, yargıç, öğretmen, gazeteci ya da herhangi bir meslekten birini bulmanız mümkün değil. Çünkü üniversite sayısı arttıkça kalite çıtası düştükçe düştü.

Hele hele bazı vakıf üniversiteleri, tıpkı 60’lı yıllarda olduğu gibi “Denize nazır, diploma hazır” ilanları vermeye başladı...

Peki, üniversiteler bu hale nasıl geldi?

Önce siyasilerin her kente, hatta ilçeye bir üniversite açma sevdasından, sonra da YÖK ve ÖSYM’nin yüzünden.

Çünkü el birliğiyle altyapı, öğretim kadrosu, iyi öğrenci var mı, yok mu demeden her köşe başına bir üniversite açıp, herkese diploma verdiler...

YÖK ve ÖSYM, YGS ve LYS’de baraj puanlarını öylesine düşürdü ki 100 üzerinden 20-25 alan barajı aşar hale geldi. Kontenjanlar dolmadığı için de barajı aşan herkes, tercih ettiği bölümlere girebiliyor.

YÖK’ün tıp ve hukuk fakültelerine taban puan getirmesi biraz da bu yüzden.

Peki, ya diğer meslekler?

Tıp ve hukuk önemli de, diğerleri önemsiz mi?

Özellikle de kamusal alana hizmet veren ve bir hatası toplumu derinden etkileyen meslekler.

Örneğin öğretmenlik, mühendislik, eczacılık, teknisyenlik, şoförlük, pilotluk yani aklınıza ne geliyorsa, bu meslekler önemli değil mi?..

YÖK, iki fakülteye taban puan sınırlaması getirdi, sonrası için topu taca attı.

Oysa, ne yapılacaksa bir an önce yapılmalı ve üniversitenin genelinde eğitim çıtası olabildiğince yükseğe çıkarılmalıdır...

Çözüm ne olabilir?

Üniversitelerdeki eğitim kalitesinin yükseltilmesi için iki fikir öne çıkıyor.

İlki, fakültelere girişte baraj puanının getirilmesi, yani iyi malzemeyle iyi helva olur mantığı, ikincisi ise malzeme kötü olsa da, iyi ustalarla yine de iyi helva yapılabilir. İşte bu yüzden baraj değil, mezunlara yetkinlik ya da yeterlilik sınavının getirilmesi...

Gelin şimdi bu önerileri tek tek ele alalım ve artılarına, eksilerine göz atalım.

Tüm fakültelere baraj puanı getirilsin:

Artıları: İyi öğrenci seçilir, öğrenciyi çalışmaya zorlar, fakültelere çekidüzen verir, baraj puanı daha da yukarı çıkabilir.

Eksileri: Öğrencinin iyi olması yetmez, fakültenin de iyi olması gerekir. Fırsat eşitliğini ortadan kaldırır, birçok fakülte boş kalır.

Artılar ve eksiler daha da artırılabilir. Karşı çıkanlar kadar, destekleyenleri de çok olabilir. Birçok ülkede de örnekleri var...

Gelelim mezuniyet sonrasında, özellikle kamusal alanlarda çalışmak isteyenler için düşünülen yeterlilik sınavına. Bu konuda da gelişmiş ülkelerin çoğunda farklı örnekler görmek mümkün.

O mesleği icra etmediği sürece hangi üniversiteye     nasıl girmiş, nasıl mezun olmuş bu hiç önemli değil diyenler ve uygulayanlar kadar, mezuniyet sonrası her beş yılda bir yenilenen yeterlilik sınavları da olmazsa olmazların başında geliyor. İşte artıları ve eksileri:

Artıları: Mesleki kaliteyi artıracak, o mesleği icra etmeyenleri zorlamayacak, sürekli denetlenir olacak.




egitimajansi.com
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber