Bu haber kez okundu.

Atatürk\'ün her fırsatta önemini vurguladığı öğretmen itibarsızlaştırılıyor


Yüce Önder Mustafa Kemal Atatürk, “Benim asıl anlatılacak yanım, öğretmenliğimdir. Topluma, milletime ben öğretmenlik yapabiliyorsam, beni onunla anlatın. Yoksa kazandığım, yaptığım öteki işlerle beni anlatmanız pek önemli değildir.” sözleriyle, savaş alanlarında en güçlü düşman ordularına karşı zaferlerden, bir ulusu yok olmaktan kurtarışıyla dünyanın takdirini kazanmış ününden değil de öğretmenlik yanının anlatılmasını istemekle, öğretmenin toplumları yücelten bir varlık olduğunu vurgulamıştır.

Atatürk’ün 100. Doğum yıldönümü 1981 yılında, 24 Kasımın her yıl Öğretmenler Günü olarak kutlanması kararlaştırıldı. Dünyada en kutsal görev olarak bilinen bu mesleğin sıcak ve içten bir yaklaşımla “Öğretmen Günü”nün kabulü, öğretmenlik mesleğinin yüceliğini simgeleyen bir doğuş olmakla kalmamış çocuklarımızın hayallerini süsleyen meslekler sınıfına sokmuştur.

Günümüzde ise öğretmeni değersizleştirme, öğretmeni her fırsatta suçlama, her fırsatta aşağılama neredeyse gelenek haline geldi. Son olarak; devleti temsil etmekle sorumlu bir valinin sınıfta, öğrencilerinin gözü önünde azarladığı bir öğretmenimiz, bu üzüntü ve gerginliğin bedelini canıyla ödedi.

Halil Serkan Öz öğretmen, görev yaptığı okuluna ziyarete gelen Yalova Valisinin şiddetli tepkisine maruz kaldı. Halil Serkan Öz, yapılan bu hakaretlere tepki olarak yapılan “Saygı Yürüyüşü” sırasında kalp krizi geçirerek vefat etti.

Atatürk’ün her fırsatta değerini vurguladığı öğretmen, son olarak bir vali tarafından itibarsızlaştırıldı. Serkan öğretmenin acı kaybı acı bir ders de verdi.

Tübitak ödüllü Serkan öğretmenin acı kaybına tepkiler sürüyor. Bir tepki de Anadolu Eğitim Sendikası’ndan (AES) geldi.

Anadolu Eğitim Sendikası adına bir yazı yayımlayan AES Yalova İl Başkanı Mehmet KARAAHMETOĞLU “öğretmenin öğrenci gözündeki itibarını kalıcı olarak yıkmak, onurunu ayaklar altına almak kimsenin hakkı, yetkisi değildir” diyor.

“Acı kayıp, acı ders” başlıklı yazıda şu ifadelere yer veriliyor:

ACI KAYIP, ACI DERS…

“Öğretmeni değersizleştirme, öğretmeni her fırsatta suçlama, her fırsatta aşağılama neredeyse gelenek haline geldi. Son olarak; devleti temsil etmekle sorumlu bir valinin sınıfta, öğrencilerinin gözü önünde azarladığı bir öğretmenimiz, bu üzüntü ve gerginliğin bedelini canıyla ödedi.

Yalova Valisi’nin kılığını beğenmediği gerekçesiyle azarlayarak sınıftan kovduğu Yalova Fen Lisesi matematik öğretmeni Halil Serkan ÖZ, olay sonrası sendikalı-sendikasız öğretmenlerce sahiplenilmiş, tepki yürüyüşünde fenalaşan meslektaşımız kalp krizi geçirerek vefat etmiştir. Bu kayıptan duyduğumuz üzüntü, neden olanlara duyduğumuz kızgınlığa da karışmaktadır. Bu ölüm sıradan bir ölüm değildir. Başarılı, sevilen ve onurlu duruşuyla tanınan bir öğretmenin, öğrencileri önünde azarlanmasının ne kadar gurur kırıcı olduğu, nelere yol açtığı ortadadır.

Meslektaşımızın vefatıyla birlikte hepimizin yüreğinde büyük bir yara açıldı, kolay kolay da iyileşmeyecek. Devleti temsil etme hakkı, devletin öğretmenine bağırma, hakaret hakkını vermez. Bir yanlışta olan varsa idari yetki kullanılır, saygı sınırları aşılmaz. Öğrenci gözündeki itibarımızı kalıcı olarak yıkmak, onurumuzu ayaklar altına almak kimsenin hakkı, yetkisi değildir.

Anadolu Eğitim Sendikası olarak, uğradığı haksız fiil ile kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden, Sayın Halil Serkan ÖZ öğretmenimize rahmet, ailesi, sevenleri ve öğrencilerine başsağlığı diliyoruz. Son olsun, ders olsun…”

06 Nisan 2015 Pazartesi günü Eğitim-İş üyesi öğretmenler ise yakalarında “MESLEĞİMİZ ONURUMUZDUR, ÖĞRETMENİME DOKUNMA” kokartlarıyla derse girecek.

Eğitim-İş’ten konuyla ilgili yapılan yazılı açıklama şöyle:

“MESLEĞİMİZ ONURUMUZDUR, ÖĞRETMENİME DOKUNMA”

Yalova Valisi Selim Cebiroğlu’nun geçtiğimiz hafta incelemelerde bulunmak için gittiği Termal Fen Lisesi’nde, sınıfta,”Bu saç sakal ne? Sen ne biçim öğretmensin? İnsanlar dışarıda görseler dilenci zannedip para verirler” diyerek hakaret ettiği matematik öğretmeni Halil Serkan Öz, katıldığı öğretmene saygı yürüyüşünün ardından geçirdiği kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirmiştir.

Halil Serkan Öz’ün ölümünden, sınıfta öğrencilerinin önünde onun onuruyla oynayan Yalova Valisi ve iktidara geldiğinden beri öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştırma politikası izleyen AKP iktidarı sorumludur. AKP iktidarına ve Yalova Valisine, öğretmenle vali arasında sorun olduğunda “valinin yerini değiştirin” talimatı veren Atatürk’ün öğretmenlerimize verdiği değeri hatırlatmak isteriz. Unutulmamalıdır ki, öğretmenlerimiz itibarsızlaştırıldıkça bu ülkenin yarınlara yürümesi mümkün olmayacaktır. Yaşanan bu acı olayı görmezden gelen, öğretmenine sahip çıkmayan, her saldırının ardından üç maymunu oynayan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı derhal istifa etmeli, Yalova valisi Selim Cebiroğlu görevinden alınmalıdır.

Halil öğretmenin ölümü, tüm ulusu ve özellikle eğitim çalışanlarını derinden sarsmıştır. Bir öğretmenin onuruyla oynamak- hele de öğrencisinin karşısında-vali de olsa hiç kimsenin haddi değildir. Eğitime yeterli kaynak ayırmayarak eğitim sistemimizi her yönden zaafa uğratan AKP Hükümeti, şimdi de kendi militanı gibi gördüğü valiler üzerinden öğretmeni itibarsızlaştırmakta hatta ölümlerine bile sebep olabilmektedir.

19 Ocak 2013 tarihli eylemimize konu olan “Mesleğimiz Onurumuzdur” sloganını tekrar haykırarak, 06 Nisan 2015 Pazartesi günü, Eğitim iş üyeleri olarak bir ders öğretmenler odasında “mesleğimizin nasıl yozlaştırıldığını” tartışıp daha sonra yakalarımızda “MESLEĞİMİZ ONURUMUZDUR, ÖĞRETMENİME DOKUNMA” kokartlarıyla derse giriyoruz. Ayrıca aynı gün tüm Türkiye’de alanlarda gerçekleştirilecek olan basın açıklamasının ardından Yalova Valisi Selim Cebiroğlu’nun görevden alınması için tüm üyelerimizle birlikte İçişleri Bakanlığına faks çekme eylemi yapıyoruz.”

Halil Serkan Öz için Eğitim Sen de kitlesel bir eyleme hazırlanıyor. Öz’ün de üyesi olduğu Eğitim Sen, Öz için yarın ilk derslere girmeyeceklerini ve bir hafta boyunca ‘onurumuzu çiğnetmeyeceğiz’ yazılı kokart taşıyacaklarını duyurdu.

Eğitim-Sen’den konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“ACIMIZ BÜYÜK, ÖFKEMİZ DE!”

“Yalova Valisi Selim Cebiroğlu, 27 Mart Cuma günü Fen Lisesi`ni ziyaret etmiş ve Matematik öğretmeni olan üyemiz Halil Serkan Öz`e öğrencilerinin önünde hakaretler yağdırarak Öz`ü sınıftan kovma cüretinde bulunmuştur! Üyemiz Halil Serkan Öz için sendikaların dün gerçekleştirdiği “öğretmen saygı” yürüyüşünün ardından, üyemiz Halil Serkan Öz yoğun strese bağlı kalp krizi geçirmesi nedeniyle ne yazık ki genç yaşta yaşamını yitirmiştir!

Belirtmek isteriz ki bizlere bu acıyı yaşatan olayın, birincil derecede sorumlusu Yalova Valisi`dir. Bir öğretmenin öğrencileri önünde hakkını, emeğini ve onurunu çiğnemeye çalışan Vali, hukuk önünde bunun hesabını vermeli, derhal görevinden istifa etmelidir!
Üyemiz Halil Serkan Öz`ün yaptığı tek şey, sendikamızın tek tip kıyafet uygulamasını protesto etmek amacıyla 7 Ekim 2013 günü “özgür kılık kıyafetlerle işyerlerine gidilmesi” eylem kararına uymak olmuştur! Bu da tüm eğitim ve bilim emekçilerinin en temel sendikal hakkıdır!

Ancak öğrencisi önünde bir öğretmene hakaretler yağdırmayı bilen Vali`nin kendi sorumluluğundaki hastanelerde “anjiyo” için gerekli alt yapı eksikliğini gidermemiş olması, üyemizin hayata döndürülmesi çabalarını boşa çıkarmıştır! Belli ki Vali Cebiroğlu, emekçilere hakaretler yağdırmak dışında bir görev üstlenmemiştir.
Eğitim emekçilerini her fırsatta itibarsızlaştıran, hakkını arıyor diye sokak ortasında polise dövdüren, çocukların ve gençlerin ufkunu açıyor diyerek bizleri cezalandıran AKP ise bu cinayetin diğer sorumlusudur! Çünkü Vali Cebiroğlu, kendisine mutlak itaat edilmesini arzulayan ve muhalif her sesin susturulmasını “destan yazmak” olarak niteleyen bir hükümetin kendisine verdiği “cebir” görevini, insanlık onurunu ayaklar altına alarak yerine getirmiştir.

Kendilerine gelince “eşitlik” ve “özgürlük” nağmelerini dilinden düşürmeyenlerin, kendisinden olmayanlara “baskı” ve “cebir” yüzlerini göstermeleri, ikiyüzlülük dışında bir anlam ifade etmemektedir. Vali`nin üyemizin vefatının ardından “Yalova olarak, eğitim camiamızın üyesi değerli personelimiz, Fen Lisesi Öğretmeni Halil Serkan Öz`ün vefatının derin üzüntüsünü yaşıyoruz” diyerek üyemizi ölünce “değerli” gören bir mesaj yayınlaması tam anlamıyla aymazlık örneğidir.

Hiç kimsenin ve Vali`nin kuşkusu olmasın ki, üyemizin yaşamını yitirmesine sebep olanların peşini asla bırakmayacak, tüm eğitim ve bilim emekçileri ile birlikte hepimizi acıya boğan bu olayın sorumluları hesap verene kadar örgütlü gücümüz ve kararlılığımızla mücadelemizi yükselteceğiz! Bir kez daha üyemiz Halil Serkan Öz`ün başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine, öğrencilerine, eğitim ve bilim emekçilerine başsağlığı diliyoruz.”

O’NUN YOLUNU İZLEMEK…

 

Öğretmen; yapıcı ve yaratıcıdır. İnsan haklarına saygılıdır. Öğretmen özverili, çevreye güven ve inanç veren, içi insan sevgisiyle dolu bir kişidir. Atatürk; “Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” demekle öğretmene yüklediği sorumluluğu ve değeri anlatmıştır. Eğitimin, ulusları yücelten faktör olduğunun bilincinde olan öğretmenler, Başöğretmenin direktifleri doğrultusunda, görevlerini fedakarca yapmışlar ve yapmaktadırlar. Yurdumuzu yüceltmenin, çağdaş uygarlık seviyesine gelmemiz için tek çıkar yolun, Atatürk ilke ve inkılaplarına sımsıkı bağlı kalınarak O’nun yolunu izlemek olduğu, hiçbir zaman hatırdan çıkarılmamalıdır.


SÖZCÜ EĞİTİM

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber