Bu haber kez okundu.

Ataması Yapılmayan Bir Öğretmenin Dramı
SANLIURFA.COM’a mail atan mezun edebiyat öğretmeni Şerife Ercan, hükümete ve bakanlıklara seslenerekKasım ve Şubat ayında atama istedi. 
 
HAYALLERİM TÜRKİYE’NİN YANLIŞ EĞİTİM POLİTİKALARINA KURBAN GİTTİ.
 
Hayallerinin yıkıldığını belirten Ercan, “Ben binlerce atama bekleyen öğretmenden sadece biriyim. 8 sene önce edebiyat bölümünü kazandığımda evimizde yaşanan mutluluk şimdi yerini ölüm sessizliğine bıraktı. Her geçen sene yaşadığım hayal kırıklığı ile ben mutsuz olurken ailem de benimle birlikte mutsuz oldu.oysa her şey o kadar güzel başlamıştı ki…İstediğim ve ömrüm boyunca mutlulukla yapmayı düşündüğüm edebiyat öğretmenliği bölümünü kazanınca ailenin tek çocuğu olduğumdan ailem de benimle üniversiteyi kazandığım şehre yerleşmişti. Çok ama çok mutluydum. İdeallerim vardı. Bölümü dereceyle bitirecektim. KPSS’yi kazanıp faal olarak mesleğime başlayacaktım bir yandan da üniversitede kalıp alan eğitimime devam edecektim. Bölümü dereceyle bitirdim ama diğer hayallerim Türkiye’nin yanlış eğitim politikalarına kurban gitti. Devletimizin öğretmenlere dayattığı öğretmen olma aşamalarını geçemedim” dedi.
 
ÖZEL İFLAS ETTİ, ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİKTEN KOVULDUM
"Üniversiteyi bitirdikten sonra her sene KPSS’ye hazırlandım” diyen Ercan, “Yaşadığım onca hayal kırıklığına rağmen kendi kendimi motive ettim. Bir yandan da mesleğimi yapabilmek ve para kazanabilmek için dershanede çalıştım. Ücretli öğretmenlik yaptım. Para kazanmak zorundaydım. Çünkü aileme yük olmak istemiyordum. Ama çalıştığım 2 dershane de battı. Çok büyük maddi ve manevi zarara uğradım. Özel sektörden boyumun ölçüsünü aldıktan sonra mesleğimi yapabileceğim, öğrencilerime yakın olabileceğim yer:devlette ücretli öğretmenlik yapmaktı.3 sene de ücretli öğretmenlik yaptım karın tokluğuna ve bir gün müdürün “Hoca hanım kadrolu öğretmen geldi. Kusura bakmayın sizi çıkarmak zorundayız’’demesiyle yıkıldım. Eve gelene kadar kendimi zor tuttum. Evde annemin gözleri önünde hüngür hüngür ağladım. Zaten bir müddet sonra da annem şeker hastalığına yüksek tansiyona bağlı felç geçirdi. Yaşadığım bu olaydan sonra ücretli öğretmenlik defteri bir daha açılmamak üzere kapandı gönlümde” ifadelerini kullandı.
 
 
EĞİTİMİN İÇLER ACISI HALİ
Ercan, “Şimdi küçük bir yerde yaşadığım için çok olmamakla birlikte ders veriyorum. Okulda başarılı olamadığı için sınıfta kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalan ortalama yükseltme sınavına girmek zorunda kalan öğrencilerim de oldu üniversiteye hazırlanan öğrencilerim de. Ortalama yükseltme sınavına girmek zorunda olan öğrencilerimin hepsi kendi ve ailelerinin bile tahmin edemediği kadar yüksek puanlarla sınıflarını geçtiler sayemde. Hatta en son ders verdiğim öğrencim edebiyat ve dil anlatım derslerinden geçmediği takdirde sınıfta kalma korkusu ve paniği ile geldi bana. Annesiyle ders seçimi için okula gittiğinde müdür yardımcısı öğrencime “Bütün yıl erkeklerin peşinden koştun. Ne bekliyordun ki sonuç ortada!’’demiş annesinin yanında. Ergenlik çağını yaşamakta olan bir çocuğa kurulacak cümleler mi bunlar? Hem de annesini yanında! Bu cümleleri duyduktan sonra ‘’sakın üzülme, beraber halledeceğiz. Öyle bir not alacaksın ki birçok insana tokat gibi gelecek’’dedim. Tam bir hafta çalıştık. Sınava girdi. Sınavdan sonra aradı ve “hocam 77 almışım. Allah sizden razı olsun, sınıfımı geçtim. Allah sizi de en güzel yerlere getirsin inşallah. Evde değil sınıfta öğrencilerinizin yanında olmayı hak ediyorsunuz’’ dedi. Bundan güzel bir mutluluk olabilir mi?”dedi.
 
 
 
“SADAKA DEĞİL ÖĞRETMEN OLMA HAKKIMIZI TALEP EDİYORUZ”
 
Ercan, “Şimdi 2 senedir benim gibi aynı kaderi paylaşan arkadaşlarımla sosyal medyada öğretmen ataması yapılması için adeta savaş veriyoruz. Öğretmenlik puanlarımız 1 sene geçerli olduğunda, 125 bin öğretmen açığı bulunduğundan, 0,1-0,2 puanlarla sınırda kalıp mutsuz olduğumuzdan en önemlisi de ailelerimizin gözünde kızlarının oğullarının atanma sevincini gururunu görmek istediğimizden var gücümüzle çabalıyoruz. İnanın sabah gözümü açtığım andan gece yatana kadar internet başında yapabileceğim ne varsa yapmaya çalışıyorum. İlgililere mail gönderiyorum, twit atıyorum, telefon açıyorum sesimizi 1 kez olsun duyurmak için. İnşallah öğretmenlerin bu mağduriyetleri bir yetkilinin kalbine dokunacaktır. Emin olun bu sadece benim hikâyem değil binlerce atama bekleyen öğretmenin hikâyesi, gözyaşı… Biz bu ülkenin evlatları olarak ülkemize insanımıza borcumuzu ödemek istiyoruz. Sadaka değil öğretmen olma hakkımızı talep ediyoruz. Dikleşmiyoruz, dik duruyoruz. Gururumuzla onurumuzla 4 senelik emeğimizin karşılığını almak istiyoruz. Ne demiş Nazım Hikmet: “Sen yanmazsan ben yanmazsam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa” Biz bu ülkenin yanlış eğitim politikalarında yandık yanmaya da devam ediyoruz ama bir gün atanmak öğrencilerimize kavuşmak hayalini de verdiğimiz mücadeleden güç alarak tek yürek tek bilek olarak hala canlı tutuyoruz” diye konuştu.
 
 
ATAMA İSTİYORUZ
Son olarak yetkililere seslenen Ercan, “LÜTFEN ATAMA BEKLEYEN ÖĞRETMENLERİN SESİNE KULAK VERİN. HAKLI OLDUĞUMUZU GÖRECEKSİNİZ!” dedi.
 
 
NEDEN ATAMA YAPILMIYOR?
Öte yandan, Türkiye’de 350 bin atama bekleyen öğretmen ve 125 bin öğretmen ihtiyacı olduğu belirtiliyor. Ekonomideki iyi gidişat ve ihtiyaca rağmen neden atama yapılmadığına ise anlam verilemiyor.
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber