Bu haber kez okundu.

Arkadaş seçimi ve eğitimin önemi

Metin AYÇİÇEK 


Gençlere ilişkin olarak velilerle yaptığım görüşmelerde sıkça dile getirilen "sorunlardan birisi" çocuğun arkadaşlarıyla olan ilişkisidir. "Başarısız öğrenciliğin sorumlusu arkadaşlarıdır; aslında çocuk çok iyidir ama onun kötü alışkanlıklar edinmesinde arkadaşları etkili olmuştur; çocuk asla şiddete eğilimli değildir ama arkadaşları onu kandırıp başkalarına yönelik şiddet içeren eylemlere yönlenmişlerdir..."

Bu türden yakınmalar sürüp gider. Aslında bu tür davranış sahibi olan veliler, eğitimde kendi rolünü değerlendirip, nerelerde yanlış yaptığını saptamak yerine, en ucuz yolu seçip, sorumluluğu başkalarının üzerine yıkarak vicdanen rahatlamayı tercih etmektedirler. Çocuklarla kuşak çatışmasının en sert noktada yaşandığı yıllarda ise, çocuğu yönetememenin de sıkıntısıyla aileler "kötü arkadaş" takıntısına fazla eğilim gösterirler. Bu sadece bir takıntı olmaktan öte, sürekli yaşanan bir korku boyutuna da ulaşabilir.

Doğru arkadaş seçimi, çocuğun mutluluğunda ve başarısında elbette çok büyük öneme sahiptir. Ve unutmamak gerekir ki, hangi yaşta olursa olsun, çocuğun arkadaş seçiminde birinci dereceden sorumlu olan kişiler, eğitimin birinci dereceden sorumlusu olan eğitim aktörleri, yani ana babalardır. Arkadaşlık ilişkisi çocuğun bedensel ve ruhsal, bilişsel gelişiminde büyük öneme sahiptir. Eğitim başarısında; yeteneklerinin keşfedilip geliştirilmesinde; zararlı alışkanlıkların reddedilmesinde; olumlu kişilik değerlerinin oluşumunda; çevre ilişkilerini örme gücünde; özgüven duygusunun ve girişim gücünün gelişkinliğinde yani insan yaşamını doğrudan ilgilendiren her alanda arkadaşlık ilişkilerinin etkisi en az ana babanın etkisi kadardır. Erinlik-erginlik dönemlerinde ise bu etki ana babanın etkisinden daha fazla öne çıkar.

Unutmamak gerekir ki arkadaş seçimi de sonuç itibariyle çocuğa verilen eğitim çabasının bir sonucu olarak ortaya çıkar. Yani arkadaş seçimi, çocuğun genel eğitimden edindiği değerlere bağlı olarak biçimlenecektir. Örneğin "hayır" demesini daha küçük yaşlardan başlayarak öğrenen çocuk, aile değerlerine aykırı ilişkilerle karşılaştığında bunları kolayca reddedip dışında kalabilir. Bağımsız düşünme yeteneğini kazanmış çocuk, elbette ana babanın kontrol alanı dışındayken de, aile değerlerinin yol göstericiliği altında karar verecektir. Özgüven duygusu gelişkin bir çocuk arkadaş seçiminde değerler çıtasını yüksek tutarak, kendisini koruyacak ilişkilere değil geliştirecek ilişkilere yönelir. Örnekleri sayfalar dolusu sürdürebiliriz. Çocuk, arkadaş seçiminde kullanacağı ölçüleri (kriterleri) elbette ana babadan öğrenecektir. Küçük yaşlarda çocuğa anlattığımız masallarda bilinçli olarak seçerek yer verdiğimiz "iyi ya da kötü arkadaşlık" örnekleri, ileri yaşlarda çocuğun önünü aydınlatmada büyük önem kazanacaktır.

Öncelikle, ilk arkadaş edinimlerinde çocuğun seçim hakkı genellikle gözetilmez. Örneğin komşunun çocuğu ya da akrabalık ilişkilerinden dolayı çocuğumuzu yakın çevredeki yaşıt ilişkilerine sokmak kolayımıza da gelen bir yöntemdir. Bazen çocuk bu ilişkiyi reddettiği halde, akraba ilişkilerinin yarattığı zorlamadan dolayı çocuğu bu ortamlara sokarız. Oysa bu ilk ilişki, çocuğun yaşamında arkadaşlık ilişkilerini neredeyse bütünüyle etkileyecek kalıcı bir öneme sahiptir.

Çocuğun kendi arkadaşlarını kendisinin seçebileceği, bunun için gerekli deneyimleri kazanacağı eğitim alanları, sosyal ilişkilere olanak veren oyun alanlarıdır.

 

www.merhaba.info

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber