Bu haber kez okundu.

Anne Gözüyle: Eğitim Denince Aklımıza Takılan Sorunlar…

Blogcu Anne Elif Doğan… Serimizin yedinci bölümünde  “2014 yılında Türkiye’deki en önemli eğitim gündemleri nelerdir?” sorusunu kendisine yönelttik. O da bir anne gözüyle bizi yanıtladı.
Bunlar, çocuklarından biri devlet okulunda okumakta olan ve eğitim konusundaki gelişmeleri yakından takip etmeye çalışan bir anne olarak, eğitimin halihazırdaki onca sorunundan ricanız üzerine seçtiğim sadece üç örnek…
Eğitimin ezbere dayalı/keşfe kapalı olması, çocukların bireysel ihtiyaçlarını ve farklılıklarını görmezden gelmesi, özel eğitim konusunun ihmal edilmesi, anadilde eğitim hakkının verilmemesi, devlet okullarının fiziksel sorunları ise devam eden, ve eğitimin siyasete araç edilmesinden dolayı uzun süre devam edecekmiş gibi görünen diğer sorunlar…
İlkokuldan itibaren zorunlu din eğitimi
Bundan yaklaşık üç sene önce devreye sokulan 4+4+4 eğitim sisteminin çıkış noktası imam hatip ortaokullarının yeniden açılmasıydı. Geçtiğimiz üç sene içinde, eğitim alanındaki birçok gelişme ve kaynak dinselleştirmeye ayrıldı. Hemen her semtte bir Anadolu İmam Hatip Lisesi açıldı (Öyle ki, imam hatip liselerinin sayısı son 11 senede 10 kat arttı – http://www.hurriyet.com.tr/gundem/27802431.asp) ; mahallelerdeki devlet okulları, o okullarda okuyan öğrencilerin mağdur edilmesi pahasına bir gecede imam hatip ortaokul ve/veya liselerine dönüştürüldü. Eğitimdeki dinselleşmenin tepe noktası ise geçtiğimiz haftalarda düzenlenen Milli Eğitim Şurası’ndan çıkan, ilkokul birinci, ikinci ve üçüncü sınıflarda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin zorunlu olması oldu. Bununla birlikte zorunlu din dersi 7 yaşa kadar inerken, anaokullarında cennet-cehennem gibi kavramların öğretilmeye başlanması gündeme geldi.
2014 Türkiye eğitim olayları
Behiç Ak / Kim Kime Dum Duma
Zorunlu Din Dersi
14 Nisan 2012 Cumartesi
* Eğitimpedia’nın notu: AİHM, 16 Eylül 2014 tarihinde Din kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin zorunlu olmaktan çıkarılması ve din dersi uygulamasıyla ilgili -seçme hakkı gibi- yeni düzenlemelerin yapılması gerektiği yönünde karar aldı. (BÖLÜM 5: Kenan Çayır “Eğitimdeki güncel tartışmalara farklı bir gözle bakmak”)
Özel okul teşvikleri
Geçtiğimiz sene içinde Milli Eğitim Bakanlığı, özel okullarla ilgili iki adım attı. Bunlardan biri, özel okullara bir puanlama sistemi getirilmesi (http://t24.com.tr/haber/ozel-okullarda-puanlamali-denetim-donemi,260622) diğeri ise çocuklarını özel okullara gönderecek olan velilere teşvik verilmesiydi (http://www.meb.gov.tr/bakan-avci-cocugunu-ozel-okula-gonderen-velilere-maddi-destek-verecegiz/haber/6675)
Her iki gelişme de, MEB’in uzun süredir benimsediği ‘özel okula yönlendirme politikaları kapsamında, devlet okullarının daha da ihmal edilmesi anlamına geliyordu. Böylelikle, çocuğunu özel okulda okutma imkanı olan ya da bu imkanı zorlayarak da olsa elde edebilecek olan veliler devlet okulundan tamamen soyutlanıyor, devlet okulları, sadece ‘özel okul şansı olmayan’ çocukların tek seçeneği haline geliyordu. Anayasal bir hak olan parasız eğitim hakkı bir kesim için zorunluluk haline getirilirken diğer bir kesim için ise kullanılamaz hale getiriliyordu.
TEOG’la yaşanan sorunlar
4+4+4 ile birlikte SBS’nin yerini alan TEOG sınavı, kendi içinde yeni mağdurlar yaratmaya devam etti:
1) Birçok öğrenci puanı yetmesine rağmen tercih ettiği devlet okullarına yerleştirilmedi; onun yerine evinden kilometrelerce uzaklıktaki okullara kayıt edildi (http://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/teog-kartaldan-catalcaya-gonderdi). Bunların bir kısmı, özel okula gitmek zorunda kaldı.
2) Devlet okullarının sekizinci sınıfında okumakta olan öğrenciler TEOG puanlarının hesaplanmasında özel okuldaki denklerine göre dezavantaj yaşadı. TEOG puanın hesaplanmasında dikkate alınan altı ve yedinci sınıf boyunca yüksek not verilen özel okul öğrencilerine karşılık, devlet okullarında hak ettiği kadar not verilen öğrenciler, TEOG sınavlarında tüm soruları doğru yanıtlamalarına tam puan alamayacakları için tercih ettikleri okullara yerleşme hakkından mahrum olmakla karşı karşıyalar. (http://blogcuanne.com/2014/12/01/cektiklerimiz-cekeceklerimizin-teminatidir/).
3) TEOG puanları açıklandıktan, kayıtlar yapıldıktan ve okullar başladıktan aylar sonra bir öğrenci, puanı yetmemesine ve okulun kontenjanı dolmuş olmasına rağmen, MEB’in direkt talimatıyla İstanbul’da bir özel okula yerleştirildi. Okulun TEOG puanı yerine kolej puanını baz almasına ve öğrencinin puanının yetmemesine rağmen talimatın direkt olarak MEB’den gelmesiyle 168 kişilik kontenjandan sonra 169. olarak yapılan bu yerleştirmeyle, puan aralığında kalan 10 bin kadar öğrencinin hakkının yendiği belirtildi (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/27497433.asp)
2014 Türkiye'nin eğitim olaylarıElif Doğan kimdir?
Tarsus Amerikan Koleji’nden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi’nde işletme lisansı, University of Baltimore’da MBA yaptı. Beş sene boyunca Amerika’da sivil toplum örgütlerinde kaynak geliştirme alanında çalıştıktan sonra Türkiye’ye döndü. İki çocuk annesi olan Doğan, 2009’dan beri anneyi ve kadını ilgilendiren her konuda yazdığı BlogcuAnne.com blogunun ve Doğan Kitap’tan 2013 yılında yayınlanan Annelik Her Zaman Tozpembe Değil kitabının da yazarıdır.
EĞİTİM TÜRKİYE 2014 / SERİNİN TÜM BÖLÜMLERİ

 

Kaynak: egitimpedia.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber