Bu haber kez okundu.

Anne-baba veya öğretmen olarak nasıl bir eğitimciyiz?

Eğitilen bir unsur olan çocuğun yaşı, zayıflığı, konumu ve himmete muhtaçlığı vb. nedenlerle hatalar yapmasını gayet tabii karşılamak gerekir.

Diğer taraftan ebeveyn ve öğretmenlerin çocuğun davranışlarındaki olumsuzlukları kaldırması, çevreyi güzelleştirecek ve olumlu bir ortam sağlayacaktır. Bu sebeple büyüklerin (eğiten) ma’rufu emretme konusundaki davranışlarının ve hassasiyetlerinin ayrıcalıklı ve önemli bir yeri vardır.

Biz büyüklerin elbette ki çocuklarımızdan beklediğimiz davranışlar vardır. Ancak zaman zaman umduğumuz davranışların tamamen tersiyle de karşılaşabiliriz. İşte büyüklerin hatası çocuğun beklenen, istenilen davranışı sergilediği anda veya istenmeyen davranışı ortaya koyduğunda açığa çıkar. “Bu nasıl olur?” diyeceksiniz.

Mesela çocuk yemeğe başlarken ma’ruf bir amel olarak besmele çekti, yemekten sonra ellerini yıkadı… Çocuğun bu veya bunlara ilişkin, ma’ruf olarak niteleyeceğimiz her bir davranışının büyükler tarafından onaylanması gerekir. Her bir onaylama ma’rufun emri ve yaygınlaşması için büyüğün dikkate alacağı temel görevlerden birisidir. Bu; sözle, davranışla, mükâfatlandırmayla, gülümsemeyle gösterilmelidir. İşte büyüklerin yaptıkları önemli hatalardan biri ma’ruf bir davranışın onaylanmamasıyla ilgilidir.

Bilindiği üzere asrımıza iletişim çağı da denilmektedir. Bugün iletişim (karşılıklı ilişkinin kurulması) için yapılan açıklamalardan bir tanesi de iletişimin bir takım olmazsa olmaz parçalardan meydana geldiğidir. Biz bu öğelerin her birinden ayrı ayrı bahsetmeyeceğiz. Ancak her iletişim için bir kaynak ve bu kaynağa ait davranışın onaylanması söz konusudur.

Bir örnekle açıklamaya çalışalım: Dinleyici isteklerini yayınlayan bir radyo programı düşünelim. Radyo istasyonu kaynak olur. Dinleyici isteğine program akışı içerisinde yer verir. Dinleyici telefon, faks veya mesaj yoluyla isteğini bildirir. Bu, program akışının, yani radyo istasyonunun istekler konusunda ortaya koyduğu davranışın onaylanması anlamına gelir. Bir an için bu onaylanma işinin yapılmadığını düşünelim; kaynakla dinleyici arasındaki iletişimin kopması anlamına gelir. Programın yürümesi imkânsızlaşır. Çocuk, ortaya koyduğu istenilen davranışla ma’rufun kaynağıdır. Büyüklerin sözleri, davranışları ile verdiği karşılık o davranışların onaylanması anlamına gelir. Büyükle çocuk arasındaki iletişimin kurulması ve devamı için bu onaylama konusu hayatî önem taşır. Nitekim araştırmalar göstermiştir ki; bu onaylama işlemi yapılmadığı ve işletilmediği takdirde çocuklardaki olumlu davranışların (ma’rufun) azaldığı ve hatta zamanla ortadan kalktığı gözlemlenmiştir.

Gençlerin onure edilmesi, önlerinin açılması, yeteneklerinin baskı altında tutulmaması ve kabiliyetlerinin geliştirilmesi şarttır.

Çocuklarımızın ma’rufu yaptıkça onaylanması temel görevlerimiz arasında yer almalıdır. Çocukla büyük arasındaki iletişimin devamı için bu şarttır. Burada bir tehlikeden de bahsetmek gerekecektir. Onaylama kelimelerini (aferin, çok güzel, ne güzel yaptın vs.) veya fiillerini (sırtını sıvazlama, gülümseme…) dengeli kullanma şartına da dikkat etmek gerekir. Onaylama sözü olarak sürekli “Bravo” kelimesini kullanan bir öğretmene bu kelimenin lakap olarak takılmasının gözlenmesi yaşanmış açık bir örnektir. Bu sebeple onaylama sözlerini ve davranışlarını sürekli farklı farklı kullanmak gerekir. Yoksa etkisini kaybeder. Alay konusu olabilir.

Sonuçta bu onaylama davranışını sergileyen büyükler, hata arayan, suçları öne çıkaran bir varlık olmaktan kurtularak; iyiyi, güzeli, hoþ olanı, kısaca ma’rufu öne çıkaran bir insan konumuna çıkar ki bu; çocuğun eğitiminde çok önemli ve vazgeçilemeyecek bir ayrıntıdır.

Yrd. Doç. Dr. İlhami Nalçacıoğlu, İlk adım

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber