Bu haber kez okundu.

Anaokulu Çocuklarını Dışarı Çıkarın!

 

İsviçre’deki orman anaokullarında hayat aynen böyle. Yaşları 4 ile 7 arasında değişen çocuklar okul günlerini, hava nasıl olursa olsun, dışarıda geçiriyorlar. Çocuklara birinci sınıfa kadar matematik ya da okuma yazma öğretilmiyor. İsviçrelilerin anaokulu çocukları için koydukları hiçbir hedef yok. Makas kullanmak ve kendi adını yazmak gibi birkaç ölçü dışında. Bunun yerine serbest oyunda bulunan sosyal etkileşime ve duygusal sağlığa odaklanmayı tercih ediyorlar.

Anaokulu çocukları için gerekli olan akademik eğitimin miktarından – hatta o yaşta istenen testlerden – yorgun düşen ebeveynler ve eğitimciler için orman anaokullarının ve küçük çocukların okul gününe daha fazla serbest oyun getirmenin Amerika kıtasında da gittikçe ilgi çekmeye başlaması hiç de sürpriz değil. Örneğin Kanada’nın yeni tüm gün anaokulu programının temel taşlarını serbest oyun ve sorgulayarak öğrenme oluşturuyor. Washington, Vermont ve hatta Brooklyn’de birbiri ardına orman anaokulları açılıyor.

İsviçre’de Langnau am Albis’teki ormanın ortasında yer alan orman anaokulu; çocukların ve öğretmenlerin ateşin etrafında toplandığı, çocukların çoğunlukla öğretmenlerin gözetiminden uzak oynadığı el yapımı ilkel bir ahşap barınak ile çevrili. Lisa Molomot tarafından yönetilen School’s Out / Okul Bitti isimli 36 dakikalık belgesel filmde, iki devlet okulundan manzaralar görmek mümkün. Bunlardan biri İsviçre’de bir orman anaokulu, diğeri ise New Haven’da tipik bir Amerikan anaokulu.

Kamera, üstlerinde kalın montları ve lastik pantolonları olan bir grup çocuğun, başlarında öğretmen olmaksızın, defalarca yüksek toprak bir tepeden aşağı yuvarlanmalarını çekiyor. Başka bir sahne de ise bir grup çocuk açık havada yanan bir ateşte mısır patlatmaya yardım ediyor, ateşe kütükler ekleyip ellerindeki sopalarla ateşi karıştırıyorlar.

Çocukların oyunu sadece oyalanmak gibi görünüyor, ama aldanmayın diyor Molomot: Orman anaokulundaki çocuklar serbest oyun oynamakla meşgulken görünenden çok daha fazla şey olup bitiyor aslında. “Orada olup biten her şey ve oynadıkları sembolik oyun, onları okumaya hazırlıyor hazırlıyor aslında” diyor Molomot. “Filmi bitirdikten sonra ‘Bu okul hep teneffüs gibi görünüyor’ gibi yorumlar aldık. Oysa bu, oyunun çocukların hayatındaki önemi hakkında çok ciddi bir yanlış anlama. Oyunun önemini bir anlasanız, şaşırırsınız.”

Amerika’daki Anaokulu

Kardan kuleler yapan kırmızı yanaklı çocukların sahneleri, Amerika New Haven’daki akademik (ve çoğunlukla içeride eğitim veren) anaokulu ile keskin bir tezat oluşturuyor. Amerika’daki okulun normal bir günü düzenli aktivitelerle tamamen doldurulmuş durumda: sabah buluşması, okuma saati, yazma saati, özel bir aktivite (sanat, jimnastik ve müzik gibi), öğle yemeği, teneffüs, hikaye saati, “seçenek” saati (oyun yerine kullanılan şık bir kelime), matematik saati ve sonra bitiş buluşması.

“Dolu bir program ve bir sürü geçiş var” diye anlatıyor öğretmen Ann Donnery. Donnery sınıfındaki çocukların çoğunun kaba motor becerilerinin normalin altında gelişmiş olduğunu fark ettiğini söylüyor. Bunun, ince motor becerilerinin de yetersiz olduğu anlamına geldiğini ekliyor. “Kaba motor becerilerinin gelişmesi çok önemli. İleriki yıllarda öğrenme üzerinde çok ciddi etkileri olabilir.”

Filmdeki önemli unsurlardan biri de serbest oyun oynayan, yetişkinler tarafından yönlendirilmeyen ve risk almaya cesaret eden çocuğun, Amerikalılara nesli tükenen bir tür gibi görünmesi. Amerikalı çocuklar her geçen yıl daha da şişman oldukları gibi – araştırmalara göre sosyo-ekonomik durum ya da ırk farkı olmaksızın – öğrenmek için gerekli olan dikkatten de yoksunlar. Okul nüfusunun yüzde 10′dan fazlasında dikkat bozukluğu problemi görülüyor. Pediyatrist Angela Hanscom, daha önce Eğitimpedia’da yer verdiğimiz ses getiren makalesinde, Amerikalı çocukların yerinde duramamasının önemli bir sebebi olduğunu söylüyor: “Yeterli fiziksel gücü ve dengesi olmayan ve dolayısıyla sınıflarda hareketsiz duramayan öğrencilerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Çocuklar fiziksel gücü, vücutlarını ancak bir kerede uzun saatler boyunca hareket ettirdikleri zaman kazanabiliyorlar. Çocukların öğrenebilmesi için dikkatlerini verebilmesi gerekiyor. Çocukların dikkatlerinin güçlü olmasını istiyorsak, mutlaka hareket etmelerine izin vermeliyiz.”

Oyun Hakkındaki Bilimsel Kanıtlar Artıyor

Kolorado Üniversitesi’ndeki psikologlar tarafından gerçekleştirilen yeni bir araştırma serbest oyunun önemi hakkında çok daha güçlü bilgiler ortaya koyuyor: Yetişkinler tarafından yönetilmeyen serbest oyunu daha fazla deneyimleyen çocukların, kendilerini yönetme becerileri çok daha güçlü oluyor. Kendini yönetme becerisi, okul başarısı için önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor.

School’s Out belgeselini izleyip de küçük çocuklarımızın şu an ellerinde olandan çok daha fazla serbest oyuna ihtiyaç duyduklarına ikna olmamak neredeyse imkansız. Ancak pek çok şehir ve banliyö okulu için orman anaokulunda bulunan türde bir serbest oyunu kendi programlarına nasıl katacakları konusu kafa karıştırıcı olabilir. Ya da belki de başarılı olmanın standartlarına ulaşabilmek için yapılması gereken onca şey varken önceliklerinden biri bile olamaz. Nashville’deki bir anaokulunun müdürü ve kurucusu olan Charlie Friedman, bir “Temel Bilgi” müfredatına odaklandıklarını söylüyor. “Bu müfredatta okul yılının sonunda çocukların bilmesi gereken şeylerle ilgili açık ve net çizgilerimiz var” diyor Friedman.

Nashville’deki anaokuluna giden çocukların büyük çoğunluğu alt gelir grubundan geliyor. “Okulda onlara sunduğumuz en büyük vaat, başarılı olmaları için ihtiyaç duydukları akademik eğitimle ilgili günün her saniyesinde ortaya koyduğumuz yüksek beklentilerimiz” diyor Friedman. Öğrencilerinin dışarıda daha fazla serbest oyuna ihtiyaç duyup duymadıkları konusunda pek de emin görünmüyor Friedman: “Okulumuzdaki çocuklara hem oyun hem de akademik eğitim verme konusunda kontrol bizim elimizde. Çok sayıda okul, hem okumayı öğretebilir hem de teneffüs verebilir. Biz okulumuzu sıfırdan tasarladığımız için çok şanlıyız. Okumak ve teneffüs aynı oranda önemli, bu yüzden ikisine de ihtiyacımız var.”

Friedman’ın anaokulu öğrencileri sabah 8:00 ile 16:00 arası okuldalar. Tırmanma merdivenleri, kaydıraklar ve çimden açık alandan oluşan etrafı parmaklıklarla çevrili bir oyun alanında günde 30 dakika teneffüs yapıyor çocuklar. Ayrıca her gün 30 dakika fiziksel eğitim alıyorlar. Öğretmenler kinestetik bir ders anlatım tarzını kullanıyor ve derslerinin çoğuna hareketi katmaya çalışıyorlar. Çocukların öğrendikleri bilgileri hatırlamaları için genellikle şarkı söylemeyi ve hareketi kullanıyorlar. Her ne kadar yetişkin yönetiminde hareket, bir orman okulundaki yapılandırılmamış serbest oyundan tamamen farklı olsa da, okulun anaokulu öğrencileriyle ilgili yüksek akademik standartlar hedefine hizmet ediyor. Bu standartlarla okul, çocukları gelecekteki akademik başarılara hazırlamayı umut ediyor.

Molomot, İsviçre’deki orman anaokulunun çocukların oyun oynamak ve öğrenmek için daha geniş alana ihtiyaç duyduğunu düşünen bir grup öğretmen tarafından hayata geçirildiğini söylüyor. “O yaştaki çocuklar öğrenmeye ve dünyanın bir parçası olmaya susamış durumdalar. Ve biz onları adeta kutuların içine koyuyoruz” diyor Molomot. “Dışarıda olmanın, daha geniş bir alanda olmanın benim için de çok daha güzel olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. New Haven’daki sınıfta ise hareket bile edemiyorsunuz, etrafta ışık ve yapay malzeme kirliliği vardı. Çocuklar bunu hissediyor mu bilmiyorum ama, ben günün sonunda kesinlikle sınıfta çekim yaparken değil dışarıda çekim yaparken çok daha iyi hissettim kendimi.”

Bu yazı LİKYA DANIŞMANLIK tarafından desteklenmektedir.

EĞİTİMPEDİA

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber