Bu haber kez okundu.

Aman öğretmenim son haftaya dikkat!


Okullarımızın son haftalarındaki boşluk sorununu bir türlü çözemedik. Son yazılılar bittikten sonra ve ortalamalar verildikten sonra öğrencileri okulda tutmak mümkün olmuyor. Her ne kadar okullar resmen 12 Haziranda tatile girecek olsa da aslında neredeyse 10 gündür eğitim öğretim bitmiş durumda, dolayısıyla son üç hafta eğitim öğretim yapılmadı desek başımız ağrımaz. Liselerde 12. Sınıfların neredeyse mart ayından bu tarafa okula gelmedikleri bilinen bir gerçek, ara sınıflarda ise son üç hafta ders işlenmiyor, öğrenciler okula gelmiyor ve öğretmenler öğretmenler odasında sohbet ediyorlar.


Burada bir sorun yok mu gerçekten? Milli eğitim müdürlükleri bunun farkında değil mi? Ya da herkes her şeyi biliyor da üç maymunu mu oynuyorlar? Okullarda kendimizi mi kandırıyoruz? Yıllık planlar yapılırken son haftanın son dersine de konu yazılmıyor mu?


Oluşan fiili duruma karşı ne yapılabilir?


Çözüm için ciddi bir irade gerekir. Milli Eğitim Bakanlığı merkez teşkilatı bu konuyu ciddi tutar ve taşrayı da zorlarsa yapılamayacak şey yok.


Örneğin şu not ve karne işi ele alınmalı. Okulun kapandığı gün öğrenci notlarını neden öğrenmek zorunda? Eğitim öğretim bittikten 10 ya da 15 gün sonra notlar açıklanabilir. Dolayısıyla öğretmen son hafta belki son ders bile sınav yapabilir. Son gün son ders işlenen konu sınavda sorulabilir.


Bir de şu ailenin imzasıyla yapılan devamsızlığı ortadan kaldırmak lazımdır. Sağlık sunucularının verdiği raporların yine ciddi bir iradeyle ele alınarak en aza indirilmesi sağlanabilir. Dolayısıyla mümkün olduğu kadar öğrencilerin son derse kadar derste tutulması gereklidir.


Kırklı yaşlarda olanlar bilir, eskiden rapor alma ya da devamsızlık yapma hadisesi bu şekilde değildi. Son ders öğretmen sınıfa girer ve öğrencilere teker teker karneler dağıtılırdı.


Ders disiplini konusunda sabık bakanlardan Ömer Dinçer bir şeyler yapmak istedi aslında ama o kadar büyük hatalar yaptı ki bu küçük olumlu düşünceleri unutuldu gitti.


Peki, bütün bunları neden yazıyorum?


Şöyle ki aslında tüm bu gevşeklikler dönüp dolaşıp yine öğretmenleri buluyor. En büyük disiplin olayları, kız erkek ilişkileri bu kontrolsüz haftalarda oluyor. Otuz kişilik sınıflarda beş on öğrenci gelince öğretmen bırakıp öğretmenler odasına iniyor ve öğrenciler kontrolsüz mayın gibi ortalıkta geziyor.


Bu tespit ettiğimiz durum özellikle son beş yılda giderek arttı ve artık yönetilemez duruma geldi.


Metin KOÇER


Kaynak: Personelmebhaber.net

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber