Bu haber kez okundu.

AH BU ÖDEVLER AHHHHH !!!

“Çocuğum bu sene okula başladı. Dün okuldan gelince dersini yapmasını söyledim. Sonra sonra derken 18:00 de dersine oturdu bu sefer uykum geldi yapamıyorum demeye başladı. Ben de üstüne gittim. Hatta o kadar çok üstüne gittim ki ağladı sonrada benden korktuğunu söyledi o an içim koptu kötü bi anneyim diye düşündüm lütfen bana yardımcı olun ne yapmam lazım bilemiyorum.”
Bu okuduğunuz tarzda günde kaç mesaj alıyorum biliyor musun Sevgili İlkokul Öğretmenim…Onlarca !!!
Anlamak için çok uğraşıyorum ama inanın çok zorlanıyorum hem de çok. Bakın şimdi yukarıda ki mesajı inceleyelim.
1- Çocuk ilkokula bu yıl başlamış yani daha geçen hafta !!!
Geçen hafta okula ilkokula başlamış bir çocuğa ne ödevi bu sorabilir miyim ???
Henüz okula başlama, ortama yani okul gibi bir sosyal ortama alışma-tanıma-uyum sağlama-sevme gibi etkinliklerle ve en önemlisi de çocukla öğretmenin birbirini tanıması-duygusal bir bağ kurabilmesi için düzenlenmesi gereken eğlenceli aktivitelerle geçmesi gereken bu günlerde…Sevgili Öğretmenim sen ne öğrettin de üstüne bir de senin öğrettiklerin yetmedi diye ödev vermeye başladın ?
Daha o küçük kuzu evden çıkıp, ona devasa gelen kocaman bir sosyal yapının içine yeni girmişken ve sırf bu sosyal yapının içinde hem seninle yani öğretmeniyle hem arkadaşlarıyla iletişim kurma becerisini bile henüz tam sindirememişken sen neyin telaşına düştün de ev ödevi vermeye başladın?
2- Sonra diyelim ki tüm bunları yaptın yani sınıfındaki öğrencileri bu kadar kısa zamanda tek tek tanıdın, sosyal uyum kısmını da hallettin ve sınıfta birlikte uyumlu bir grup oluşturdun. Bu kadar kısa sürede bunları yapabildiğine göre üstün güçlerin olmalı ama yaptın sayalım. 
MEB Temel Eğitim Yönetmeliğinde ilkokul 1-2-3 sınıflarda çocukların ödev ve sınavlarla değerlendirilmemesi ve bu düzey çocukların sosyal etkinliklerle geliştirilmesi ile ilgili bölümü okumadın mı?
MEB Bakanlığının geçen yıl yayınladığı ödev konusundaki tavsiye kararını gördün mü?
Bunları okumuş ve bilgi sahibi olmuş olsan daha henüz ilkokula yeni başlamış bu kadar küçük çocuklara neden ödev veriyorsun diye sormazlar mı ?
3- Hadi tüm bunları boşver…Açtın müfredatı görünce gözün korktu belki, nasıl yetiştireceğim diye telaşa düştün. Ya da maalesef pek çok ilkokul öğretmeninin içine düştüğü o ;
“ En önce benim sınıfım okumayı sökecek, okulun en başarılı sınıfı benim sınıfım olacak…” hırsına kapıldın belki de…
Ama bak yukarıda ki mesajı okudun. Hatta eminim her gün sana aynı şeyleri anlatan annelerle konuşuyorsun. Ve bu seni sinirlendiriyor ya da anlayış gösteriyorsun. Ama yukarıda okuduğun şeyler her akşam kaç evde yaşanıyor inan bana yeterli fikrin yok. 
Okulda dersler boyunca çabalayan minik ilkokul öğrencimiz akşam evde anne babasıyla bu sinirsel harbi yaşıyor ve ertesi gün okulda öğretmenine şikayet ediliyor vs vs vs…Tüm bunlar o çocuğumuzu nasıl etkiliyor lütfen bunun farkına var. Bu konuda yeterli bilgin olsa bunun böyle olmaması için gayret sarf ederdin bundan eminim. Ama yeterli değil anlaşılan !!!
Anne baba “Öğretmen ödev vermiş” diye olayı belki de senin beklediğinden çok daha fazla ciddiye alıyor ve çocuklarına ödevlerini yapması için bazen duygusal hatta fiziksel tacizde bulunuyor. Bunu elbette kötü niyetle yapmıyorlar tıpkı senin kötü niyetle ödev vermediğin gibi.
Çocuklarımızın hayatı; kendisi için son derece iyi niyetler taşıdığını düşünen yetişkinlerin elinde nasıl bir ıstıraba ve travmaya dönüşüyor bunu lütfen fark et !!!
Sevgili İlkokul Öğretmenim;
İnan bana senin içinde bulunduğun toplumunun, müfredat yetiştirmekten daha önemli sorunları var. İzin ver sana bir kaçını yazayım:
1- Okulu çocuklarımız için sevgi ve şefkatle harmanlanmış bilgi sunan bir sistem olarak değil de çok çeşitli ve en çok yetişkinlerin duygusal zorbalıklarına maruz kalınan bir yer olmaktan çıkarmak çok daha acil bir konu.
2- Anne-babaları ve onlardan sonra gördükleri ilk otorite olan öğretmenleriyle bir türlü olumlu ilişkilerle ve yeterli duygusal tatminle dolu şekilde büyütülmedikleri için sosyal düzeyde pek çok sorun yaşayan bireylerle dolu hayatımızı değiştirmek için değerlerimizi yeniden canlandırmak çok ama çok acil bir konu.
TÜM BU SEBEPLERLE SEVGİLİ ÖĞRETMENİM;
ÖĞRENCİLERİNE ÖDEV VERMEKTEN VE MÜFREDATI YETİŞTİRME TELAŞINDAN ÖNCE HEM ONLARI HEM ANNE BABALARINI OLUMLU DUYGUSAL DEĞERLERİMİZİ YAŞATACAK ŞEKİLDE EĞİTMEK SENİN EN BİRİNCİ VAZİFEN OLMALI…
LÜTFEN BU KONUDA HASSAS DAVRAN LÜTFEN !!!
(Yazım dilim için özür dilerim ama bu konuda sabrım taştı artık.)
Sevgilerimle...
Sema Deniz-Eğitim Uzmanı Anne

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
ödevEĞİTİMöğretmen

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber