Bu haber kez okundu.

5 Adımda daha zeki olun!

1. Yenilik (novelty) peşinde olun. Tarihte deha diye anılan çok kişi birden fazla alanda aktif olmuştur. Dahiler sürekli yenilik peşinde koşmuşlar, yeni alanlara ilgi duyup oralarda çalışmışlardır.

Her yeni aktivitede beyinde yeni sinaptik bağlantılar oluşur. Bu bağlantılar başka yeni bağlantıların oluşumunu destekler. Öğrenme sürdürülür. Yine son yıllarda yapılan beyin plastisitesi (plasticity) üzerine araştırmalar kişiler arsındaki zekâ farklılıklarında sinaptik nöron bağlantılarının önemli olduğunu ortaya koymakta. Yenilikler bu bağlantıları artırır.

Yenilik beyinde dopamin salgılanmasını artırır. Dopamin motivasyonu artırır ve yeni nöronların oluşmasını (neurogenesis) destekler. Daha çok nöron, daha çok sinaptik aktivite demektir. Bu da öğrenmeyi kolaylaştırır ve teşvik eder. Jaeggi’nin araştırmalarını doğrulayan İsveç’teki başka bir grup araştırmacı, beyinde dopamin artışını ölçerek doğrulamışlar ve bunun plastisiteyi artırarak beyin işlevlerinde daha iyi bir çalışma sağladığı sonucuna varmışlardır.

Kuszewski sonuçta yenilik üzerine ilginç tavsiyelerde bulunuyor: Yeni bir çalgı çalmayı öğrenin. Resme başlayın. Müzelere gidin ve inceleyin. Gezin, gittiğiniz yerleri inceleyin öğrenin. Bir bilim alanına ilgi duyarak kitaplar alın okuyun, vb.

2. Kendinize zor hedefler koyun. Etrafta “beyin geliştirici oyunlar” var. Bunlar o oyunda ustalığı artırmakta ama gerçekten beyin geliştirmeniz yardımcı mı? Büyük çoğunluğu için Kuszewski’nin yanıtı, hayır. “Bu oyunlar sizi daha akıllı yapmıyor, sadece o oyundaki hız ve ustalığınızı artırıyor.” diyor. Ama yine de onlardan yararlanılabilir. Bir müddet için bu oyunlar iyidir, geçici yararları vardır. Kendinize bir beceri veya ustalık düzeyi hedefi seçin ve o hedefi tutturmaya çalışın. Ama sonra o oyun artık eskimiştir, yeni bir oyun bulun kendinize yeni bir hedef koyun.

Birkaç yıl önce Richard Haier tarafından yapılan bir araştırma bu noktayı güzel açıklıyor. Tetris oyununu bilirsiniz. Deneyde daha önce hiç Tetris oynamamış bir grup deneğe birkaç hafta boyunca yoğun tetris oynatılıyor. Bu süre sonunda deneklerin beyinlerinde kortikal aktivitede ve kortikal kalınlıkta artış görüldü. Beynin o bölgesi daha çok enerji (glukoz) kullanıyordu ve hacmi artmıştı. Denekler de artık çok başarılı birer oyuncu olmuşlardı.

Ancak bir süre daha geçince kortikal aktivite ve kalınlık gene eski düzeyine dönmeye başladı. Deneklerin ustalık düzeyinde bir düşüş yoktu ama beyinlerindeki gelişme sürdürülememişti. Oyun oynamadaki verim (efficiency) artmıştı ve kalıcıydı. Ancak beyin gelişmesi geçici artmış sonra gene eski düzeyine dönmüştü.

Çıkarılacak ders: Amacımız verim arttırmak değil beynimizi sürekli geliştirmektir. Ustalık düzeyiniz bir platoya gelince artık kendinize yeni bir oyun, yeni bir zor hedef koyma zamanı gelmiştir.

3. Yaratıcı Düşünün. Yaratıcılıkla kastedilen birinci maddedeki yenilik değildir. Yaratıcı düşünme beyninizin sağ tarafı ile düşünmek de değildir. Aslında beynin iki tarafını da kullanmaktır. Yaratıcı düşünmek ilgili veya ilgisiz görünen değişik konularda düşünebilmeyi, bunlar arasında ilişki kurabilmeyi, bunlar arasında ileri geri gidip gelebilmeyi, saplantılardan uzak kalmayı, anlayış esnekliği gösterebilmeyi içerir.

Tufts Üniversitesi dekanlarından Dr. Robert Sternberg’in PACE (Psychology of Abilities, Competencies and Expertise) projesi çıktıları bu konuda aydınlatıcı olmuş. Boston’da Yale Üniversitesine bağlı bir merkez olarak kurulan PACE kuruluşundaki temel fikir, yeteneklerin sabit değil esnek olduğu, önü açık ve yaratıcı bir eğitimle hemen herkesin bunları değişik yönlerde geliştirip uzmanlık düzeyine erişebileceği anlayışıdır. Verilen eğitim, ezbercilikten veya “teste hazırlamaktan” uzak, yaşamda önümüze çıkacak sorunlarla pratikte baş edebilme ile ilgili. Yaratıcı ve pratik eğitim yanında analitik eğitim de veriliyormuş.

Eğitimin kendisi de testler de yaratıcı metotlar kullanmakta. Örneğin bir test sorusunda, verilen bir karikatür için öğrencinin altyazı yazması istenmiş. Başka bir test sorusu ise “Bir partiye gittiğinizde çevrenizde hiç tanıdık yoksa ne yaparsınız?”

PACE eğitimlerinin sonunda bu eğitimi gören çocuklar ve görmeyen kontrol grubu değişik testlerden geçmiş. Sorular yaratıcı cevap gerektiğinde eğitim almış çocukların daha iyi yapması normal karşılanmış. Ancak diğer çoktan seçmeli standart bilgi ve yetenek testlerinde de bu çocuklar kontrol grubundan daha iyi notlar almışlar. Daha da ötesi üniversite birinci sınıf derslerinde bu eğitimden geçenlerin not ortalaması kontrol grubundan daha yüksekmiş.

PACE sonuçlarının gösterdiği net ders, yaratıcı ve çoklu ortamlı (multimodal) alınan eğitimin diğer alanlara transfer olduğu. Yani bu eğitim, diğer ilgisiz gibi görünen alanlarda da yarar olarak kendini göstermekte.

4. Kendinizi Zora Koşun. Ya da kolaycılığı seçmeyin. İş yaparken verimi artırmak az zamanda daha çok iş yapmanızı sağlar ama beyninizi geliştirmez.

Örneğin, ben (Fuat İNCE) yabancı bir şehre gittiğimde ilk iş olarak bir harita alırım. Kendimi orada yerleştirir, gideceğim yerleri ve yolları bulur ve çalışırım. Şimdi artık GPS cihazları çıkalıberi buna gerek kalmadı. 1999’da ilk kez Denver kentinde GPS kullandığımda çok hoşuma gitmişti. Ama bu benim beynimi tembelleştiriyordu. Her fırsatta GPS kullanmanın yön bulma yeteneğimi yavaş yavaş yitirmeme neden olacağını bilerek artık zorunlu olmadıkça GPS kullanmıyorum (arabamda yok).

Teknolojinin yaşamı sürekli kolaylaştıran yenilikler getirdiğini biliyoruz. Ancak fazla kolaylığın beyni ve bedeni geliştirmek açısından pek de iyi olmadığını bilelim. Önce fiziksel olarak baksak, 10-15 dakikada yürüyebileceğimiz iş yerine arabayla gitmeye, park yeri sorunu olmasa bile, olumlu bakanlar azalmakta. Yürümeyi, spor ve egzersizi azalttıkça kaslarınız zayıflar, yağlarınız artar ve şişmanlar ama güç kaybedersiniz.

Beyin için de durum farklı değildir. Beynimizin de egzersize ihtiyacı vardır. Kuszewski’ye göre beyninizi kullanmazsanız, değil daha iyi olmasını, aynı düzeyde kalmasını bile güvence altına alamazsınız.

Birçok beyin işlevini son zamanlarda bilgisayarlara devrettik. Örneğin bunlardan biri de tercümedir. Eskiden tercüme yaparken şimdi bunu bir yazılıma yaptırıyorsanız, beyninizi bir egzersizden mahrum bıraktınız demektir. Ya da bilgisayar, nasıl olsa yazım hatalarımı yakalıyor düzeltiyor diyerek, yazarken dikkatinizi azaltıyorsanız bu da beyin tembelliğine yol açıyor.

Beden sağlığı için ara sıra nasıl asansöre binmek yerine merdivenden çıkmayı tercih ediyorsanız, beyin sağlığınız için de ara sıra bilgisayar kolaylığından kaçıp düşünce ve anlama gerektiren zor yolu seçin. “Beyniniz size teşekkür edecektir.”

5. Ağlara Karışın. Akli potansiyelinizi geliştirmenin son maddesi olarak başkalarıyla ilişkileriniz gelmekte. Internetteki sosyal ağlarla (facebook, twitter, vb.), dernekler, kulüpler veya komşuluklarla yüz yüze yeni ilişkiler ve arkadaşlıklar kurun. İlişkiler diğer tavsiyelere de daha kolay uymanızı sağlar. Sosyal ilişkilerin yararları üstüne kitaplar yazılmıştır. Burada konunun ayrıntılarına girmek olanaksız. Ancak ilişkilerin yeni yüzler, yeni fikirler ve yeni çevrelerle öğrenmeyi sürdürdüğünü ve beyni çalıştırdığını söyleyelim. Sosyal ağlarda kaybeden yok, herkes kazançlı ve ortak akıl ancak böyle ortaya çıkıyor.

Andrea Kuszewski’nin tavsiyeleri burada bitiyor. Ancak son olarak söyleyeceği önemli bir mesajı var. Zekâ özürlü çocuklara uyguladığı terapiye dönerek, oradaki tekniklerin sadece o çocuklara özgü olmadığını vurguluyor. Ayni çoklu ortam tekniklerini her kesimden herkesin eğitimi için kullanabiliriz diyor. Araştırmalar bunun yararını ortaya koymakta. Öyleyse neden hala eski, ezberci, hata yapmaktan kaçınan eğitim tekniklerini kullanıyoruz diye soruyor.

bilgicagi

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
adımda daha zeki olun

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber