Bu haber kez okundu.

40 Milletin  Ögrencisine Türkçe  Tatili

Gülcan Tezcan


Yurtdışında Türk dili ve kültürünü tanıtmak amacıyla kurulan Yunus Emre Enstitüsü, yaz okulunda başarılı öğrencilerini Türkiye’de ağırlıyor. 22 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılacağı bir törenle tamamlanacak olan yaz okulunda 200’ü Türkoloji öğrencisi toplam 500 genç eğitim görüyor. Polonya, Macaristan, İtalya, Japonya, Ukrayna, Mısır, Hindistan ve Moğolistan’ın da aralarında bulunduğu yaklaşık kırk ülkeden gelen öğrenciler arasında özellikle geldikleri ülkede Türkoloji eğitimi alan gençler için yaz okulu büyük önem taşıyor.

Altı yıldır gerçekleştirilen ve Yunus Emre Enstitüsü’nde Türkçe öğrenenleri ağırlayan yaz okulları kapsamında bu yıl ilk kez Türkoloji projesini hayata geçirildi. Dokuz ilde devam eden yaz okullarında Osmanlı dili ve tarihi de öğretiliyor.

Yunus Emre Enstitüsü’nün denklik sınavına girip başarılı olan öğrenciler arasından seçilen öğrenciler akademik düzeyde yoğun bir Türkçe programını takip ederken aynı zamanda İstanbul’u, burada bulunan kültür kurumlarını ve üniversiteleri geziyor. Türk sinema tarihi dersleri görüyorlar. Türkçe öğrenimini kariyer planlarının bir parçası olarak gören gençlerin bir çoğunun yaşadığı coğrafya ve aile hikayeleri itibariyle Türkiye ile mutlaka bir bağları var. 

DİZİLERİMİZİ ÇOK SEVİYORLAR

İstanbul’dan en çok etkilenen öğrencilerden Ukraynalı Halise Zinedin, ‘İstanbul’da kendimi bir televizyon dizisinin içinde gibiyim’ diye özetliyor hissettiklerini. Klasik Türk şiirinde en çok Nedim’i beğendiğini söyleyen Zinedin, ilk kez dört yıl önce bir dans yarışması için Türkiye’ye gelmiş. “O zamanlar Türkiye’nin bana özgürlük duygusu verdiğini anladım ve Türkçe öğrenmeye karar verdim” diyor. Türkiye sevgisini bana Türk dizileri aşıladı diyen Zinedin gibi Mısır’dan gelen Yasmin İsmail de Türk dizileriyle Türkiye’ye ilgi duyanlardan. 

“Dedemin annesi Türk’tü. Anneannem de Türkçe okumamı tavsiye etti.” diyen İsmail, Türkçe öğrenmeden önce Türk müziği ve dizilerini çok sevdiğini, Gümüş, Aşkı Memnu, Fatmagül’ün Suçu ne gibi dizileri izlediğini anlatıyor. Edebiyatımızdan Elif Şafak ve Ahmet Cevdet Paşa’yı sevdiğini söyleyen Yasmin İsmail’in İstanbul’daki en eğlenceli anısı ise şöyle: “İlk geldiğimiz günlerde hamburgerciye gitmiştik. Garson bize tepsiyi verirken peçeteye telefon numarası da yazmıştı. Bu bizi ilk tavlama çalışmasıydı. Bu mendili çantamıza koyduk hatıra için.” Makedonyalı Nermina Çoroviç, annesi Türk olduğu halde evde Boşnakça konuşulduğu için üniversitede Türkçe öğrenmeye karar vermiş. Türk dizi ve filmlerinden hangisini sevdiğini sorduğumda Türkan Şoray’ın rol aldığı Çalıkuşu’nu izlediğini söylüyor. Fuzuli’yi, Nedim’i, Nabi’yi sevdiğini söyleyen Çoroviç, “Bence Türkçe en güzel dil dünyada” diyerek ifade ediyor Türkçe’ye hayranlığını. 

Hindistan’dan gelen Nedim Caved, tam bir Osmanlı hayranı. Osmanlı tarihi, Müslüman tarihi okumak istediği için Türkçe öğrenmeyi seçtiğini söylüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hayran olan Caved, Türk sinemasında ise Kemal Sunal’ı çok seviyor.

20 YIL İÇİNDE HERKES BU DÜNYA DİLİNİ ÖĞRENECEK

Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Hayati Develi, British Council’ın yaklaşık bir buçuk yıl önce bir rapor yayımladığını belirterek, Birleşik Krallık ülkelerinde önümüzdeki 20 yıl içinde öğrenilmesi ihtiyaç duyulan dillerin hangileri olduğunun tespit edildiğini söylüyor: “Diplomatik ihtiyaçlar güvenlik ihtiyaçları, turizm, kültürel değişim, akademik değişimler, ticaret gibi çeşitli parametrelerle yola çıkarak anketler hazırlamışlar. Türkçe bu sıralamada 8. ve 9. sırayı Rusça ile paylaştı. İngiltere veya İrlanda ileride 15 sene sonraki planlamalarını yaparken, gençlerinin önemli bir kısmına Türkçeyi de öğretmek isteyecek. Bu ihtiyaç 3 buçuk milyon Türkiye kökenli insanın yaşadığı Almanya da daha bir yüksek seviyede olacak. Buna ilave olarak hafızası Türkçe olan Balkan ülkelerinde Ortadoğu ülkelerinde orta Kafkas ülkelerinde insanlar geçmişlerini öğrenmek için de Türkçeye ihtiyaç duyacak. Orta Asya’da bu ihtiyaç zaten ileri seviyede. Yunus Emre böyle bir ihtiyaca cevap vermek amacıyla yapılandırıldı. Bu yapının dünyadaki örnekleri Almanya Goethe Enstitüsü, İngiltere British Council, Fransa Enstitü Franses, İspanya Cervantes Enstitüsü. Türkiye’nin ihracatını, diplomatik söylemlerini ve akademik değişimi güçlendirebilmek için de böyle bir kurum oluşturuldu.”

STAR

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber