Bu haber kez okundu.

ÖĞRETMENLERE BASKI, SORUŞTURMA VE SÜRGÜNLERE DERHAL SON VERİLMELİDİR!
Ülke genelinde Eğitim Sen üyelerinin sendikal eylem ve etkinlikleri nedeniyle yaşadığı baskı, soruşturma ve sürgünlere son verilmesi talebiyle başlattığımız “Baskı, Sürgün, Soruşturma ve Cezalar Son Bulsun” yürüyüşünün ilk ayağı bugün gerçekleşti. Aydın’dan Ankara’ya başlatılan yürüyüş öncesi Genel Başkanımız Kamuran Karaca, Genel Mali Sekreterimiz Mesut Fırat, Genel Eğitim Sekreterimiz Elif Çuhadar, Merkez Kadın Sekreterimiz Ebru Yiğit ve Eğitim Sen Genel Meclis üyelerinin de aralarında bulunduğu eğitim emekçileri Aydın’da buluştu.

Ülkenin dört bir yanından Aydın’a giden Eğitim Sen üyeleri, Aydın’da  valiliğin engeliyle karşılaştı. Eğitim Sen Aydın Şubesi önünde bir araya gelerek Aydın Milli Eğitim Müdürlüğü önüne yürümek isteyen eğitim emekçileri, daha caddeye ulaşamadan çevik kuvvet ve TOMA ile durduruldu. Burada açıklama yapan polis yürüyüşe izin vermeyeceklerini, sadece ara yollardan sessiz, pankartsız ve dövizsiz bir şekilde Milli Eğitim önüne yürünmesine izin vereceklerini ifade etti. Emniyetin bu uygulamasına tepki gösteren eğitim emekçileri ise en temel haklarının engellendiğini belirterek ‘Emekçiye Değil, Çetelere/Hırsızlara Barikat’, ‘Barikat Kalksın Yürüyüş Başlasın’, ‘Direne Direne Kazanacağız’, ‘Baskılar Bizi Yıldırımaz ‘ve ‘Emekçiyiz, Halklıyız, Kazanacağız’ sloganlarını attı. Yapılan konuşmalarda Suruç, Ankara ve İstanbul’da IŞİD tarafından yapılan bombalı saldırılara neden emniyetin engel olmadığı soruldu.

Emniyet yetkilileri ile konuşan Genel Başkanımız Kamuran Karaca yapılanın hukuka aykırı olduğunu belirterek çevik kuvvetin önlerinden çekilmesini istedi.  Eğitim Sen Aydın Şubesi önünde yapılan görüşmelerin ardından eğitim emekçileri Aydın Milli Eğitim Müdürlüğü önünde oturma eylemi ve basın açıklaması gerçekleştirdi.

Genel Başkanımız Kamuran Karaca’nın burada yaptığı açıklama şöyle:

Siyasi iktidarın evde, sokakta, okulda, iş yerinde, kısacası yaşamın bütün alanlarında etkisini hissedilen baskıcı, otoriter ve anti demokratik politikaları, “hukuk” ve “adalet” kavramlarının içini tamamen boşaltan uygulamaları giderek artmaktadır. İktidar, baskıcı uygulamalarına karşı demokratik tepkilerini gösteren, düşüncelerini açıklayarak sesini yükseltenlere karşı büyük bir tahammülsüzlük ve düşmanlık içindedir.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), en temel sendikal hak ve özgürlükler konusunda, sendikal hakların kullanılması ile ilgili olarak çok sayıda hukuk dışı girişimde bulunmuş, hukukun en temel ilkelerini ayaklar altına alan kararlara ve uygulamalara imza atmıştır. MEB’in yasakçı ve hukuk dışı kararı ve cezaları mahkemelerden, yüksek yargı organlarından birer birer dönmesine karşın, bakanlık Eğitim Sen’e yönelik baskıcı ve ayrımcı uygulamalarına ısrarla devam etmekte, üyelerimizi korkutmak ve yıldırmak için olmadık yol ve yöntemleri kullanarak açıkça suç işlemektedir.

Devlet kurumları bütün kararlarını alırken ve uygularken hukuk ilkelerine bağlı olmak ve herhangi bir konuda soruşturma yürütürken tarafsız davranmak zorundadır. Ancak Türkiye’de yaşananlar, idarenin siyasal içerikli kararları ile hukukun nasıl katledildiğini, en temel sendikal faaliyetlerin siyasi talimatlarla “suç” kapsamına alınmaya çalışıldığını göstermektedir.

Eğitim Sen üye ve yöneticilerine yönelik olarak planlı ve organize bir şekilde başlatılan soruşturmalar tüm hızıyla sürmektedir. İktidarın ideolojik çizgisinde olan ve tamamı “siyasal kadro” olarak atanan idari makamların yıldırma girişimleri, üyelerimize yönelik olarak açılan disiplin soruşturmaları, verilen sürgün ve açığa alma kararları tamamen hukuk dışı ve anti demokratiktir. İktidarın politikalarına itiraz eden herkesin hedef haline getirildiği böylesi bir dönemde ülke çapında başlatılan “cadı avı” ile örgütlü mücadelemizin engellenmeye çalışıldığı bellidir.

Son dönemde gerçekleştirilen ve sendikal eylemler kapsamında olan iş bırakma eylemleri nedeniyle üye ve yöneticilerimize yürüttükleri kamu göreviyle ilgili hiçbir suçlama yöneltilmediği halde, MEB tarafından soruşturma yürüten müfettişlere baskı yapılarak mutlaka “ceza teklifi yapmaları talimatı” verilmiş, takipsizlikle sonuçlanan dosyalar yeniden açılarak yasa dışı bir şekilde “suç üretilmeye” çalışılmıştır. Örneğin Aydın’da ülkenin diğer illerinden farklı bir hukuk uygulanarak, üyelerimizin MEB Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmesi önerilmiştir. Aydın’da farklı bir hukuk işletilmeye çalışılmakta, en temel hukuk ilkeleri ayaklar altına alınmaktadır.

Eğitim Sen üyeleri hakkında, değişik illerde başlatılan soruşturmalar, takipsizlik ile sonuçlanan dosyaların MEB talimatıyla yeniden açılması, hukuk dışı bir şekilde suç yaratma girişimlerinin asıl amacının bizleri korkutmak ve yıldırmak olduğu açıktır. En temel sendikal faaliyetlerin bile suç gibi gösterilmeye çalışılması, örgütlenme ve ifade özgürlüğünü ayaklar altına alan baskıcı ve otoriter yaklaşım karşısında sessiz ve tepkisiz kalmamız mümkün değildir.

Eğitim Sen üye ve yöneticilerinin hemen her faaliyetinin MEB kaynaklı hak ihlalleri, baskı ve soruşturmalarla sonuçlanması, aynı zamanda, siyasi iktidarın anti demokratik uygulamalarına itiraz eden, baskıcı, otoriter uygulamaları karşısında diz çökmeyenlere yönelik açık bir gözdağı ve yıldırma amaçlıdır.

Bizleri baskı altına almaya çalışan, haklı mücadelemizden döndürmeyi amaçlayan her türlü hukuk dışı ve fiili uygulama, Türkiye’nin nasıl bir yola girdiğini ve iktidar güçlerinin denetimi altındaki devlet organlarını kullanarak karşısında engel olarak gördüğü tüm kişi ve kurumları bertaraf ederek yoluna devam etmek istediğini göstermektedir.

Siyasi iktidar ve Milli Eğitim Bakanlığı da şunu çok iyi bilmelidir ki Eğitim Sen, nereden gelirse gelsin bu tür baskılara ve tehditlere boyun eğmeyecek, savunduğu ilke ve değerler doğrultusunda örgütlü mücadelesini sürdürecektir. Buradan siyasi iktidara, MEB’e ve kendilerini halka hizmete değil, iktidara yaranmaya adamış olan eğitim yöneticilerine bir kez daha sesleniyoruz: En temel sendikal hak ve özgürlüklerimizi yok sayarak, hukuk dışı girişimler ve antidemokratik uygulamalarınızla bizleri asla yıldıramayacaksınız.

Eğitim Sen üye ve yöneticilerine yönelik her türlü baskıya, soruşturma ve sürgünlere karşı bugüne kadar nasıl mücadele ettiysek, bugünden sonra da aynı kararlılıkla örgütsel ve hukuksal mücadelemizi sürdürecek, önünüzde asla diz çökmeyeceğiz!

EĞİTİM-SEN
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber